HAFTANIN YORUMU – DÜNYADAN VE ÜLKEMİZDEN GELİŞMELER

Bazı insanlar vardır yılan besler, çiyan besler ve sonrada bunların saldırısına uğrar kahru- perişan olur. Çünkü, bazı yaratıklar vardır ne yaparsan yap onların tabiatını değiştiremezsin. Isıracaksa ısırır, sokacaksa sokar ve tabiatı neyi gerektirirse onu yapar. Çünkü onun yaratılışı, fıtratı onu gerektirir. Senin, onu bakıp büyüttüğüne, besleyip-semirttiğine bakmaz, bir fırsatını buldu mu fıtratının gereğini yerine getirir. Bu bir sünnetullahtır. Muğlak ifadeyle zikredersek bu bir tabiat kanunudur. Yani, kim ne derse-desin bu Rabbül-âlemin olan Allah’ın yasalarıdır. Bu hayvanlar açısından böyledir de, bir takım insanların ortaya koyduğu fiil ve hareketler, düzen-tertip ve örgütleşmeler yönüyle böyle değil midir? Elbette böyledir. Onlar da da ayni yasalar içinde hüküm-fermadır. Yani, bumerang kuralı işler. Nerde ve kimde ve kime olursa-olsun fark etmez. İşte bu nedenle, buraya kadar ifade ettiklerimle demek istiyorum ki, Allah’ın izni olmadan bir yaprağın bile kıpırdamadığı şu imtihan dünyasında herkes ettiğini bulur. Ama, ânında, ama taktir edilen zamanında. Çünkü, hepsi için işleyen yasalar vardır, vakti zamanına bakar. Verilen mühlete aldananlar, yapanın yanına kâr kalacağını sananlar, gücüne-kuvvetine güvenenler, bir gün mutlaka yaptıklarıyla yüzleşecek ve yaptıklarının hesabını en ince noktasına kadar vereceklerdir. Bazılarının bu gerçeğe inanıp-inanmamasının esasta bir anlamı yoktur. Dolayısıyla olacaklardan hiçbir şey değişmeyecektir. Evet, Fransa’daki terör olayları Avrupa’yı tedirgin etti. Fransa başta olmak kaydı ile Avrupa devletlerini bir korku sardı. Elbette bu hiç hoş bir şey değildir. İsmi üstünde terör ve vahşet, olduğu yerde huzur ve güven bırakmaz. Ne adına ve kimler yaparsa yapsın, masum insanların canlarına kasıttır. Lanetlenecek ve karşısında durup gereken müdahalenin yapılması ve ortadan kaldırılması gereken bir fesat ve cinayetler şebekesidir. Yıllardır Türkiye bunun sıkıntısını çekmektedir. PKK başta olmak kaydı ile çeşitli isimler altında toplanan bu cinayet şebekeleri melanetlerini sürdürmektedirler. Avrupa devletlerinde DEAŞ adıyla yapılan saldırılar ortalığı kana bularken, bunun yuvalandığı yerin Suriye ve Irak olduğun bilmeyen yoktur. Bu cinayet şebekesinin palazlanıp bu noktaya gelmesine kadar bu ülkeler seyrettiler. DEAŞ denilen bu cinayet şebekesi İslam adına bu vahşiyane olayları işliyor, Müslüman öldürüyordu. O zaman, bu devletlerin sesi pek çıkmıyordu. Ama, kendilerine dokununca feveranı bastılar. Şimdi her yerde bunları arıyorlar, elbette caninin cezası verilmelidir. Lakin,  Fransa başta olmak kaydı ile oralardaki  Müslümanlara, bu terör örgütü bahane edilerek halk tarafından saldırılar olmaktadır. Bunları da tasvip etmek mümkün değil. Camiler yakılıyor ve bazı masum Müslümanlarda haliyle bu saldırılardan zarar görüyor. Yani, şu son günlerde öyle oldu ki, dünyada huzursuz ve tedirgin olmayan Müslüman toplum kalmadı. Uzun yıllardır Afganistan ve Pakistan iç karışıklıklarla kavrulur ve savrulurlarken, buna Arap-baharı denilen olaylar dahil oldu, yetmedi. Şimdi de DEAŞ denilen terör örgütü vahşetiyle Avrupa’daki Müslümanların da mal ve can güvenliği tehlikeye girdi. İnşallah en yakın zamanda bu DEAŞ denilen terör örgütünün kökü kazınır.Büyük bir endişeye ve korkuya kapılan Avrupa devletleri terör örgütleriyle ilgili ciddi tedbirler almaya başladılar. Fransa Paris’te 3 ay olağanüstü hal ilan ederken, diğer Avrupa ülkelerinin de asker ve polis kuvvetlerini teyakkuza geçirir bir telaş içine girdiklerini görüyoruz.  Zamanla bizim devlet büyüklerimiz onlara bu konuda uyarılar yaparlarken, onlar bize sıkıntı veren terör örgütlerini el altında destek verip kışkırtıyorlardı. Hatta bu DEAŞ denilen terör çetesi de kimlerin eseridir bir düşünmek gerekir inancındayım. Neyse, hiçbir kara gün kararıp kalmaz, bu terör çetelerinin de kökü kazınır. Biz birazda yöremizden bir-iki değerlendirme yapıp bu haftaki yorumumuzu noktalayalım.  Havalar bir aya yakındır açık ve ılıman bir halde geçerken, artık kış yüzünü göstermeye  yağmurlarla başladı. Dolayısıyla soğuklarında ucu göründü. Bundan sonra kış kendisini alâmetleriyle hissettirecek. Buraya kadar, mevsimin böyle geçmesi  pamukçuları sevindirdi ve sebzecilerin de yüzünü güldürdü. Dolayısıyla tüketici vatandaş da memnun. Bazı mıntıkalarda zeytinciler üzgün, ama zeytinin ve zeytinyağının fiyatlar iyi, o yönden açıklar kapanabilir. Dağda zeytinlik yollarının açılıp  tamiratını yaptıran Sayın Çerçioğlu’na, diğer yolları da bakımdan geçirdiği için vatandaş teşekkürler ediyor. Bu arada vatandaşın “Halk ekmeğe de” ilgisi artmakta ve daha çok ekmek büfesi açılmasını istemektedir. Mesela, Cumhuriyet mahallesine de bir ekmek büfesi açılması isteniyor. Sağlıklı ve huzur dolu günler dileğiyle şen ve esen kalınız efendim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.