Kişisel gelişim

Kişisel gelişim hakkında ne kadar çok şey biliyoruz? Bunu daha önce sorguladığınız oldu mu?

Tanım olarak kişisel gelişim, Kapitalist modern dünya ekonomilerinin geliştiği toplumlarda bireylerin ekonomik, sosyal veya psikolojik sorunlarına kendi başlarına çözüm üretmelerini sağlamaya dönük ortaya çıkan kültürel hareket ve onun uzantısı ürünlerin tümünü kapsayan bir ifadedir. Daha açıklayıcı olmam gerekirse kişisel gelişim bir kişinin saatlerce kitap okuması veya belgesel izlemesi değildir aslında, çoğumuzun yanıldığı noktada bu. Kendini geliştirmenin ya da kişisel gelişimin birçok yönü var. Bunlar zihinsel, duygusal, bedensel ve ruhsal olmak üzere 4 farklı yöne ayrılıyor. Uzmanlara göre kişisel gelişimin en önemli yönü duygusal olarak kişinin kendini geliştirmesi.

Kendimizi ne kadar tanıyoruz?

 Peki bu günlerde kendimiz ile ne kadar baş başa kalıyoruz veya duygusal olarak kendimizle tanıştık mı? Kulağa her ne kadar anlamsız bir soru olarak gelse de cevaplaması en zor sorulardan biri olduğunu düşünüyorum. Kendimizi ne kadar tanıyoruz? Gün içinde akışta o kadar çok kalıp günü dolu dolu geçirme açlığımız yüzünden aslında bu koşuşturmada kendimize hiç kulak asmıyoruz. Neler hoşumuza gider ya da hangi konularda yeteneğimiz var ve bu yeteneğimizi nasıl daha iyi kullanabiliriz diye bir arayış içine girmiyoruz aslında. Toplum olarak en büyük eksiğimizin bu olduğunu haberleri takip eden bireylersek farkına varabiliriz aslında. Karşımızdaki bir kişiyle olan iletişimin, topluma karşı duyarlılığın, çevremize karşı duymamız gereken hassasiyetin, kendimizi/bedenimizi sevmenin yolu aslında hep kişisel gelişimden geçiyor.

Kişisel gelişimde kendimiz için ne yapıyoruz

Eğitim hayatımız boyunca gördüğümüz eğitimin tabii ki buna katkısı var fakat biz ekstradan kendimiz için ne yapıyoruz asıl odak bu olmalı. Genelleme yaparak bazı örnekler vereceğim şimdi; Kahvemizi doldurup sabah serinliğinde bir hafta boyunca yaşadığımız duyguları, nedenlerini ve neye sebep olduğunu düşünmüyoruz. Günün birinde nasıl insanlarla ve nasıl hayatlarla tanışacağımızı bilmediğimiz için işaret diline olan önemi gerektiği kadar göstermiyoruz. Yeni bir dil öğrenmeyi erteliyoruz ilerideki adımlarımızın nereye gideceğini bilmeden. Bedenimize gerektiği saygıyı göstermeyip ilgili davranmıyoruz. Hep bir şeyleri unutuyor, erteliyor ya da geri plana atıyoruz. Belki de başarısız olmaktan korkuyor olabiliriz veya ekstra yorulmayı hak etmediğimizi düşünüyoruz. Ama bir şeyi atlıyoruz; Hayat çok kısa ve bu sonsuz dünyada sadece bir taneyiz. Günün birinde bu dünyada olan hikayemizi sonlandıracağız ve inancınızı tam olarak bilmesem de kendi inancım adına konuşmak gerekirse bize bahşedilen bu zihin ve bedenin kıymetini bilmeden göçüp gitmek istemeyiz. Adım attığınız bu dünyada arkanızda sizden bir iz kalmasını neden istemeyesiniz ki. Kendimize her anlamda iyi bakıp aynı zamanda çevremizi de bu anlamda ekleyip kendi romanımızdaki ideal baş karakter olabiliriz. Aynı zamanda kişisel gelişimin önemini kendini bu yönde geliştirmeyen bireylerin kendinde fark ettikleri eksikleri örnek göstererek de destekleyebiliriz.

Kişisel gelişimimize nasıl katkı sunabiliriz?

Sosyal iletişimsizlik, özgüven eksikliği, kararsızlık, motivasyon düşüklüğü, zamanı iyi kullanamama, başlamadan gelen başarısızlık korkusu, sabit fikirli olma, değişime açık olmama, hedefsizlik ya da net hedef belirleyememe gibi birçok olumsuz örneği var. Hangimiz hayatı boyunca bu özelliklerle devam etmek ister ki? Ya da az önceki betimlememden esinlenerek şu şekilde sorayım böyle bir kitap karakterini okumak size ne kadar zevk verebilir? Çoğumuzun cevabının aynı olduğunu varsayarak sizleri kişisel gelişimimize nasıl katkı sunabiliriz diye düşünmeye davet ediyorum. Kişisel gelişim için ilk olarak farkındalık kazanmak gerekir. Kişi ilk olarak geliştirilmesi gereken yönlerini analiz edip farkına varmaya başlamalıdır. Ardından bu yönlerini geliştirmek için güçlü yanlarını keşfetmeli ve bu yönlerini kullanarak gerekli hamleleri yapmalıdır. Sizler için bazı yararlı olacak hamlelerden de bahsetmek isterim; Hatalardan ders çıkarmayı öğrenmek, zihin ve beden sağlığına dikkat etmek, araştırma yapma alışkanlığı edinmek, yeni diller öğrenmek, planlı ve düzenli bir hayat yaşamak, motivasyonu yüksek tutmaya çabalamak, kendinize vakit ayırmak, gelişmeye açık olmak, iletişim becerilerini geliştirmek ve tabii ilk olarak kendimizi sevmekle başlamak diyebilirim.

Bir yerden başlamak gerek...

Bazen bir yerden başlamak için bizi harekete geçirecek sözler duymaya ihtiyaç duyarız. Umarım satırlarım bunun için oldukça yararlı olmuştur ve sizi bu konunun öneminin derinliklerini araştırmaya iter. Hiçbir şey için geç olmadığının farkına varmalıyız her birimiz. Bazen hayat kırklarımızda, ellilerimizde daha yeni başlayacak olabilir. Umutsuzluğa kapılmak için hayatın bize ne kadar süre tanıyacağını bilemeyiz. Ve yine umarım ki kendi kitabınızın sayfalarını iyi değerlendirirsiniz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI
# İLİŞKİLİ KONULAR

Yazar Eylül Akgül - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Bu Pazar Yerel Seçim Olsa Aydın Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nda Hangi Adaya Oy Verirsiniz?
Tüm anketler