Kendin olmak zor olmamalı...

Ne kadar zamane olursak olalım, kendimizi ifade ettiğimiz söz ve konuşmaların, yaptığımız hareket ve davranışlarla tutarlı, uyumlu olması gerekir. Bu uyumlu davranış insanın içtenliğini, olduğu gibi göründüğünü, samimiyetini gösterir.

Dünya ile birlikte bir bütün olarak gelişen toplumumuz ekonomik sistemin sonucu olarak, diğer toplumlardan acaba daha mı maddiyatçı hale geldi. Toplum olarak kendimiz olmayı, olduğumuz gibi görünmeyi içtenliği kısaca samimiyeti, maddiyatçılığa teslim mi ettik.

Son bir yılda ekonomik krizin içinde 6 Şubat asrın felaketi olarak nitelendirilen Kahramanmaraş depremini, genel seçimi, Cumhuriyetimizin 100. Yıl kutlamalarını yaşarken millet olarak büyük imtihanlardan geçtik. Aklımızda, yaşananlardan ne kalır diye düşündüğümde, yitirilen canların, hayatların acısı ve birbirimizi devamlı sahip olduğumuz zihniyetlere göre karşılıklı konuşarak ötelemek.

Yitirilen canların, hayatların ne acısı unutulur ne de yeri dolar. Ateş düştüğü yeri yakmakta ve yaşam sa bir şekilde devam etmekte. Yaradan, geride kalanlara sabır versin. Zihniyetlerin birbirini ötelemesi karşısında duran tek güç ise, milletimizin aklı başında, ferasetli duruşundan başka bir şey değil. Toplumun bağları; milletimizin sessiz çoğunluğunun ferasetli duruşu, iyi insanların varlığı ve gösterdikleri hoşgörülü, sabrın sayesinde korunmakta.

Yaşanan sabır, zorlayan hadiselerdeki sorun, karşılıklı konuşmaların birbirini dinlemeden, anlamadan devamlı olarak karşılıklı yapılması. Bir taraf konuşurken diğerinin onu dinlemesi, konuşulanı anlayıp ona göre karşılık verilmesi gerekir. Biz ise, toplum olarak devamlı polemiklere girilmesini dinlemekteyiz. Yaşadığımız görgü kuralının yerine getirilmemesi haline tanık olup seyretmek.

Bu olup bitenleri dikkate alıp önem veren ama üzerinde zaman harcamayan milletimizin ferasetli kesimi, ülkemizi geleceğe taşımakta. Konuşmak yerine her alanda elinden geldiğince üretmeye çalıştığı için. Eğitimde, öğretimde, sanayide, endüstride, teknoloji kullanımında ve bilimsel ilerlemelerde zamanın gerisinde kalmamak için elde olan imkanları, olanakları kullanmaya çalışarak üretmeye uğraşmaları sayesinde bulunduğumuz coğrafyanın, bölgesel gücü konumundayız.

Birbirini beğenmeyen zihniyetlerin birleştikleri tek ortak değerleri maddiyatçılık olmakta. Maddi kazanımı samimiyete tercih ettikleri için, konuştukları ve yaptıkları ayrı düşmekte ve samimi, içten davranışlar maske gibi kullanılmakta. Geçmiş zamanın düşünürleri; ‘Yaradan size bir yüz vermiş bir ikincisini siz yaratmayın’ demiş yüzyıllar öncesinde. Ama, dünyanın insanları maddiyatçılık uğruna, maalesef Pinokyo’dan beter halde.

Keşke kültür, görgü, hoşgörü, sağduyu gibi meziyetlerin, erdemlerin bilgisayar formatları gibi satılan ürünleri olsaydı. Hangi erdem eksikse, en azından sahip olmayan, parasıyla alıp, toplum içinde öteden beri var olan, uyulması ve gösterilmesi gereken davranışların bilgisini alıp yerinde uygulayabilsin.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Teyfik Algı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sağlıklı bir yaşam için neler yaparsınız?
Tüm anketler