– TEFEKKÜR – T A S A V V U R L A R

MUSTAFA ULUÇAY

Bazen düşünüyorum da yaratılan her şeyin bir anlamı ve amacı olduğunu daha iyi görüyorum. Anlıyorum ki, herşey bir nizam ve intizam içinde yaratılışına uygun bir yaşam sürmekte. Enteresandır, bu süreç içerisinde hiçbir şey sadece kendisi için yaşamıyor. Mutlaka başkalarına katkıları ve onlardan da aldıkları oluyor. Yani, yaratıklar arasında bir yardımlaşma ve dayanışma var. Çünkü, herhangi bir meyve veya sebze sadece kendisinin varlığını sürdürmek olsa amacı bir meyve verir türünü devam ettirirdi. Mesela bir zeytin ağacı, o kadar çok zeytin tanesi üretiyor ki, oysa türünü devam ettirmek için bir tane zeytin çekirdeği üretse yeter. Bu, bireysel olarak düşündüğümüz  zaman aklımıza gelendir. Bir de kitlesel sürüm olarak düşündüğümüzde insanın aklına neler gelmiyor ki!..    Anlaşılan o ki, kâinattaki yaratıklar birbiriyle ilişkili ve  devamlı hareket halinde, dur-durak bilmiyor, her yaratık, yaratılışının gereğini yerine getirmekle meşgul. İnsandan başka her yaratık  bu sisteme kayıtsız-şartsız uymakta ve çoğalmak için üretime devam etmektedir. Sadece insan kendisinin üremesini kısıtlamakta, kendi nesli ile ilgili bir planlamaya gitmektedir. Yani, kendi cinsinin devamlı çoğalmasını istemiyor. Çeşitli etkenlerle üremenin önüne geçmeye çalışıyor. Dünyada insandan başka da böyle yapan yok. Her canlı uygun ortamını buldu mu çoğalmakta ve üretimini arttırmaktadırlar. Çoğalmaktan korkmuyor ve tedirgin olmuyorlar. Neden? Çünkü, insanda olan özelliğe ve ayrıcalığa sahip değiller.    Ruhları, akılları, iradeleri ve bilinçleri yok. Bunlar olmadığı için düşünemiyorlar, hayal ettiklerini pratiğe dönüştüremiyor, plan ve projeler yapamıyorlar. Bazılarının cüsseleri birkaç tonun üzerinde, eğer öyle bir özellikleri olsa, önlerinde kim durabilir? Bazılarının görüşleri çok keskin klometreler ötesini on adım ilersi gibi görüyorlar. Kimisi seslerin en düşük frekansta olanlarını duyuyorlar. Bazıları da çok uzaklardan aldıkları kokuları birbirinden ayırt edebiliyorlar. Bunlardan başka daha kimbilir ne özelliklerde olanlar var, ama insan gibi plan-program yapamıyor ve tuzaklar kuramıyorlar. Sadece programlandıkları çerçevede otomatiğe bağlanmış gibi hareket ediyorlar.  Bütün bunlardan istediği gibi yararlanan insan önemini, değerini ve kıymetini biliyor mu? Baş tarafta ifade ettiğimiz gibi anlamını ve amacını gerektiği gibi idrak edebiliyor mu? Tam olarak her insan için bunu söylemek sanırım mümkün değil. Belki bu seviyede ve bu çizgide olanlar önemli bir orandadır. Ancak, insanlar, var oluşları açısından anlamlarını ve amaclarını idrakte çok farklı inançtadırlar. Böye de olsalar kendilerinin, diğer yaratıklardan üstünlüklerini görüyor ve biliyorlar. Biliyorlarda bu üstünlüklerini kendileri mi herhangi bir şekilde ve çalışmada elde ettiler, esas bu noktada problemliler. Elbette bu özellikleri kendilerinin kazanımı ve başarısı değil. Ancak, kendilerini bu potansiyelin içinde buldular ve bu potansiyeli aralarında yardımlaşarak  geliştirdiler. Aralarında bilgi, yetenek ve güç alış-verişi oluşturarak kollektifleştiler.

Tabi ki insanın bu potansiyeli, birbirinden etkileşimle  değişime uğraması ve bunu nesneler üzerinde çalışarak daha farklı-farklı dönüşümlere mal etmesi çok önemli merhalelerdir. Teknolojik açıdan bu konuda nerelere geldiği ortada. Organlar değiştiriliyor, yaşamın süresi uzatılıyor. Ama bir şey var ki, bir türlü durdurulamıyor. Nedir o? Bu süreçte değiştirilemeyen ve ortadan kaldırılamayan gerçek? Evet, o soğuk bir hakikat olan ölüm. Son nokta. Bu dünyaya ait olan her şeyi kökten silen. Ahiret inanmayan için, çok müthiş bir boşluk, yok oluş. Hiçlik, tasavvuru bile sığınanlar için hoş değil. Korkunç ve cinnet uyandırıyor! Nicelerini sonu böyle olmuş. Gerçek, sağlam ve güvenli bir ahiret inancı için ise, ölüm bir dünya değiştirme, yeni bir yere doğma, burada yok olup başka bir yerde var olma. Ne kadar güzel. En azından insanı rahatlatan bir duygu. Aslında insana yakışanda bu değil mi? Çünkü, diğeri insanlığını inkar etme. Yüce Allah’ın, dileyenleri bu güzel iman hakikatinden ayırmamasını niyaz ediyor ve herkese esenlikler temenni ediyorum. Hoşça kalınız efendim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.