Erbabı Bilir... Vücut Sağlığı Ağızdan Başlar

Elimizdekinin değerini kaybettiğimizde anlarız. Bunların başında da sağlık gelir. Sağlığımızı korumak, tekrar hasta olmamak için kendimize sözler veririz ama

iyileştiğimizde bu sözlerimizi unutur eski alışkanlıklarımızı sürdürürüz. Sağlığın önemini tekrar hatırladığımızda kesinlikle yeniden hasta olmuşuzdur. Tekrarlayan rahatsızlıklarımızdan en önde gelenlerinden birisi de diş sorunlarımızdır. Dişimiz ağrır, hekime danışmadan çevremizin tavsiyeleriyle ağrı kesici ya da antibiyotik kullanır, geçici çözüm bulur ve o sorunu geçiştiririz. Zamanla da bu geçici çözümler kalıcı hasarlara sebep olur.

Bugünkü konuğum Kemal Öncü bir diş hekimi. Dicle Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinden 1995 yılında mezun olan Kemal Bey 1,5 yıl Diyarbakır’da görev yaptıktan sonra Söke’ye tayin olmuş ve 2023 yılında emekli olana kadar Söke’nin bütün sağlık kuruluşlarında diş hekimi olarak görev yapmış. Bu yıl ağustos ayında emekli olan Kemal Bey özel muayenehanesinde Sökeliler’e sağlık hizmeti vermeyi sürdürüyor. Bugün, okurlarımız için Kemal Beyle güzel bir sohbet gerçekleştirdik.

Kemal Bey, diş sağlığının tüm vücut için öneminden bahseder misiniz?

Sağlık ağızdan başlar diyebiliriz. Vücudumuza aldığımız gıda ve hava ağzımızdan vücuda giriyor. Böyle olunca da ağzımızda oluşacak bir sorun buradan tüm vücudumuza yayılma riski taşıyor. Örneğin ağzımızda oluşan bir patojen, vücudun diğer organlarına taşınarak kalpte, böbreklerde, akciğerlerde enfeksiyon yaratabiliyor. En riskli enfeksiyonlar ise kaynağı bilinmeyen enfeksiyonlardır. Bir hastam uzun yıllar vücudunun değişik organlarındaki ağrı ve rahatsızlıklar nedeniyle birçok hekime gitmiş, hekim arkadaşlar kendi branşlarıyla ilgili bir sorun göremedikleri için hasta iyileşememiş. Hasta sonunda bana geldi ve tüm bu rahatsızlıklarına sebep olan ana unsurun, gerçekte ağızdaki bir dişin köklerinde oluşan enfeksiyonlardan kaynaklandığını tespit ettim. O dişin çekilmesiyle de hastanın sorunları ortadan kalktı. Bu nedenle, tüm vücut sağlığını korumak açısından ağız ve diş sağlığına özel bir önem verilmesi gerektiğini belirtebilirim.

Ağızda oluşan enfeksiyonlar tüm vücuda mı yayılıyor, öyle mi anlamalıyız?

Net olarak dağılır diyemem ama dağılma riskinin yüksek olduğunu söyleyebilirim. Örneğin üst çeneden oluşan bir enfeksiyonun anatomik yapımız gereği var olan kanallar aracılığıyla beyine taşınması veya alt çenede oluşan bir enfeksiyonun yine bazı kanallar aracılığıyla boğaza taşınması hastaları rahatsız eder ama bu sorunlar antibiyotik tedavisiyle çözülebilecek rahatsızlıklardır. Asıl bizi endişelendiren, ağız içindeki tartarların ve çürükler içerisindeki bakterilerin kan yoluyla kalbe kadar taşınması ve oralarda tutunmasıdır. Aktarılmış, yani dişten başka organlara bulaşan enfeksiyonlarda tedavi, sorun yaratan organ üzerinde yapıldığı için çözüm kalıcı olmuyor. Kalıcı çözüm için enfeksiyonun kaynağını bulmanız gerekiyor.

Diş sağlığının genel sağlığımız için ne kadar önemli olduğunu söylediniz. Peki, dişlerimizi nasıl koruruz?

Dişlerimizi korumanın en basit yolu fırçalamaktır. Yemeklerden sonra dişlerimizi fırçalamamız gerekir. Eğer gün içerisinde fazlaca abur cubur tüketiyorsak bunları yedikten sonra da dişlerimizi fırçalamalıyız. Diş sağlığında zaman çok değerlidir. Uzun süre diş üzerinde kalan gıda maddesi burada aşınma ve çürüme oluşturur. Bazen basitçe fırçalama da yetmeyebilir. Öyle durumlar için diş ipi, değişik gargaralar ve değişik fırçalar kullanılabilir.

Her yemekten sonra dişlerimizi fırçalamamız mı gerektiğini anladım. Fırçalama için bir süre var mı? Varsa bu süre ne kadar olmalı?

Bu süre yediğiniz yemeğe göre değişir. Eğer karbonhidratlı yiyecek tükettiyseniz yemekten hemen sonra fırçalayabilirsiniz. Ama asidik bir şey örneğin meyve tükettiyseniz hemen fırçalamanız dişteki aşınmayı arttırır, dişimize fayda yerine zarar vermiş oluruz. Burada yapacağınız belirli bir süre beklemek, su içerek ya da gargara yaparak ağızdaki asidik etkiyi ortadan kaldırmaktır. Anlatmak istediğim dişinizi mutlaka fırçalayın ve zamanlamayı da yediğiniz yiyecek türlerine göre siz ayarlayın.

Diş bakımını nasıl yapmalıyız? Diş bakımı denilince bize neler önerirsiniz?

Evde yapılacak diş bakımı, önceden de söylediğim gibi fırçalamak, diş ipi, değişik fırçalar ve gargara kullanmakla yapılabilir. Bakım kadar dişlerimizi dışardan gelecek travmalara karşıda korumamız gerekir. Gece uyurken diş sıkma, diş gıcırdatma gibi sorunlarımız varsa bunu mutlaka tedavi ettirmemiz gerekiyor. Bir de dişlerimizi herhangi bir el aleti yerine koyup o şekilde davranmayacağız. Yani dişimizle ip kesmeyeceğiz, fındık, ceviz gibi sert kabuklu yiyeceklerin kabuklarını kırmak için kullanmayacağız. Sıcak ve soğuk yiyeceği aynı anda yemeyeceğiz. Bunda da şöyle bir örnek vereyim, fırından yeni çıkmış sıcak bir pideyle, dolaptan yeni çıkmış soğuk içeceği aynı anda tüketmeyeceğiz. Sıcakta oluşan genleşme, soğukta olan büzüşme neticesinde diş minelerinde çatlaklar oluşur ve ileride o dişinizi kaybetme riskiyle karşılaşırsınız.

Evde yapılan bakım dışında bir diş bakımı var mı? Dişlerimizi periyodik olarak bir diş hekimine kontrol ettirmemiz gerekir mi? 

Periyodik bakım, daha sonra büyüyecek sorunların önceden fark edilerek önceden çözümünü sağlar. Bizim ülkemizde buna pek dikkat edilmiyor. Her ailenin bir diş hekimi olması gerekir. Küçük yaşlardan itibaren başlanacak periyodik bakımlar ve hekim önerileriyle çocuklarımız çok daha sağlıklı diş ve ağız yapısına kavuşur. Bu büyükler için de geçerli. Sorun başlamadan önlemini almak, sorun yaşadıktan sonra çözüm aramaktan daha kolay ve ekonomiktir. Benim önerim altı ayda bir kişilerin giderek ağız ve dişlerine periyodik bakım yaptırmalarıdır.

Hastalar periyodik muayene için gelmediklerine göre genellikle hangi talepler için geliyorlar?

Ağız ve diş sağlığına önem vererek kontrol amaçlı gelenlerin dışında bize genellikle acil vakalar geliyor. Hastalar genelde, diş sağlığı konusunda son noktaya geldiklerinde yani diş rahatsızlığı dayanılmaz duruma geldiğinde, çaresiz kaldıklarında geliyor. Çürükleri olduğunda ağrı şikâyetiyle gelirler. Tedavi olarak dolgu, kanal tedavisi ve son aşamada çekim uygulaması yaparız. Ben, insanların ağzında ufacık bir parçası bile kalsa kendi dişlerinin olması tarafındayım. Neticede o dişin yerine taktığımız protez gerçeğinin bir taklididir ve hiçbir zaman gerçek dişin yerini tutmayacaktır. Çok başarılı uygulamalar var ama takılan protezdir ve gerçek dişten mutlaka farklı olacaktır. Bunun dışında hem bakım hem de tedavi olarak algılayabileceğimiz diş taşı temizliği için gelenler var fakat bunların sayısı çok az. Ağızda diş taşı yani tartar oluşumunun ne kadar önemli ve ileride sorun yaratacağının henüz toplumumuz farkında değil. Son yıllarda implant uygulaması çok gündemde. İmplant için gelenlerin sayısı da bir hayli fazla.

Dişlerimizi korumaya küçük yaşta başlamamız gerektiğini anladım. Bu durumda ebeveynler çocuklarının diş sağlığı için neler yapmalı?

Önceden de söylemeye çalıştım. Çocuklara küçüklükten itibaren diş fırçalama, dişleri koruma alışkanlığı kazandırılır ve periyodik olarak kontrolleri yapılırsa, büyüdüklerinde sağlıklı bir yaşamları olacaktır. Şimdinin büyükleri, küçükken böyle davranmadıkları için diş problemleri yaşıyorlar. En önemli noktalardan birisi de dişçi koltuğundan korkmaktır ve bu korku küçük yaşlarda başlar. Her çocuğun bir diş hekimi olmalıdır. Çocuk, ağır uygulamalar dışında koltuğu ve hastayı görmeli, oradaki uygulamanın kendisi için sağlıklı bir uygulama olduğu kendisine anlatılmalıdır. Çocuklarımız “doktor iğne yapar, dişçi dişini çekecek” gibi korkuyla büyütülürse ileride bu korkular onları hem psikolojik hem de fiziksel olarak sağlıklarını etkileyecektir. Aileler, süt dişleri konusunda da yanlış bilgiye sahip. Süt dişleri geçici diştir, onlar düşer, yerine kalıcı dişler çıkar diye süt dişlerindeki sorunlarla ilgili diş hekimlerine gitmezler. Bu çok yanlış. Süt dişleri sonradan gelecek dişlere kılavuzluk eden dişlerdir. Süt dişlerinde oluşan rahatsızlıklar kalıcı dişlerde de devam edecektir. Bu yüzden süt dişlerinde oluşan rahatsızlıkların tedavi edilmesi gerekir. Ayrıca çene ve diş yapısındaki bozukluklar gelişim düzeyinde yani 9-11 yaşlarında fark edilip basit yöntemlerle tedavi edilebilir. Eğer küçük yaşlardayken önlem alınmazsa ileriki yaşlarda bu tedavi ya zorlaşacaktır ya da imkânsız olacaktır. Aileler periyodik muayeneyi önemsemeli, hem kendileri için hem de çocukları için buna özen göstermelidir. Bir de baştan söylemem gereken bir şey vardı onu burada söyleyeyim. Çocuklar, davranış olarak aile büyüklerini taklit ederler. Eğer siz dişlerinizi fırçalıyorsanız çocuklarınız da fırçalayacaktır.

Sanırım hem diş bakımı hem de tedavisi yerine geçen bazı uygulamalar var. Bunlardan diş taşları temizliği ile diş beyazlatmayı bize anlatır mısınız? Sağlıklı uygulamalar mıdır? Önerir misiniz?

İkisi de çok farklı uygulamalar. Bunlardan diş temizliği yani diş tartarlarının temizlenmesi bizim önemle tavsiye ettiğimiz bir uygulama ve herkesin mutlaka iki yılda bir yaptırması gerekir. Eğer aradaki kontrollerde diş taşlarına rast gelinirse mutlaka bu taşlar temizlenmelidir. İnsanlarda “Diş taşlarımı temizlettim, dişlerim sallanmaya başladı” gibi yanlış bir düşünce var. Dişlerde sallanma, diş taşlarının temizlenmesinden değil, oradaki diş tartarlarından kaynaklanır. Dişinizde çürük varsa bir dişi etkiler. Ama diş tartarı varsa ağzınızdaki tüm dişler tehlike altındadır. Diş tartarı yani diş taşı oluşumu, çene kemiğini eriterek onun yerine geçer ve diş etlerinde çekilmeler oluşur. Şöyle söyleyeyim, 1 mm.’lik diş taşı varsa, çene kemiğiniz 0,5 mm erimiş, 0,5 mm de etiniz çekilmiştir. Bu ayrıntılar dişler için çok önemli mesafelerdir. Sapasağlam olarak görünen dişleriniz birden dökülmeye başlar ve siz nedenini anlayamazsınız. Sorduğunuz ikinci uygulama kimyasal diş beyazlatmadır. Son yıllarda sağlık amaçlı değil de estetik amaçlı yapılan bir uygulamadır. Uygulama sonucu ortaya çıkan beyazlık sınırlıdır. Mevcut diş renginin 2-3 ton açık renge dönüştürülmesi için yapılan kimyasal bir uygulamadır. Bembeyaz dişlere sahip olabilmek için fazla kimyasal kullanılması çok yanlıştır. Aşırı kimyasal kullanmak dişlerde hassasiyetlere sebep olabilir. Bilimsel ve tavsiye edilen bir uygulama olmasına rağmen her bünyede aynı sonucu vermeyebilir. Bu uygulamanın kalıcı olmadığını da belirteyim. Altı ay ya da bir yıl gibi bir süre sonunda tekrar edilmesi gereken bir uygulamadır. Bu uygulamanın sadece diş hekimleri tarafından yapılması gerektiğini de özellikle belirteyim.

Kemal Bey, hem benim için hem de okurlar için çok faydalı bir görüşme oldu. Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Herkese sağlıklı, dişlerini göstererek gülebilecekleri günler diliyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sabih Güzel - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Gariban Ramço - Erbabından faydalı bilgiler edindik. Sabih Bey'e ve konuğuna teşekkürler.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 28 Aralık 15:37


Anket Bu Pazar Yerel Seçim Olsa Aydın Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nda Hangi Adaya Oy Verirsiniz?
Tüm anketler