Amerika, İsrail, enerji politikaları

7 ekim sabahı Hamas’ın İsrail’e karşı başlattığı saldırı sonrası başlayan süreç bugün bölgesel bir savaşa ve İsrail tarafından yapılan katliam ve vahşete dönüşmüş durumdadır. 17 Ekim’de Gazze’deki El – Halil Hastanesi vurulmuş 500 civarında hasta ve hastane çalışanı, sivil ölmüştür. Bunu diğer hastane bombalamaları ve İngiliz kilisesinin bombalanması izlemiştir.

İsrail için sivil hedef, askeri hedef farketmemekte, Gazzeyi hedef gözetmeksizin bombalamaktadır. Bu saldırılar vahşete dönüşmüştür. İsrail uluslararası anlaşmaları dikkate almamakta ve Cenevre Anlaşması’nın kurallarına uymamaktadır. Sürekli savaş suçu işlemektedir. ABD. başkanı Biden 18 Ekim’de İsrail’i ziyaret etmiştir. Daha önce planlanan bu ziyaret öncesi Biden’in ziyaret edeceği Arap ülkeleri hastane saldırısı sonrası görüşmelerini iptal etmiştir. Asıl şaşırtıcı olan ise Biden’in bu ziyaret sırasında söyledikleridir. Biden bir gün önce yapılan hastane saldırısının Hamas tarafından yapıldığını İsrail ağzıyla söylemiştir. Oysaki bombalanan hastanede 30 m derinliğinde 50m çapında krater çukuru açılmıştır. Bunu Hamas’ın elindeki füzeler yapamaz. Çünkü onlar 15-20 Kg. patlayıcı taşırlar. Bu kadar tahribatı pek çok ordu tarafından kullanılan MK-24 TİPİ 500 Kg. ağırlığındaki bombalar yapabilir  Biden’in bu bilgilere sahip olmaması imkansızdır. Biden olayı yatıştırıp barışcı bir dil kullanmak yerine İsrail’e destek vererek savaş kışkırtıcısı bir kullanmıştır. Amerika bölgeye 2 uçak gemisi ve destek gemileri göndererek güç gösterisinde bulunmaktadır.

ABD İsrail’i maddi açıdan desteklemek için kongreye tarihte eşi görülmemiş bir yardım paketi sunmuştur. 105 milyar dolarlık bu pakette işin ilginç yanı Rusya ile savaşan Ukrayna’ya Aslan payı verilmiştir. Bu yardımın 61 milyar doları Ukrayna’ya 15 milyar doları İsrail’e kalanı da diğer savaşan ABD yanlısı ülkelere pay edilmiştir. Bu resmen savaş  kışkırtıcılığıdır.

ABD neden bu kadar savaş kışkırtıcısı politikalar izliyor dersiniz. Bu sorular ABD devlet bütçesinin verdiği açıklarla cevaplanabilir. Büyük açıklar verilen bütçe açığını kapatmak için FEO (Amerikan Merkez Bankası)  sürekli para basmaktadır. Her yıl gelir-gider dengesi birbirini tutmamaktadır. Örneğin 2022 bütçesindeki açık büyüktür. Bazı kongre üyeleri, biz bu bütçeyi onaylamayız diyerek tavır koymuşlardır. ABD Hazine ve Maliye Bakanı Jannet Yellen hemen devreye girmiş ve eğer bütçe onaylanmazsa ABD temerrüt’e düşer diyerek uyarıda bulunmuş ve bütçeyi kongre onaylamak zorunda kalmıştır.

Ortadoğu Bölgesi dünyada petrol rezervleri açısından çok önemlidir. Tahminen dünyadaki rezervlerin %80’i bu bölgededir. ABD Petrol şirketleri yoluyla Petrol ticaretini ele geçirmiş durumdadır. Son yılların gözde yakıtı ise doğalgazdır. Bu konuda ise Rusya rakipsizdir. Zengin doğalgaz yataklarına sahiptir. Bu gazı Avrupa ve uzak doğuya boru hatlarıyla ihraç etmektedir. Rusya Ukrayna Savaşı ile Avrupa’ya gaz sevkiyatı sekteye uğramıştır. Avrupa, Rus doğal gazına bağımlıdır. Avrupa’nın aldığı siyasi kararlar Rusya’nın İşine gelmezse Rusya gaz sevkiyatını zaman zaman kesmektedir.

Geçtiğimiz yıllarda ise aslında çok önemli bir gelişme oldu. Mısır, İsrail, Kıbrıs üçgeninde zengin doğalgaz yatakları keşfedildi. Rezerv çok büyüktü 600 milyar metreküp olduğu tahmin edilen Rezerv Avrupa’nın 50 yıllık gaz htiyacını karşılıyordu. Bunun üzerine hemen Mısır İsrail ve Kıbrıs Rum tarafı ortak konsorsiyum kurdular. Bu gazı çıkararak boru hatları ile İtalya üzerinden Avrupa’ya ihracı planlandı.

Türkiye ise bu durum karşısında hemen Libya ile Ekonomik Münhasır Bölge Anlaşması imzalayarak bölgede söz sahibi oldu. Bu anlaşmayı BM (Birleşmiş Milletler) onaylatarak uluslararası alanda söz sahibi oldu. Ayrıca KKTC uluslararası sularda Akdeniz’de kendisine sondaj alanları belirledi. Satın alınan sondaj gemileri ile çalışmalara başladı. Türkiye’nin bu konuda söz sahibi olmasında hukuk alanında Uluslararası Deniz Hukukçusu olan Emekli Tümgeneral Doç. Dr. Cihat Yaycı amiralimizin çabalarını anmadan geçemeyeceğim.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve hükümetimiz, alınan sondaj gemilerinin belirlenen alanlarda Deniz Kuvvetlerimizin korumasında sondaja başlattı.

Mısır, İsrail, Yunanistan, Kıbrıs Rum Kesimi arasında imzalanan protokoldeki gaz sevkiyatında sorun çıktı. Gazı çıkarıp İtalya üzerinden Avrupa’ya sevkini düşünen bu ülkeler bunun olamayacağını anladı. Önlerinde iki engel vardı. Birincisi bu borular Türkiye ile Libya arasında imzalanan alandan geçiyordu. Bu da Türkiye ve Libya’nın iznine tabi idi. İkincisi ise boru hattı Girit Adası’nın güneyinden geçiyordu. Burada deniz tabanında 4.500 metrelik uçurum var. Bu nedenle denizaltı akıntısı fazla, bu akıntıya denizaltına döşenecek borular dayanamaz kırılır. Geriye bir tek seçenek kalıyor, doğalgazı Türkiye üzerinden Avrupa’ya sevk etmek ve Türkiye’nin şartlarını kabul etmek. Savaş öncesi Mısır ve İsrail’in ülkemizle yakınlaşmak istemesinin nedeni budur.

Amerika’nın neden iki uçak gemisi ve donanma gemilerini gönderdiği bellidir. Savaş bitse bile göreceksiniz ABD donanmasını çekmeyecek. Onun derdi ne İsrail ne de Filistinliler. Çünkü ABD kendisinin dahil olmadığı hiçbir enerji projesine izin vermez. Bölgedeki vahşet ve katliamın bitmesi dileğiyle...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ufuk Asrav - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Bu Pazar Yerel Seçim Olsa Aydın Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nda Hangi Adaya Oy Verirsiniz?
Tüm anketler