Kuşçubaşı Eşref Bey’in Hayatından Tablolar-3

SOYDAŞLARINA UYGULANAN SÜRGÜNÜNÜN ETKİLERİ

  Eşref ‘in Öyküsünün arka planı Kafkas Dağlarında yatmaktadır. On dokuzuncu yüzyılda, İm-paratorluk Rusyası’nın Kafkas interlantındaki dağlık bölgeyi boyunduruk altına alma ve nihaye-tinde kolonize etme dürtüsü, bu bölgedeki birçok halk, dil ve gelenek için büyük bir felakete du-çar olmuştur. Sürgünleri, bölgedeki mülkiyet ve geçim kaynaklarının yok edilmesini, Sılavların ve diğer Hıristiyanların iskânını içeren Batı’da çoğunluğu gözardı edilmiş olan Rusların Kafkaslar-daki zorunlu göç politikasının, öncelikle ve en başta bu zorunlu göçe tabi tutulanların çoğunun sığındığı Osmanlı İmparatorluğu üzerinde büyük etkileri olmuştu. İstanbul ve Kafkaslar arasın-daki bağlantı çoktandır devam ediyordu. İmparatorluk Haremindeki köle kadınları veya İmpara-torluk ordusundaki erkekleriyle Çerkezler, yüzyıllardır Osmanlı’nın hizmetine girmiş ve birçokları da ya Valide Sultan ya da üst düzey asker olarak kayda değer makamlara gelmiş bulunuyorlardı. Rusya’nın güneye akını bu dinamikleri sert bir biçimde değiştirdi. Çerkezlerin topraklarını ısrarla savunmalarına sahne olan Rus-Çerkez Savaşı 1830’larda başladı ve 30 yıldan fazla sürdü. Rus-ların acımasız askeri harekâtının sonunda Çerkezleri yeneceği açıktı. Bu insanlar, doğal olarak Müslüman olan Osmanlı İmparatorluğu’na sığınmanın yollarını aradılar. Rusların Kuzey kaf-kasları zaptı 1864 yılına gelindiğinde tamamlanmıştı. Yüz binlerce Müslüman mülteci, anava-tanlarından Osmanlı topraklarına nakledilecekleri Karadeniz Limanlarına sürüldü. Korkunç Rus saldırılarından sağ kurtulmayı başaranlar ise genellikle bulaşıcı hastalıklara yenik düşmüş-lerdi. Çok sayıda insan bu yolculuğu sağ tamamlayamadı. Zorunlu göçe tabi tutulan 1,2 milyon Kafkasyalıdan yaklaşık 800.000‘i hayatta kalmayı başararak Osmanlı İmparatorluğuna yerleşti-rildiler.

    Osmanlılar Kafkaslardan gelen bu talihsiz insanları birbirinden farksız görmüş ve dil, etni-site, soy ve özellikle hür ya da köle olmalarına göre belirlenen toplumsal statü farklılıklarına rağmen onları, her ne kadar bu yanlışta olsa, kolektif, ortak çerkezler adıyla adlandırmışlardı. Bunların içinde Abazalar, Gürcüler, daha bazı Kafkasyalılar da vardı. Bu mülteci akınları kolek-tif Çerkez Kırım Savaşından beri Uluslararası sermaye piyasasından borç almakta olan Osmanlı Devleti gittikçe artan bir borçlanma içerisindeydi. Sınırlarının gergin etnik gruplar ve Büyük Dev-letler lehine kademeli olarak daralmasına ve elde kalan topraklarının iç ihtilaflar, etkinlik ve mücadele ve Balkanlar ile Kafkaslardan gelen yüz binlerce mülteci gibi sorunlarla giderek daha da fazla sarılmasına tanıklık ediyordu.

     Dolayısıyla Osmanlı topraklarına ulaşan Çerkezler, bakımlarının üstlenmesi ve gittikçe kaygılı bir hale gelen bir nüfusun ortasına yerleştirilmeleri konusunda her ne kadar iyi niyetli olsa da, yetersiz ve ekseriyetle beceriksiz bir çabayla karşılandılar. Osmanlı halkında mültecilerin sorunlarına karşı belli bir duyarlılık vardıysa da göçlerin gerçekleştiği koşullar endişeye ve ciddi bir korkuya neden olmuştu.

     Genel gidişatın tersine, Osmanlı topraklarında işleri rast giden bazı Çerkezlerden biri de Eşrefin babasıydı. Kendisinin Kafkaslardan göçü veya Osmanlı İmparatorluğuna varışı hakkında çok az şey bilinse de Mustafa Nuri, Sultan Abdülaziz’in saltanatı sırasında Doğancı koğuşunda yer almak suretiyle Osmanlı sarayının hizmetine girmiş ve zaman içerisinde doğancı başı olmuş-tu. Mustafa Nuri’nin bu makama istinaden Eşref ve kardeşlerine “KUŞÇUBAŞIZADE” veya Do-ğancıoğlu denmişti. Lakin “zade” ifadesi çok sık tercih edilmiş ve yerini daha yaygın bir şekilde kullanılmış olan “KUŞÇUBAŞI”na bırakmıştır. İşte Eşref’in soyadının kaynağının kısaca öyküsü buydu. Bu ad babadan oğullara intikal etti. Büyük Çerkez Sürgününde soydaşlarına Kucak açan Osmanlı İmparatorluğuna bir gönül borcu olarak bağlanması bundandır. Bu bağ ileride onun vatandaşlıktan çıkarılmasına ve 150’liklerden Çerkez Ethem avanesi grubuyla Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkarılmasına sebep olmuştur.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ensar Turgut Tekin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sağlıklı bir yaşam için neler yaparsınız?