İyiliğin günü olur mu…..

İyilik iyidir. Sanatçı, Ali Sürmeli’nin bir mezar taşında görüp okuduğu ve kendisiyle yapılan bir röportajda anlatıp paylaştığı sözdür. İyi ve iyilik bir kökten ama aynı anlama gelmeyen kavramlar. İyi, istenilen, beğenilen nitelikleri taşıyan, yarar, fayda sağlayan anlamında, iyilik ise, karşılıksız, menfaatsiz, karşılık beklemeden yapılan yardımdır. Bir yerde de var olan imkanı paylaşmaktır.

İyilik yapmanın özel günü olur mu demeyin, oluyormuş. Yarın 6 Ocak Dünya İyilik Günü. Sivil toplum örgütlerinin bazıları da 13 Kasım’ı iyilik için belirlemiş. İnsana, üst akıl artık iyilik yapan insanların varlığını tespit etmek için mi düşünmüş dedirtiyor. Günümüzde insan, tüketim endüstrisinin tamahkarlığı özendirmesi ile, kalabalık içinde ama tek kişilik dünyalar olarak, bireyselliğe teşvik edilmekte dolayısıyla da kişi ben merkezli yaşamı benimsemekte. Yaşamaya çalışırken öğrendiği de birbiri tarafından kandırılıp, aldatılmamak, her daim kurnazlıklara karşı uyanık kalmak üzerine gelişirse, insana güven nerde, hoşgörü, yardım ve iyilik nerede kalır. Dante’nin, ‘cehenneme giden yol, iyi niyet taşlarıyla örülüdür’ sözünü de öğrendi mi tamam. İnsanın, insana iyilikte bulunmaya fırsatı, imkânı olsa bile iyiliğin imtihanına düşmekten korkar.  Aslında dünya ile birlikte yaratılan insanın imtihandan kaçışı yok. Anlaması ve kabul etmesi zor. Aklını kullanmaya bile fırsat verilmeden zamanı, ömrü çalınmakta insanın. Biraz aklını kullanabilse, güzel söylenen her sözün doğruluğunu sorgulasa, vaatlerin gerçeklerini araştırsa arkasına takılıp gitmez.

Genetik bilimciler, insanın diğer yaratılan canlılardan üstünlüğünü, insan genomundaki, gen sayısının fazlalığında aramışlar, öyle çok da üstün sayıda gen fazlalığı bulunamayınca da evrim düşüncesini rafa kaldırıp, üstünlüğümüzün kaynağını araştırmaya devam etmişler. Sonuçta insanın üstünlüğünün, davranışsal bilgi hafızası olduğu sonucuna ulaşmışlar. Canlı olarak insanın mükemmelliği burada. Davranışsal bilginin içinde neler yok ki. Gerçekleştirdiğimiz bilinçli davranışlarda bulunmaktan, dış etken ve değişkenlere verdiğimiz tepkilere, duygu ve hislerle birlikte oluşan kıvrak ve korkunç öğrenme yeteneğine kadar her bilgi kayıtlı hafızada ve diğer yaratılan canlılardan üstün kılmakta. İnsanın, insana karşı değil, diğer dünya canlılarına karşı. İyilik de insan hafızasında kayıtlı, kişi doğru kullanmaktan korkmamalı. ‘İnsanlar düşüncelerini söylemekten korkarmış, eleştirilmekten korktukları için. Ölmekten de korkarlarmış, iyi insan olarak yaşamadıklarını bildikleri için’ diye yazmış bilge bir düşünür. Bakış açısına göre değişir. Ama iyi olmak varken, bencilliği, hileyi, kurnazlığı, kötülüğü tercih ederek yaşamak da doğru olmasa gerek.

Sonra da dünya yaşantısından öğrenildiği gibi sevap, sadaka. Ecir, hayır biriktirerek sonradan iyi olunmuyor. Baştan iyi olmaya çalışılıyor. Sadece çalışılıyor. İmtihan ya, iyilik diye yola çıkıp başka başka imtihanlara kapı açıp, düşerek ne yaptım demek var sonunda. Gerçek iyilik, bilmeden yapılabilecek bir hareket değil, insanlığımızı unutmamak için iyilik yapmalıyız. Ama iyilik kavramını anlayarak ve ayırım yapmayarak. İnsana ve yaratılan iyiliğe ihtiyacı olan bütün canlılara. Atalarımız ‘İyilik et, denize at! Balık bilmezse Halik, yaratıcı bilir’ diye boşuna söylememişler. İyilik saflık değildir. Vazgeçmeyin. İyilik, iyidir.      

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Teyfik Algı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sağlıklı bir yaşam için neler yaparsınız?
Tüm anketler