Cuma Sohbeti - İmtihan dünyasında yaşıyoruz

Aziz sohbetdaşlarım, kâinatta anlamsız, abes, ölçüsüz, kanunsuz ve amaçsız hiç bir şey yoktur. Allah ne yarattı ise, hiç bir şeyi boşuna, abes oyun ve eğlence olsun diye yaratmamıştır. Bu maddenin en ufak parçası atomdan, galaksilere kadar. Canlı varlık hücreden fillere ve denizlerde balinalara kadar hepsi bu sisteme dahildir. Bütün bunların yanında her yaratık bir de özeldir/orijinaldir. Bütününü oluşturan her ayrıntısıyla eşit ve aynisi bir yaratık yoktur. Birileri, bize kök söktüren bu korona virüsün canlı olmadığını söylemişler. Canlı olmayan hiç bir şey, kendiliğinden hareket hâlinde olamaz ve çoğalamaz. Eğer bir çoğalma, üreme, bölünme veya başka bir şekilde türeme oluyorsa, onunda öyle kendi çapında bir canlılığı var demektir. Kâinatta Yüce Allah her an yaratma halindedir, Hallâk ismi şerifi bunun ıspatıdır. Kimbilir birilerinin sebebiyle daha neler yaratacaktır. O zaman, inkâr etmeyip araştırmak gerekmektedir. Çünkü, kâinattaki oluşumların sürekliliğinin yanında orijinallikte ayni oranda devam ediyor. Yüce Allah Kur’an-ın da “Kün feyekûn” diyor. Yani, ol diyor ve o şey hemen oluşuma geçiyor, Allah sonsuz ilmi ve iradesiyle neyi taktir etti ise, o ifade ettiğini o sistem içinde oluşturuyor. Ha, bazıları ben böyle bir şeye inanmam mı diyor, olabilir; buda Allah’ın kitabında var, çünkü burası imtihan dünyası, inanan da olacak, inanmayan da, hatta inanmayanlar daha çok olacak. İnsanlık âleminin bir özelliği de budur, Yüce Allah dinini Rasulüyle tebliğ ediyor ve sonrada her insanın serbest iradesine bırakıyor. Yani, sonuç itibariyle uyarısını yapıyor ve müjdesini de veriyor. 

Her yaratığın yukarıda ifade ettiğim sistem içinde olduğuna ve hepsinin de kendine özel bir yapısı ve orijinalliği bulunduğuna dikkat çekmiştik. İşte bu ortamda insan da var ve diğer yaratıklardan farklı bir konumda, düşünen, araştıran, bir şeyler oluşturan. Kendisinden başka hiçbir yaratığın karşısına geçip rakip olamayacağı farklı bir yapıda ve özellikte. Ancak, kendisi gibi insanların birbirlerine rakip olacağı ve birbirleriyle birçok alanda yarışacağı, çekişeceği, konuşacağı ve her şeyden istifade edip yararlanmak için çaba sarf edip uğraşacağı özellikte. İnsana bu farklı özelliğin verilmesi, elbette bunun da bir anlamı ve amacı olması gerekir. Bu kadar muhtevalı bir potansiyel de yaratılan bir varlığın, öyle başıboş salıverilmesi hayra alâmet olmasa gerektir. Çünkü, şöyle bir düşünün! İnsan kendi çabasıyla çok muhteşem bir alet icat ediyor, sonra da onu bir kenara atıp gidiyor. Bu mümkün mü, olur mu böyle bir şey?  Ki, Allah’ın yarattığı insan da, öyle muhteşem bir varlıktır. işte bu kıvamda yarattığı insan için Yüce Allah diyor ki, “Ben insanı  bana kulluk etsin diye yarattım.” Ama, otomatiğe bağlar gibi mecbur etmedim, zorlamadım, onu yaratılış özelliği içindeki konumuyla serbest bıraktım, seçimini kendi iradesiyle yapsın. Ayni zamanda onu bu çerçeve içinde sınava tabi tutacağım. Bu sınavda başarılı olup-olmaması ona kalmış, sınav kitabı Kur’an, olacak ve bu sınav kendi sorumluluk çerçevesinde yapılacaktır.  

   Bu uzun girizgâhtan sonra esas konuya gelelim, insanlık âlemi 3 aydır ciddi bir sınav veriyor. Sanırım böylesi şimdiye kadar dünya tarihinde görülmedi. Elbette geçmişte birçok büyük salgınlar olmuş ve kitlesel ölümler meydana gelmiştir. Ama, zamanın şartlarına göre bu denli tedbirler alınamıyordu. Lakin, enteresanlığa bakın, salgının yayılışındaki süratte ona göre! Yani, tarihte böyle bir şey görmemiştik. Çok eskiye gitmiyorum, çünkü bilim ve teknoloji bu seviyelerde değildi. Bu nedenle diyorum ki, bu virüs salgınının şiddeti ve ciddiyeti tartışılmaz bir noktada. Daha önce de birçok virüs salgını (grip) yaşadık, ancak böylesini görmedik. Teknoloji sarhoşluğu ile kendini beğenip Kaf Dağında görenler bile sonuçta yola geldi ve gaflet açığını kapatmak için şimdi çaba gösteriyorlar. Demek ki, şımarıklık iyi bir şey değil, haddini bilmek ve kendisinin de diğer insanlardan farkı olmadığını idrak etmek gerekiyor. Yüce Allah Kur’an da olaya yönelik geçmişi ve geleceği birlikte düşündüren  bir genelleme anlamında Rum suresi ayet 41’de şöyle diyor. “İnsanların bizzat kendilerinin işledikleri yüzünden karada ve denizde çürüme ve bozulma başladı. Allah dönüş yapsınlar diye yaptıklarının bazı sonuçlarını onlara tattıracaktır.” Evet, son zaman insanlıkta ahlâki ve vicdani yönden müthiş bir çürüme ve bozulma yaşanmaktadır. Özellikle Asya ve Afrika da insanlara yaşatılanlar, mesela insanları birbirine kırdırıyorlar, bu kaosta açlıkta ölenleri, sefalet içerisinde kıvrananları herkes görüyor ve biliyor. Bunların bir karşılığı elbette olacaktır. Dualarımızla Yüce Allah’a, bu belayı başımızdan def etmesini diliyoruz. Meşhur ata sözüdür, kurunun yanında yaşta yanıyor. Kurallara uymaktan asla vaz geçmeyelim. Hoşça kalınız efendim. 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.