Kalp yorulmadan önlemini almak

Kalpte yaşanan hücresel bir bozulmanın telafisi mümkün olmuyor. Çünkü bozulan kalp hücresi yenilenemiyor. Bu nedenle kalp sağlığını korumak büyük önem taşıyor.

Biz hissetmeden dakikada 60 ile 80 arasında kasılıp kendini bırakarak 1 dakikada ortalama 4-4 5 litre kanı vücutta dolaştıran kalbimiz  eğer kalp damar ya da kapaklarında bir problem yoksa yorulmadan çalışıyor. Ancak hücresel bozulmalar kalbin yorulmasına neden oluyor. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanlarına göre  kalp hücrelerinde herhangi bir nedenden kaynaklanan hücresel bozulmaların telafisi yok  çünkü bozulan kalp hücresi yenilenemiyor. İşte bu nedenle kalp yorulmadan koruyucu önlemlerin alınması gerekiyor ve kalp-damar sağlığını korumada dikkat edilmesi gereken noktalar şöyle sıralanıyor:

1- “Hayata karşı

iyimser olun”

Yaşadığımız çağın hızlı bir tüketim anlayışı ve hızlı bir hayat sürmeyi gerektirmesi nedeni ile günümüz koşullarında ne olursa olsun sağlıklı kalabilmek için ‘iyimser’ olmak durumundayız. Bu kural, toplumumuzda pek çok kişiyi kapsamasa da genel olarak kalp sağlığı açısından ve günümüz yaşam tarzı da göz önüne alındığında çok geçerli bir kuraldır. Çünkü insan kişilikleri kardiyolojide A ve B tipi olarak ayrılmaktadır. A tipi kişiler; gergin, asabi, çabuk hareketlenen ve tepkileri orta-yüksek düzeyde olan kişilerdir. B tipi kişilik ise; daha sakin, olan ve bitenleri daha sabır, tolerans ve düşük tepki düzeyi ile karşılayan kişilerdir. Yapılan çalışmalar ve klasik kardiyoloji bilgileri bize A tipi kişilerde daha fazla koroner damar ve kalp krizi riskinin daha yüksek olduğunu göstermiştir.

2- “Aileniz ve çevrenizle kaliteli zaman geçirin”

Kalp hastalıkları yönünden diğer bir sıkıntılı durum ise; yalnız kalmak ve sosyal ortamdan uzak bulunmaktır. Yapılan çalışmalar; kişinin anksiyete ve depresyon düzeyi ile kalp krizi riski arasında istatistiksel bir ilişki bulunduğunu göstermektedir. Bu nedenle sosyal ortamlardan uzak kalmamak ve kalp hastası olunsa bile “Bu hastalık niye gelip beni buldu?’ diye düşünmek yerine, bu hastalıkla birlikte yaşamayı öğrenmek önemlidir. Böylece ilk olarak beden ve ruh dengesi, ardından da kalp sağlığı korunmuş olur. Ruh sağlığı anlamında kendini iyi hissetmek, daha sağlıklı ve uzun süre genç kalmayı da beraberinde getirmektedir.

3- “Düzenli sağlık kontrollerinizi ihmal etmeyin”

Günümüz tıbbı bizlere hastalıklardan korunma ve erken teşhis konusunda yeni teknolojik gelişmeler ışığında birçok erken teşhis fırsatı vermektedir. Hastalıklara hücresel, hatta genetik düzeyde tanı konabilmektedir. Ancak ne yaparsak yapalım, bazı hastalıklar ailevi genetik şifremizde saklı bulunan yazılıma bağlı olarak bizi bulabilmektedir. Ancak sağlığımızı koruma ve sağlık risklerini takip etme konusunda hassas davrananlara, bu tür kötü piyangolar daha seyrek vurmaktadır. Her insan ne yazık ki; beden ve ruh sağlık durumunu tam olarak değerlendirememektedir. Genellikle vücudumuzda bir şeylerin yolunda gitmediğini fark ettiğimizde ve sağlığımızı kaybettiğimizde, neyi yitirdiğimizi, sağlığımızın önemini, ciddiyetini düşünmeye, konuşmaya başlarız. Bu nedenle 35 yaş üzerine çıkan bireylerde düzenli sağlık kontrolü yaptırmanın önemi çok büyüktür.

4- “Hazır gıdalar yerine taze besinleri tercih edin”

Hayat tarzımız (Uyku, günlük sosyal aktivite, stres yönetimi becerisi) sağlığınızı belirleyen temel faktörlerdendir. İlerleyen yıllar ile birlikte günlük olarak daha az kalori almayı ve daha fazla tüketmeyi hedeflemek gerekmektedir. Çünkü 35- 40 yaş üzerinde ‘can boğazdan gelir’ atasözü klinik çalışmalar ışığında tersine bir durum göstermektedir. Hazır ve raf ömrü uzatılmış gıdalar yerine taze ve temiz besinlerin tüketilmesi hedeflenmelidir. Taze sebze ve meyveler, bakliyat grubu besinler, tahıllar ve hayvansal ürünlerden dengeli bir şekilde tüketmeye özen gösterilmelidir. Her gün en az 2,5 litre su içilmelidir. Az yağlı, özellikle hayvansal yağlardan ve margarin türü doymuş yağlardan uzak duracak şekilde besinler tüketilmesi kalp sağlığı açısından daha uygun olacaktır. Taze sebze ve meyve tüketimi artırılarak kalp sağlığının korunmasına katkıda bulunulmalıdır.

5- “Şekerinizi ve uyku düzeninizi kontrol altında tutun”

Kan basıncı yüksekliği, şeker hastalığı ve uyku bozukluğu ile ilgili olan sorunların üzerine eğilerek gerekli tedavilerin uygulanması kalp sağlığı açısından çok önemlidir. Çünkü yapılan araştırmalar, günümüzde şeker hastalarını damarları hasta insanlar olarak kabul edip, buna göre takip ve tedavi açısından yaklaşmak gerektiğini göstermektedir. Kan basıncı yüksekliği de çok yaygın olup, toplumsal bir sağlık problemidir, genellikle hastaları sakat bırakarak üretimi düşürüp sağlık maliyetlerini artırmaktadır. Uyku bozuklukları ve özellikle uykuda solunum durması problemlerinin ise (Uyku-apne sendromu) koroner damar hastalığı, kalp yetmezliği ve ani kalp ölümlerinden sorumlu olabileceğini akılda tutmak gerekir.

6- “Kan değerlerinize dikkat edin!”

Kalp sağlığınızın korunmasında kan şekeri, iyi- kötü kolesterol ve kan basıncı gibi değerlerin belirli seviyelerde tutulmasının büyük önemi vardır. Gerekli ölçümlerin düzenli olarak yapılması ve sağlıklı insanlar için belirtilen aşağıdaki değerlere dikkat edilmesi kalp sağlığının korunması açısından gereklidir.

7- ‘‘Sigarayı bırakın alkolü sınırlandırın!’’

Sigaraya hiç başlamamak  kalp ve damar sağlığı için çok önemlidir. Alkol kalp hastalıkları ile direkt ilişkili olmasa da fazla tüketimi özellikle karaciğer yağlanmasına neden olduğu için kalp ve damar sağlığı üzerinde olumsuz etki yapmaktadır.

8- ‘‘Her gıdadan yeterli ve dengeli tüketin!’’

Dengeli beslenmek ve her gıdadan gerektiği kadar almak sağlıklı bir kalp için çok önemlidir. Buna göre;

• Yağ kullanımı kısıtlı olmalı  yağ göz kararı ile değil ölçekle kullanılmalıdır.

• Kızartma alışkanlığı ortadan kaldırılmalıdır.

• Hamur işi  fast food  gibi yiyeceklerden uzak durulmalıdır.

• Yiyecekler “istenildiği kadar” tüketilmemelidir. Meyve ve sebze yerken de kalori miktarlarına dikkat etmeli ve ölçülü tüketilmelidir.

• Kırmızı et tüketimi haftada bir  yağsız olarak tercih edilmelidir. Bunun yanında tavuk ve hindi eti tercih edilmeli  tavuğun derisi  pişirilmeden önce alınmalıdır. Haftada iki kez çok yağlı olmayan balıklar yenmelidir. Balık dışındaki deniz ürünleri tüketilmemelidir.

• Haftada 2-3 kez yumurta tüketilebilir. Ancak hiçbir zaman yağda değil  haşlama olarak tercih edilmelidir. Hijyen açısından sarısı kayısı kıvamında değil  katı kıvamda olmalıdır.

• Günde en fazla 1.5 çay kaşığı tuz kullanılmalıdır. Vücudun ihtiyacı olan tuz  sebze ve meyvelerle yeterli miktarda alındığı için  masada tuzluk bulundurulmamalıdır.

• Türkiye’de yağın yakılarak yemek pişirilmesi kültürü  örneğin soğanın yağda kavrulması sağlıksız bir beslenme alışkanlığıdır. Soğan yağda kavrulmamalı  tüm malzemeler bir araya konularak pişirilmelidir.

9- ‘‘Rafine şekerden ve mısır şurubundan uzak durun’’

Rafine edilmiş  işlenmiş şeker ya da mısır şurubuyla üretilmiş hazır gıdalar da kalp ve damar sağlığı açısından tehlikelidir. Ancak gerçek ve içine herhangi bir katkı maddesi konulmamış olan bal şeker kadar zararlı değildir. Şeker gibi bal da tatlandırıcı olarak çayda kullanılabilir. Bal kullanırken içeriğine dikkat edilmeli  saf bal olduğundan emin olunmalıdır.

10- ‘‘Doktor eşliğinde düzenli egzersiz yapın

40 yaş üzeri kadın ve erkekler yılda bir kez kardiyolojik check up’dan geçmelidir. Kişi; ailesel olarak kalp hastalıkları açısından taşıdığı risk faktörleri  şeker hastalığı  tansiyon ve kolesterol gibi eşlik eden diğer hastalıklara göre check up programlarına alınmalıdır. Kardiyolojik tetkikler  kişiye özel yapılmalıdır. Doktor  kardiyolojik check up’da kişisel ayrımları yaptıktan sonra yine kişiye özel egzersiz programları da düzenleyebilir.

Sağlıkla ve hoşça kalın….

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Feryal Çartle - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket Yeni sitemizden ne kadar memnunsunuz ?