İnsan sadece kendini düşünmemeli!

4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü, gezegenimizde yaşayan hayvanları insanın merhametsizliğinden korumayı amaçlayarak oluşmuştur. Aynı zamanda, Birleşmiş Milletler kararı olmadan, dünya insanlarının ortak bir amaç uğruna çalışmayı hedefledikleri tek gündür. Bunu hayvanları koruma gününün oluşum tarihini okuduğunuzda kolayca anlayabilirsiniz.

1822 yılında, Birleşik Krallıkta ilk kez hayvan severler insanların hayvanlara iyi davranmaları, daha iyi koşullarda beslenmesi, yaşatması ve koruması amacıyla, Hayvanları Koruma Birliği’ni kurarlar. Ülkemizde ise ilk kez 86 yıl sonra, 1908 yılında Hayvanları Koruma Derneği kurulur. Farklı ülkelerde kurulan hayvanları koruma birlik ve dernekleri, Hollanda’da aynı amaç altında bir araya gelerek, Dünya Hayvanları Koruma Federasyonu’nu oluştururlar. 1931 yılında İtalya’da düzenlenen toplantıda dünya üzerinde yok olma tehlikesi altında bulunan hayvan türlerine dikkat çekmek amacıyla, 4 Ekim gününü Hayvanları Koruma Günü olarak ilan ederler. Bugünün amacı yaşadığımız dünyada insandan başka canlıların da olduğunu anlamak, canlıların yaşam alanlarına müdahale etmemek ve yaşama hakkına saygı duyulmasını gerçekleştirebilmektir. Anlayacağınız, bu anlamlı günün oluştuğu tarihlerde, Birleşmiş Milletler daha ortada yoktur. Birleşmiş Milletler kurulduktan çok sonra, 1978 yılı 15 Ekim’inde 14 maddelik kendinden beklenen büyük bir düşünceyle, Hayvan Hakları Evrensel Bildirgesi’ni ilan ederek, Hayvanları Koruma Günü etkinliklerine kaynak olmuştur. Hayvanları koruma gününün, anlayacağınız 200 yıllık bir oluşum süreci vardır.

Bu günde aklımıza sadece sokakta yaşayan sahipsiz hayvanlar gelmemelidir. Yaşadığımız gezegenin bir bütün olduğunu, içinde yaşayan her canlının da bu bütünün bir üyesi, parçası olduğunu düşünebilmeliyiz. Dünya üzerinde ve içinde yaşayan insanlar, hayvanlar, bitkiler ve su içinde yaşamlarını sürdüren canlıların hepsi gezegenimizin bir üyesidir. Biz insanlar kendi geleceğimiz için sadece hayvanları koruma ve yaşatmaya değil, dünyada var olan bütün ekosistemin doğallığını korumak zorundayız. Doğanın, çevrenin ve hayvanların korunması için nesli tükenen canlı türlerine dikkat edebilir, sürdürülebilir ve geri dönüşümü olan ürünleri kullanarak, plastik kullanımına dikkat ederek, korumaya bireysel katkı sağlayabiliriz. Ayrıca ülkemizde hayvanlara yapılan şiddet olayları karşısında, oluşturulan yeni düzenlemelerle ve çıkarılan yasa ile hayvanlar mal olarak değil, can olarak değerlendirilmeye alınmıştır. Böylece hayvanlara yapılan şiddet karşısında uygulanan idari cezalar da yerini suç olarak değerlendirmeye bırakmış ve cezaları arttırılmıştır. Bu ülkemiz adına olumlu ve önemli bir gelişmedir.

İnsanlar hayvanlara ve diğer canlılara karşı merhametli, koruyucu davranışla hareket etmeyi sadece 4 Ekim’de hatırlamamalı, yaşam boyu devam ettirmelidir. Hiçbir canlıya kötü ve acımasızca davranılmamalı, doğada yabani türde olan hayvanların da kendi doğal ortamlarında özgürce yaşama hakkına saygı gösterilmelidir. Hayvanlara eğlence olsun diye eziyet edilip zarar verilmemeli, canlarına kast eder davranışların suç olduğunu da unutmamalıyız. 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Teyfik Algı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Bu Pazar Yerel Seçim Olsa Aydın Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nda Hangi Adaya Oy Verirsiniz?
Tüm anketler