TEFEKKÜR : HAYATIN ANLAM VE AMACI NEDİR?

Aziz dostlar, biliyorsunuz ve görüyorsunuz köşemiz tefekkür, anlam ve amacıyla muhtevası önemli bir kavramdır. Bu kavramın afaki ve enfüsi genişliğine...

Aziz dostlar, biliyorsunuz ve görüyorsunuz köşemiz tefekkür, anlam ve amacıyla muhtevası önemli bir kavramdır. Bu kavramın afaki ve enfüsi genişliğine ve derinliğine düşünme olduğuna işaret edip detaylarına girmeyeceğim. İnanıyorum ki bu köşeyi takip edenler, bu konuda bilgi sahibidirler. Bu kısa ve hatırlatıcı girizgâhtan sonra konuya hemen girmek istiyorum. Yukarı da ifade ettiğimiz gibi tefekkür ufkunun çerçevesinde düşünüyorum. Yarın bize verdiği her şeyin hesabını en ince ayrıntısına kadar soracak olan Yüce Allah’a, bizim vereceğimiz cevap nasıl olacak? Bu her daim benim kafamı meşgul ediyor. Dolayısyla sizinle de paylaşmak istiyorum. Yarattığı hiçbir şeyi anlamsız, ölçüsüz, kanunsuz ve amaçsız yaratmayan Rabbime, her dua da ellerimi/avuçarımı açıp, gözlerimin önüne getiriyor ve düşünüyorum. Çünkü pratik yaşamımız da, ellerimizin önemi ve özelliği tartışılamaz. Öyle ki, hayatımızda ne elde etti isek, mutlaka ellerimizin payı en büyüktür. Çünkü, hangi alana bakarsak bakalım ellerimizin emeği görülecektir. Ellerinizin katkısı olmayan hiçbir kazanç ve başarı yoktur. Biliyorsunuz el, kelime anlamı itibariyle de çok şey ifade ediyor, dolayısıyla el ile ilgili çok söz söylenmiştir, Örneğin, darbı meselinden tutun, ata sözü, deyim, mecaz, kinaye ve  sair alanda yazılan kitaplar, şiirler ve romanlara kadar. O nedenle diyorum ki, bu muhteva da çok düşünüp tefekkür etmemiz gerekmektedir. Meselâ, ellerimizi, gözlerimizin hizasına getirip şöyle bir düşünüp tefekküre dalalım. Önce fiziki yapısı üzerinde ellerimize dikkatlice bakalım! Bileklerimizden, parmak uçlarına kadar, yapısı, parmaklarımızın dizaynı, görünüşü, hareket kâbiliyeti ve bunlarla yaptığımız işleri düşünelim. Bunlar, ellerimizin dıştan görünüşü, iki elimiz de 5+5 =10 parmak var, her parmağın yapısı, şekli, görevi fonksiyonları ve yaptığı işler farklı. Birde, ellerinizin deri altı iç âlemi var, kemikler, kaslar, sinirler, damarlar ve o damarlarda hareket halinde olan kan. Bunlar da ellerin işlevliğinde en önemli etkenler. Bunların üstü deri ile örtülmüş ve deriye de bir estetik güzelliği verilmiş. Ellerimizi seviyoruz, öyle değil mi? Her işimizi istediğimiz gibi yapıyor ve ellerimizi zevkle kullanıyoruz. Şimdi bütün bunlar bize, biz istediğimiz için mi verildi? Çünkü beğeniyoruz. Evet, böyle olmadığını hepimiz biliyoruz. O zaman, bize bu elleri bu şekli ve nuhtevasıyla veren ve sevdiren biri var. Bazıları bunlara tesadüf mü diyor. Hayret! Bu kadar düzen, tertip, ölçü ve anlamlılık bir tesadüf eseri ha! Vah vah, göz göre göre bu inkâr ve bu körlükle gerçekleri örtmeye kalkmak aklın alacağı bir şey değil, mantık desen bunun semtine dahi uğramaz. Evet, bütün bu nizam ve intizamın, anlamlılık ve amaçlılığın rast gele bir tesadüfe bağlanması boş bir iddiadan başka bir şey değil. Ha!.. Birde bunların hesabı sorulmayacak da değil, bunu da bir tarafa kaydetsinler, bakarsın bir gün lâzım olur!

         Evet, açalım ellerimizi yüzümüze doğru ve gözlerimizin önüne tutup bakalım, fizyolojik, biyolojik, sosyolojik, psikolojik ve estetik yapısına, hareket kâbiliyeti ve bize olan maliyetine bir hesap çıkaralım ve hizmet faliyetine faturayı keselim. Muhatabı kim? Rast gele, kendi-kendine olma ve tesadüfen meydana gelme mechuliyetine mi? Var mı böyle bir şey yaşadığımız dünyada, hiç duydunuz ve gördünüz mü? Hayır, hiç olur mu? Meçhule hesap yapılmaz ve fatura da kesilmez. O zaman, bırakalım o hariçten gazel çekenleri, aşkı ezberden okuyanları ve dolma tüfek gibi işkembe-i kübradan atanları. Çünkü, hedefsiz, mişangâhsız atışların anlamı ve amacı yok. Ama, ellerimizin ve hatta her parmağımızın anlamları ve amaçları var. Bir kılı tuttuğunuz elinizle kazmanın, küreğin sapını tutabiliyor, otomobilinizin direksiyonunu istediğimiz gibi kullanıyor, ağzınıza götürdüğünüz yemek dolu kaşık ve çatalınızı, sevgilinize çiçek buketini, dostunuza, dostluk elinizi uzatıp tutar ve gerektiğinde düşmanınızdan kendinizi o ellerinizle koruyabiliriz. Daha neler, neler yapabiliriz o nazenin ve nadide ellerimizle. Ama, asla unutmayalım yarın rûzi mahşerde o ellerimizle yaptıklarımızdan dolay hesaba çekileceğiz. Yüce Allah’ın inşallah o ellerimizle yaptıklarımızın karşılığını ahirette Cennetle ödüllendirecektir.

       Esenlikler dileğiyle hoşça kalınız efendim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.