Öyküleriyle Efe ve eşkiya türküleri - İnce Memed Türkülerinin Kaynağı -8

Dinar’ın Avdan köyünde 1970’li yılların ilk yıllarında (1970-1975) öğretmenlik yaparken okula çok yakın evi olan bir komşum vardı. Bu komşumun adı Kamil İri idi. Adı gibi kalıplı iri yarı bir adamdı. Çok usta bir kavalcı ve türkü derlemecisi idi. Yörüktü. Sabah erken kalkar, Kavalı eline alır yanık yanık üfler sonra da güzel sesiyle acıklı olan Koca Mustafa ve İnce Mehmed türkülerini yanık sesi ile okurdu. Bir gün bana dedi ki: öğretmen, sen bizim Dinar’ı bilmezsin. Bu Dinar’da çok Efeler furuldu. Bunlardan biri de Karataş’ta Koca Mustafa’dır. Bu türkünün sözleri kadar öyküsü de ünlüdür. Hani mısraları :

“Yörüklerin koyunları karabaş

Efelerin memleketi Karataş”

Diye başlayan İnce Mehmet türküleri. Bu koca Mustafa Dinar’ın Karataş köyünün ünlü Efesi idi. İnce Memed ise Çukurova ve Toroslar’da ağalara karşı savaşmış, onları furup Dinara gelmiş ve Koca Mustafa’ya sığınmış. Koca Mustafa onu jandarmadan korumuş, kendine arkadaş etmiş. Ayrıca da evlendirmiş. Bunu da Koca Mustafa’nın ağıdından öğreniyoruz.

“İnce Mehmet oldu bize arkadaş

Tut elimden İnce Mehmed gidelim

Dağlar gidelim

Felek yazmış bu yazıyı nidelim

Dağlar nidelim Of

Buhurcular bölük bölük geldiler

Ak bağrımı delik delik deldiler

İleşimi meydanlara serdiler

Tut elimi İnce Memed gidelim”

Kamil İri’ye ben, Kamil dayı derdim. Ona sordum: Kamil dayı buhurcular kim? sorumu şöyle yanıtladı:

“Hani Dinar’dan Avdan’a gelirken içinden geçtiğimiz Çakıcı köyü var ya, işte o köyde buhurcu adında bir Yörük oymağı vardır. Ben çocukken orada yaşayan bir Ali Efe vardı. Buna Buhurcu Ali Efe, onların oymağına ise Buhurcular derlerdi. Bu Buhurcuların Beyi Ali Efe ile Koca Mustafa’yı yakalamaya gelen jandarma birlikleri ondan yardım istiyor. Ali Efe de bu yardımı kabul ediyor. Koca Mustafa ile İnce Memed’in takibine katılarak kolluk kuvvetlerine yardımcı oluyor. Çatışma anı şiirde şöyle anlatılıyor:

“İnce Memed Akgedik’ten ünledi

Buhurcular kulak verip dinledi

On yedi kurşun yedi de ölmedi

Tut elimden İnce Memed gidelim

Dağlar gidelim of

Felek yazmış bu yazıyı nidelim

Dağlar nidelim of

Kır atın boynunda püsküllü koza

Kanlarım döküldü çimene toza

Bu işten kurtulursan sorarım size”

Koca Mustafa'nın yaralandığını belirten sözler.

Yörüklerin koyunları karabaş

Efelerin memleketi Karataş

İnce Memed oldu bize arkadaş

Tut elimden İnce Memed gidelim

Dağlar gidelim of

Felek yazmış bu yazıyı nidelim

Dağlar nidelim of

Buhurcular bölük bölük geldiler

Ak bağrımı delik delik deldiler

İleşimi meydanlara serdiler

Tut elimden İnce Memed gidelim

Dağlar gidelim of

Felek yazmış bu yazıyı nidelim

Dağlar nidelim of

İnce Memed Akgedik’ten ünledi

Buhurcular kulak verip dinledi

On yedi kurşun yedi de ölmedi

Tut elimden İnce Memed gidelim

Dağlar gidelim of

Felek yazmış bu yazıyı nidelim

Dağlar nidelim of

Kırat’a bindim Mahacir’i geçtim

Kucağımda mavzer Diniler’i bastım

Komalar Dağında kanlarım saçtım

Tut elimden İnce Memed gidelim

Dağlar gidelim of

Mustafa'nın vuruluşu

Felek yazmış bu yazıyı nidelim

Dağlar nidelim of

Diniler’in dört etrafı değirmen

Kurşunu yiyince kalmadı derman

Ankara’dan geldi bize vur ferman

Tut elimden İnce Memed gidelim

Dağlar gidelim of

Felek yazmış bu yazıyı nidelim

Dağlar nidelim of

Memed yüzbaşıyı vuruyor.

İnce de memed aman martin takmış koluna

Selam verir Memed hem sağına soluna

Nasıl kıydın Memed yüzbaşı’nın canına

Akan çaylar kan göründü gözüme.

Sevdiceğim aman sürme çekmiş gözüne

Bademli’de Memed bir incecik kış oldu

Duyan duydu Memed duymayana düş oldu

İnce de memed kara toprağa eş oldu

Aman dostlar aman ne olduğumbilmedim

Bileyidim aman arkadaşım alaydım

Bir taş attım Bademli’nin düzüne

İnanılmaz aman takipçinin sözüne

Kara duman aman çökmüş kara gözüne

Aman beyler avdan geldim yorgunum

Yorgun değil ince kaşa vurgunum

Çamlı olur aman Ödemiş’in yolları

Açık mavi aman Memed’imin şalvarı

Yüzbaşı da aman Allah deyi yalvarı

Aman beyler ben dünyama doymadım

Kara gözlü aman güzel yarı sarmadım

Kırata bindim  Macır’ı geçtim

Kucağımda mavzer Dinileri bastım

Komalar Dağında kanlarım saçtım

Tut elimden İnce Memed gidelim.

Dağlar gidelim of...”

Bu türkünün sözlerinde geçen Karataş, Koca Mustafa’nın doğup büyüdüğü köyüdür. Kamil İri’nin anlattığına göre: Jandarmalardan bir tanesi Koca Mustafa’nın annesine işkence eder.

Bu olay Koca Mustafa’yı delirtir. Bir çok jandarmayı acımadan öldürür. Etkisiz kalan jandarmalar  işte o zaman Buhurculardan ve Ali Efe’den yardım isterler. Ali Efe de Koca Mustafa’yı takip eder, vurulmasını sağlar. Bunların öyküleri de “Koca Mustafa” türkülerinde yine kamil İrinin notlarından verilmektedir

Ben burada yeri gelmişken Buhurcular ve Ali efe’den söz edeceğim. Buhurcu Ali Efe Dinar merkezinin batısında Dinar Ovası’nın Avdan Dağı’nın Doğu eteklerinde kurulmuş, Büyük Menderes ırmağının suladığı zengin ve bereketli toprakları olan oldukça varlıklı bir köydü. Halkı yörüktür. Zengindir. Hem dağı ve hem ovası bahçeleri ormanı olan ender bir köydür. Ben merak edip Ali efe’nin oğlu Buhurcu Mehmet Efe ile tanıştım. Gayet dostça karşıladı. Babası Buhurcu Ali efe’nin babasının da efe olduğunu, Çanakkale’de şehit olduğunu söyledi.  İki kardeşten birisi Çanakkale’de ebediyete kadar vatan nöbetinde kalırken, diğeri ise Ödemiş’e giderek oralarda evlenip kalıyor. Çanakkale’de şehit olan Mehmet, Ödemiş’te evlenip kalanın adı ise Ahmet’miş. Yörükler çocuklarına genelde atalarının adlarını verirler. Ali Efe, oğluna şehit babasının adını veriyor. İşte benim konuştuğum Buhurcu Mehmet Efe bu idi. Büyük dedemin bir oğlu daha varmış. Haymaşanlık zamanında Ödemiş’e kışlamak amacı ile gittiklerinde orada bir köyde evlenip kalmış. Onun adı da Ahmet imiş. Amcama Çakıcı Ahmet derlermiş. O amcamın bir oğlu olmuş. Ona da ağabeyi olan Çanakkale şehidi Mehmet’in adını vermişler. Şimdi Ödemişli Çakıcı Mehmet efe’nin aslı da bizden, Buhurculardandır. Çakıcı lakabı da bu köyden gelmektedir. Zaten ona çakıcılı veya Çakırcalı Mehmet Efe diyorlar.

Benim babam Kurtuluş savaşı yıllarında general olan Fahrettin Altay ile onun evinde Kuvay-ı milliye’de bölük seviyesinde bir müfreze ile Yunan’a karşı savaşmış. Cumhuriyet döneminde jandarma ile birlikte azılı iki eşkiyanın yakalanmasına yardımcı olmuştur. Biz vatanımıza, devletimize gerektiği zaman canımız da malımız da yardıma hazırız.

Koca Mustafa’nın İnce Memed’ e sitemi

İnce Memed ne yaptıydım ben sana

İki kere everdiydim kesemden

Eğer yerlerime sen vurulaydın

Ölesiye yatamazdım tasamdan

Şu Dinarın sıra sıra söğüdü

Ben geçerken yapracığı gövidi

Deveciler küçük idi büyüdü

Eyvah! İnce Memed yaktın sen beni

Yüce dağ başında bir koca kartal

Açmış kanadını dünyayı örter

Bazı yiğit vardır ölümden korkar

Ben korkman ölümden er-geç yolumdur.

Toros’lardan Akdeniz’e doğru uzanan Dikenli düzlükte beş köy yayılmış bulunmaktadır. Bu beş köyün beşinin de sahibi Abdi Ağa’dır. Dikenli Düzlük’te kanun da devlet de odur. Köylerde onun emri isteği dışında kuş, sinek bile uçamaz ve Abdi Ağa, hemen bütün benzerleri gibi, zālimdır, insafsızdır, egoisttir.

İnce Memed, Dikenli Düz köylerinin en büyüğü olan Değirmenoluk’ta, dul annesiyle birlikte yaşayan yoksul bır çocuktur. Sahipsiz oldukları için Abdi Ağa onlara karşı daha da katıdır. Çocuk, daha o yaşlarda bu adamın kahrından bezmiştir. Birgün bir yolunu bulup çevredeki Kesme köyüne kaçarak ordaki Koca Süleyman’a sığınır ama, az bir zaman sonra Abdi Ağa, yerini haber alıp tekrar Değirmenoluk’a getirir. Çocuğa ve annesine karşı zulmunü artırır. Böylece yıllar geçer Ince Memed. artık yetişmis, delikanlı olmuştur, komşularından Hatçe’ye sevdalıdır.

Bir gün bir arkadaşı ile birlikte hem de Abdi Ağa’dan izın almaksızın kasabaya gider. Oradaki değişik hayat İnce Memed’i şaşırtır. Hele ki buradaki halk. Abdi Aga’nın ve benzerlerinin kulu kölesi de değildirler. Kaldıkları bir handa Marası Hasan Onbaşı ile tanışırlar Hasan Onbaşı, onlara dünyanın sandıkları kadar dar ve sıkıntılı olmadığını anlatır. Memed derhal karar vermiştir. Hatice’yi kaçıracak. Çukurova’nın ağasız bir yerinde kimseye kul olmadan, kendi kişiliği içinde yaşayacaktır. Dediğini de yapar. Ancak Abdi Ağa yol izleyicisi Topal Aliyi önüne katarak onların ardına düşer. Ormanda çatışırlar. Yeğen ölür. Fakat Abdi Ağa iyileşir. Bu arada Haticeyi de ele geçirmiştir. Memed’i elden kaçırmış olan ağa hiç olmazsa şimdilik, öcünü Hatce’den alacaktır. Yeğenini öldüren kurşunu Hatce’nin attığını ileri sürerek onu tutuklatır. Hatce, kasabaya yollanıp hapse atılır. Orada oğlu kan davasından öldürülmüş Iraz adlı yaşlı bir kadınla ahbap olur. O’na Memed’ini anlatır. Iki dert yoldaşı Memed’i anarak avunmaya, günlerini doldurmaya çalışırlar.

Memed, artık elini kana bulamış, kanun kaçkını olmuştur. Koca Süleyman’ın salığı ile dağlarda dolaşan Deli Durdu’nun çetesine katılır. Deli Durdu, yalnız deli değil, gerçekten kana susamış bir şakidir. Genç adamın ruh yapısı hiçbir zaman onun vahşiliğine, duygusuzluğuna ulaşacak ölçüde değildir. Deli Durdu’nun, kendilerini sofrasında ağırlayan Kerimoğlu adlı bir aşiret beyini, yediği lokma kursağında iken, soyup soğana çevirmesi, İnce Mehmed’i ondan büsbütün tiksindirir. Bu yüzden delikanlı Cebbar ve Recep Çavuş adlı iki arkadaşıyla birlikte ondan ayrılır. Devamı var...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ensar Turgut Tekin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Muzaffer Arslan - Koca Mustafa Gökçek köyündendir, İnce Memed Geleni köyünden. Yaşar Kemal'in İnce Memed'iyle bağı yoktur. Gökçek köyünde Çelikler sülalesi ile düşman olan Koca Mustafa dağa çıkmış, Karataş köyünde yatakçıları olduğu için çok kışlamıştır. Dayısı Karaserli ile ters düşünce çetesi ikiye bölünmüş ve kısa süre sonra Kumalar dağında pusuya düşüp vurulmuştur. Karaserli ve adamları dağılmış efeler yakalanmış, Cumhuriyetin onuncu yıl affı ile çıkmışlardır. Buhurcılar Geleni köyünün zengin bir sülalesidir. İnce Memef ile düşmanlıklarının nedeni, onun eşini kaçırmış olmalarıdır. Çakıcı'lı Buhurcularla bir bağları yoktur.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 18 Mayıs 20:55


Anket Sağlıklı bir yaşam için neler yaparsınız?