TEFEKKÜR – GÖRÜNMEYEN GÜCÜN ASKERLERİ

MUSTAFA ULUÇAY – Kâinat, insanın gözünün önünde aklını çalıştırmaya, ruhunu huzura kavuşturmaya, bilincini geliştirmeye, iradesini harekete geçirmeye hazır hâle getirilmiş bir seyrangâh âlemidir. Her yaratık yere baktığı gibi semaya/fezaya da bakabilir, ama baktığın da insanın hissettiklerini, düşündüklerini, hayal edip tasarladıklarını aklından geçiremez. Çünkü, akılları yok hislerine mahkûmdurlar. Hislerin-duyguların, hazların, gücün-kuvvetin, sezgi ve lezzetlerin bir ölçüsü ve sınırı vardır. Ama, ruhi arzuların, aklın merak saikının, bilim iştiyak ve tahayyülünün ve iradi hareketliliğin sınır tanımayan bir teşebbüs serbestliliği vardır. İnsana bu farklılıkları veren Yüce Kudretin de elbette bir amacı vardır. Sen bakma, ben böyle bir şeye inanmam diyenlere. Bırak, avcıyı görüpte başını kuma gömen Deve Kuşunu. Burası imtihan dünyası, elbette her kafadan bir ses çıkacaktır. Ama, önemli olan bu seslerden bir orkestra kurmaktır. Farklı kelimeleri seslendirerek ruhu okşayan namelerle gönülleri ferahlandırmaktır. Bülbülün, kanaryanın olduğu yerde kimse kargayı dinlemez. Keman sesinin deruni inceliği, yürek yağlarını eriten yanık sesliliği, insan ruhuna etkinliğini neyle mukayese edebilirsin? Görünmeyen güçlerin sırlarını ilimsiz keşfetmeye kalkmak, ıssız çöllerde azıksız yollara çıkmaktır. Her yolun çilesi kendi içinde saklıdır. Soruyorum: Deprem sesinden etkilenmeyen bir babayiğit varmıdır? Kimsenin görmediği bu ses nerden geliyor?  Yerin bilmem kaç km. derinliklerinden, yerküre de yaşayıp hareket eden her canlı o sesten ve depremden irkiliyor, korkuyor ve telaşlanıyor. İnsanlık tarihinde ve Kur’an sayfalarında depremden bahsedilir, görünmez bir güç bir beldeyi alt-üst ediyor. Bu güç bazen yel olup esiyor bir karyenin nefesini kesiyor. Bazen yağmur olup oluk oluk yağıyor bir ülkeyi sarıyor zalimleri boğuyor. Bazen de çok keskin tiz bir ses oluyor, akılları baştan alıyor, insanları yerden yere çalıyor, hazan olmuş ekin gibi toprağa seriyor. Bazen, için için, fokur fokur kaynayan kapaklı kazan gibi kapağını patlatıp taşarak etrafını yakıp kavuruyor. Bir takım nadanlar reddedip geçip gitseler de, bu gücü yöneten ve farklı şiddetler de hakimiyetini gösteren bir kadiri mutlak var. İnsanları bunlarla imtihan ediyor. Haddi aştıklarında, zulme kendilerini kaptırdıklarında ve tanrılığa soyunduklarında, karşılarında görünmez o gücün altında ezilip gidiyorlar. Görünmez o güç yularsız ve eyersiz atların üzerinde yelelerinden tutan bir eliyle atı yönetirken, bir eliyle de yalın kılıç küffarın üzerine giden mücahidin yüreğini melâikei sekineyle destekliyor, o güç, gurur ve kibir kal’aları gibi zalim hükümdarları, eğri büğrü kılıçlarıyla doğrayıp yerlere serdiriyor. Bunları görmek istemeyenleri, görüpte nerciini inkâr edenleri, hatırlatanlarla dalga geçenleri, birde deprem ânında, etrafı tayfun ve hortumun sardığında, fırtınalı sağanak yağmur yağdığında, çakan şimşekler ve kulakları sağır edici gürleyen göklerin ortamı salladığın da sokakta veya kırda  bunların hâlini bir görseniz! Ben nasip oldu bazılarına rastladım, nasıl, Allah!.. Dediklerini size anlatamam. Aldırmayın siz onlara, gerçekten görünmez o gücün sahibinden öyle korkuyorlar ki, şaşar kalırsınız. Şimdi sıcacık odalarında bile virüs bulaşığı nesnelerle nasıl kuşku ve tedirginlik içindedirler. Çünkü, o çıplak gözle görünmeyen güçler varya onların giremediği hiçbir yer ve açamadığı hiçbir kapı yoktur. Önemli olan onlara o görünmez güçlere davetkâr olmamaktır. Onlar, ucunu bucağını bilip tespit edemediğimiz Evrenin/Kâinatın görünmez hükümdarının görünmez askerleridir. Ama, ondan emirsiz bir şey yapamazlar, yerinden kıpırdayamaz ve hareket edemezler. Sakın, bir takım palavracı tarikat ve tasavvufçuların hikayeleriyle bu gerçekleri karıştırmayın. Allah’ın kanunları, tabiat yasalarının ta kendileridir, Kur’an dilinde bunlara Sünnetullah denir. Bunlar hepsi bir yerden emir alır, hepsi bilimsel kurallara bağlıdır. İşte şimdi o kurallara uyma zamanıdır. Yüce Allah cümlemizi nevmü gafleten ikaz eylesin. Hoşça kalınız efendim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.