TEFEKKÜR; DİPSİZ KUYU BOŞ AMBAR

Her şeyin bir başı, başlangıcı ve ilki vardır. Gerçekten böyle midir, bu söz doğru mudur? Doğrudur diyenlere soruyoruz, Kâinatın bir başı-baş tarafı, başlangıcı ve ilk noktası var mıdır? Bulan, keşfeden olmadığına göre yoktur. Varsa da insanlık bilmiyor. Buna göre, Kâinat adına büyük patlama Big-bag temeli olmayan boş bir laf. Bu patlama Güneş Sistemimiz adına söylenmiş olsaydı belki doğru olabilir. Ben böyle düşünüyorum, katılan-katılır, katılmayan-katılmaz. Neyse, bu çarşaf çok geniş onu toplayalım, ne demiştik, her şeyin bir başı veya başlangıcı var. Doğrudur, genelde biz insanlar bu kavramlar üzerinden icra-i faaliyette bulunuyoruz. Başı, sonu olmayan işleri tutmayız. Pratik hayatta ve fiziki kurallar çerçevesinde ve müspet anlayışta yolumuz bu. Başlangıç ve sonuç üzerinden hesap yaparız. Yani, yola çıktığımızda nereye gideceğimizi biliyoruz. Genelde düşüncelerimizi ve fikirlerimizi de bunların üzerinden yürütür ve işletiriz. Öyle, kolay-kolay boşa kürek çekmeyiz. Gerçi, herşeyin bir başı var derken, bu çok geniş kapsamlı bir ifadedir, onu da bilelim. Bu, mecazilikten çıkıp gerçekliğe dönüştüğünde, insanın kendi başından itibaren bütün omuz üstünde başları kapsadığını düşünebilirsiniz. Tabi, diğer canlıların başları da buna dahil.

Neyse, başladığımız konuyu, başladığımız gibi götürmek niyetinde idik, ama sonuçlandıramayacağız galiba. Başımızı başka şeyler meşgul etmeye başladı. Bakıyoruz kendi başını dik tutamayanlar, başkalarının başlarının neden önüne eğik gezdiğine karışıyorlar. Sanki, kendisi başı yukarıda olmakla büyük işler beceriyor. Onun-bunun yanlışlarını, eksiklerini ve hatalarını takip ediyor. Başını dik tutmak demek, robot gibi dimdik gitmek demek değil. Sözünde, kararında, vadinde dim-dik durmaktır. Dosdoğru başladığın bir yolda, zik-zaklar yapmamak ve sağa-sola yatmamaktır. Bir güzel işin ilk başlatıcısı sen olabilirsin, ama tamamlayıcısı da sen olmalısın. O nedenle, sonunu getiremeyeceğin işe başlama veya başladığın işin sonunu getir. Edison ampulu yakabilmek için ikibin deney yaptığından bahsediliyor. Keza,diğer mucitler de kim bilir ne kadar uğraşmışlardır. Baş pehlivan olmak için başa güreşmek lazım. Başlar neden hep yukarıda olur, yönetmenin yeri orası olmasındandır. Koministler ne diyorlardı halk hareketleri tabandan başlamalı tavana hakim olup yönetime geçmeli. Bu eşyanın tabiatına aykırı, tarihte hiç böyle bir yönetim gerçekleşmemiştir. Hep, tavan, tabanı yönetmiş, çünkü başlar hep yukarıda olur ve aşağıya hükmederler.

Evet, başa gelen çekilir derler, iki el bir baş içindir derler, akılsız başın cezasını ayaklar çeker derler. Baş vurmak, bir başa baş vurmak, baş her yönüyle önemli kavram, ahmak birine, sen ne başsız bir adammışsın denmez, ama sen ne kafasızmışsın denir. Mesela, kelle de ayni manaya gelir, ama pek kullanılmaz. Hiç olmayacak bir yerde tebessüm edene, ne sırıtıyorsun pişmiş kelle gibi deriz. Oysa, bir başka yerde o tebessüm bir gönül alabilir ve hatta sadaka yerine bile geçebilir. Yani, uzun lafın kısası kelle pek hoş bir kelime değil, ancak çorbacıda hoş olabilir, tabi o da sevenleri için. Yoksa, gizlenmesi gerektiği yerde başını çıkaranlara, ne ikide bir de kelleni uzatıp duruyorsun derler. Nato mermer-nato kafa da hoş değil, başını her yere sokma sözünü de yabana atamazsınız. Birde ser vardır Farsça baş demek, bu sözcüğü de çok kullanmışız ve kullanıyoruz. Çok adlarımız var Serdar, Sermet, Serhat, Sertaç gibi, hatta güzel deyimlerimiz bile var, Serapa-baştan ayağa demek, Serdengeçti-fedâi, Serencam-macera, Sergerde-haydutbaşı, Sereserpe-açıksaçık, Serenat; gece sevgi’linin penceresi önünde söylenen şarkı veya çalınan müzik gibi. Evet, baş, başlangıç dedik, kafa, kelle ve ser’de karar kıldık, son noktayı koyduk. Herkese sakin, sağlıklı ve sağlam kafalar diler, Yüce Allah’tan kazasız, belasız başlar temenni ediyoruz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.