Haftanın Yorumu: GEÇİM DERDİ FONKSİYONLARI

Dünyaya gelen her canlı yaşamak için mücadele verir. Her canlının derdi bu; bu, insanda daha farklı boyutlarda tezahür eder, çünkü devreye giren aklı ve iradesi onun yaşam serüvenini belirler. İnsan bu halini her ne kadar başkalarıyla paylaşsa da, dert onda, ızdırap ve acı onda, psikolojik bir rahatlama olsa da derdi, tasası onu terk etmez. Ama yerine göre bir parça teselli bulur, onun için demişler galiba derdi ve sevinci paylaşmada yarar vardır. Bundan dolayı bir ay öncesine kadar, aylardır ciddi bir yağış olmayan yöremiz insanları, önemli bir sıkıntı ve tasa  içindeydiler. Dağda zeytin ağacının üstünde zeytin taneleri kuruyor, buğday ekecek olanlar da kuraklıktan ve yağmursuzluktan endişe içinde idiler. Ama, şimdi bu günlerde onu herkes unuttu, mutlu ve sevinç içinde. Allah’a şükür yağmurlar şıkır-şıkır yağıyor. Artık başka sorun ve problemlerle meşgul oluyoruz. Gerçi, kuraklık aklımızdan tam çıkmış değil, göletler ve barajlar dolar mı, nehirler akar mı ve yeraltı suları daha aşağılara çekilir mi düşüncesi aklımızdan çıkmıyor. Yani, insan ümit ve endişe içinde bir yaşam sürüyor. Hep mutlu ve hep endişeli insanlar var mıdır, olduğuna inanıyorum. Ama çoğunlukta olduklarını sanmıyorum. Çiftçilerden, pamuk üreticisi “Artış beklentimizi karşılamadı” demiş. Hani meşhur bir söz vardır *İnsan umduğunu değil bulduğunu yermiş* Acizane ben de yaşadığım hayat tecrübeme dayanarak diyorum ki, bu dünyada yüzde-yüz mutluluk yok. Her şeyi dört-dörtlük insan da yok.Biliyorsunuz, aylardır yağmur istiyorduk, Allah verdi; ama “Yağmur trafiği felç etti” diyoruz. Külfetsiz, nimet var mı? Emeksiz yemek bir gün yiyenin boğazına dizilebilir ve aşağı inmeden kişi kabre girebilir! Derler ki, adam çalıyor, çarpıyor, aldatıyor, dolandırıyor bey gibi yaşıyor. Doğrudur; onun öyle yaşadığını görenler, bir de ölürken nasıl can verdiğini görseler, ona özeneceklerini hiç sanmıyorum. Ben çok rast geldim, belki yaptığım görev dolayısıyla diyebilirsiniz. Ama, lokantasında ölü tavukları müşterisine yedirmekten aldığı zevki, ölürken haftalardır çektiği acıdan uyuyamamış olmanın ızdırabını, yazıp baş ucuna koyduğu, “Kim beni bir saat huzur içinde uyutursa bu bir milyon onundur” yazılı çeki unutamıyorum. İmtihan dünyası bu, adamın 41 tane suç kaydı varmış, kamuya ait bir iş makinesinden 150 litre mazot çalmış ve Jandarma ekipleri tarafından aranıyormuş. Çok geçmez en yakın zamanda yakalanır, suç kaydı 42’ye çıkar, alacak olduğu ceza ile uslanırmı derseniz, hiç sanmam. Çünkü, huy canın altındadır derler ve can çıkmayınca huy çıkmaz. Tahminime dayanarak düşüncemi ifade edeyim, suç işleme oranları çeşit ayırmamak kaydı ile günden-güne artıyor. Ha, şikayetçi olmayanlar, aralarında anlaşma olsun olmasın ayrılıp veya kolluk kuvvetleri tarafından ayırıp çekip gidenler var olduğunu da medyada görüyoruz. Bu iyi, güzel de desek, aklı, idraki şaşırtan şeyler bunlar. Anlayıp yorumlamakta insan zorluk çekiyor. Dedik ya, imtihan dünyası bu, sorular bilinseydi hiç imtihan olurmuydu?

74 yaşında gelen ikinci bahar! Ne dersiniz bu gerçekten bir bahar mıdır? Bu evliliğe karar verenler bilir. “ Aydın'da 42 köy yaşam merkezi açıldı” denmiş, bu cümle benim aklıma yatmadı. Neyse, onu geçelim de, köylerin boşalmasından, çocuk yetiştirmenin külfet sayılmasından, çile ve zahmete cennet karşılığında bile olsa kıymet verilmemesinden, dünya yaşamına dalıp gidilmesini, iman bilinciyle bir gözden geçirilmesi gerekmektedir diye düşünüyorum. Şimdi çekilen birçok sıkıntıların bu ifade etmeye çalıştıklarımın terk edilmesinden ileri geldiğine ben inanıyorum desem. Olmaz öyle şey diyenleri ve bu düşünceme gülüp geçenleri görmesem bile olduklarına inanıyorum. Ve şuna da inanıyorum, o köylere birgün dönülecek, kimsesizliğin hasreti büyük streslere dönüşecek, kaybedilen değerler bir sinema şeridi gibi göz önünden yürekleri titreterek geçecek, ama vakit hangi noktada olacak onu bilmiyorum. Sarıkemer’deki Menderes nehrinin üzerindeki Taş Köprü, kirliliğe bariyer oluyormuş. İnsanlık toplumundaki kirliliklere bariyer dayanmıyor mu desem, yoksa bariyer olmaya talip olanlar yok mu desem bilmiyorum. Neyse çok fazla dedim! Televizyonda akşam haberleri başladı onları dinleyelim, sadra şifa olacak bazı gelişmeler vardır inşallah!..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Söke'nin en büyük sorunu nedir?
Tüm anketler