Olfaktometre

Dünya canlıları içerisinde yaşarken çöp üreterek kirliliğe sebep olan tek canlıyız. Canlıların içerisinde insanlar kadar da doğayı, toprağı, havayı, suyu kirleten, zarar veren bir ikinci tür de yok. İnsan ekonomisindeki iyileşmeyle yaşam kalitesi yükseldikçe, çevreye ve doğaya verdiği zarar artmakta ve doğal habitatı bozacak kadar yükselmektedir.

Dünya ekosistemi ile uyumlu bir yaşama amaçlayan çöp ve atığı en aza indirme bilincini, insana kazandırmayı amaçlayan 30 mart Sıfır Atık Günü’ndeyiz. Sıfır Atık Gününde amaçlanan, dünya canlıları arasındaki insanı, doğadaki kaynakları israf ederek tüketen, yok edici bir canlı türü olmaktan çıkarmaktır. İnsan dünya içerisindeki yaşamsal faaliyetleriyle, bulaştığında bilgisayarın tüm sistemlerini ele geçiren, virüs programlarına benzetilmektedir. İnsanın israf içindeki yaşamı, gereksiz lüks düşkünlüğü göz önüne alındığında bilim - kurgucuların bu görüşü haksız sayılmaz. Dünyanın virüs programı gibiyiz. Her halde sıfır atık hareketini bilmeyenimiz yoktur.  Bireysel olarak yapabileceğimiz en iyi katkı tükettiğimiz gıdadan eşyaya, giyecekten araçlara kadar ihtiyacımızdan fazlasının tüketimine gitmemektir. Sadece israfı önleyebilsek ve yaşadığımız dünyaya saygı gösterip; kullanıp çöp haline getirdiğimiz tüketim maddelerinin, geri dönüşüme kazandırılmasını sağlarsak bu harekete en iyi katkıyı yapmış oluruz.

Aslan yattığı yerden belli olur misali ile dünyada ve ülkemizde olan çevre kirliliğine doğa ve ağaç katliamlarına gösterdiğimiz duyarlılığı en azından, kendi ilçemizin tabiatına, toprağına, havasına ve yer altı su kaynaklarına göstermeliyiz. İnsanımızın 3 - 5 yıldan beri şehir havasında duyduğu rahatsız edici, çürük kokusuna alışma zorunluluğu vardır. Çünkü var olan sanayi tesisleri yerleşim yerine uzaklık mesafesi olarak kanunlara uygun noktada bulunmaktadır. Boşuna çevre kirliliği ilk önce nefes alıp verdiğimiz şehrimizin havasını bozdu diye yazılmamakta. İlçemizin idaresinde görev yapan her kesimin, sanayileşmedeki fabrika tercihlerine itirazı olmayan, olanların da resmiyette hiçbir teşebbüsünün bulunmadığını göz önüne alırsak; ilçe tabiatında gelecekte oluşacak kimyasal atıklı kirliliğin mesuliyetinden, sorumluluğundan ilçemizde yaşayan vatandaş olarak hiçbirimiz kaçamayız. İlçemizdeki sanayileşmeyi de, bilinçli yaptığımız bir tercih olduğunu unutmamalıyız.

Bu saatten sonra yapılması gerekenler ortada. İlçemizde faaliyet gösteren sanayi tesislerinin çevre, tabiat, insan, toprak, hava, su kaynaklarına ve dünya yaşamını paylaştığımız diğer canlıların sağlığına zarar oluşturmadan işletilmesini sağlamaktır. Bunun için de insan ve çevre sağlığı için kanunlarımızda mevcut olan her türlü yönetmeliğin uygulanması ve işletmelerin üretim denetlemelerinin yapılmasıdır.

İlçemizdeki kokunun, koku ölçüm cihazı olan Olfaktometre kullanılarak ölçümleri yapılabilir. Çürük kokusunun yoğunluğu ve koku kalitesindeki nahoşluğu ki, 9 tane kademe seviyesi belirlenmiş, buradan çözüm yolları aranabilir. Sürekli bir çözüm getirmese de problemin soruna dönüşmesini engellemeye yardımcı olur. Yaratılış itibariyle insanın atık üretmeden yaşaması da zor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Teyfik Algı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sağlıklı bir yaşam için neler yaparsınız?
Tüm anketler