Geçmişimden Kırık Dökük (12)

Devam... “Öyle bir muallim (öğretmen) bulacağız ki: Aç kalacak fakat acıktım demeyecek, parasız kalacak fakat para verin demeyecek, gece gündüz çalışa...

Devam...

“Öyle bir muallim (öğretmen) bulacağız ki: Aç kalacak fakat acıktım demeyecek, parasız kalacak fakat para verin demeyecek, gece gündüz çalışacak fakat yoruldum demeyecek, halkı kendine ısındıracak, icabında onlar için masraf etmekten çekinmeyecek, irşat edecek, ikaz edecek, maarif ruhunu aşılayacak...

“Telkinat yaparken kalp kırmayacak, herkesi kendinden memnun edecek, yılmayacak, usanmayacak, kendini feda, varlığını feda, kuvvet ve kudretini feda edecek ve akıbet muvaffak olacak, muzaffer olacak, memleket tarihine geçecek, çocukları kurtaracak, cehaleti kovacak, ölecek azminden dönmeyecek. Anlaşıldı mı azizim!..” (s.254)

-”Evet anlaşıldı. Sizin söylediğiniz gibi bir adam mevcut ise ona veliyullah (Allah’ın ermiş kulu) demeye tereddüt etmem.”

-”Evet, Allah’ın velisi de, onun yolunu takip eden halis muhlis yoldaşları da bu işi yapabilir.”

Ali Vehbi, Mustafa Reşid’in kendisine dolaylı yollardan öğretmenlik teklif ettiğini daha anlayamamıştır. Geçmişe dönük sohbetlerinden, mektuplardan Avrupa’daki eğitim tarzlarından, ders kitaplarından uzun uzun söz eder.

Acıpayam kazasının ilk defa idadi (lise) öğrenimi gören biri ve Acıpayam Medresesinden icazet (diploma) almasına az kalmış Ali Vehbi, Mutafa Reşid’in yeni usul eğitim öğretim fikirlerine tamamen katılmaktadır. Ancak onun tereddüdü uygulama konusundadır. Bu nasıl olacak? Uzun tartışma ve fikir alışverişlerinden sonra:

Ali Vehbi: -”Yani bana muallimlik (öğretmenlik) yap diyorsun değil mi?”

Ali Vehbi, muallim mektebinde (öğretmen okulu) okumamıştır. Bu konuya sıcak bakmaz.

Mustafa Reşid: -”Hem de en birinci muallim olabilirsiniz. Çünkü hem mektep hem de medrese tahsilini birleştirmiş, her iki tarafı görebilen bir insansınız.”

En sonunda Ali Vehbi, Yüreğil’de yeni usulde açılan okulda öğretmenlik yapmayı kabul eder. Öğretmenliğin ne yolda olacağını, metod ve tekniklerini bilmediğini söylemesi üzerine ikisi birden oturup bir “Muallimlik Şartnamesi” hazırlarlar. Altını karşılıklı imzalarlar. Bu şartname çok önemlidir. Konuyu dağıtmamak için onu ek olarak vermeyi düşünüyorum. Ancak bu konuyu pekiştirecek bir kısa bilgi sunmak yerinde olacaktır. Bütün bu konuşmayı baştan sona dinleyen, Mustafa Reşid’i Honaz’ın Ovacık köyünden Karahüyük’e getiren ve pazarcılık yapan Ali Vehbi’nin küçük kardeşi Osman şöyle der: “Ağabey, ben sağ oldukça sizi beslemeye muktedirim. Bu mukaveleyi yerine getirmek için Yüreğil’e git ve meccanen çalış, köylüden ücret alma, ömürleri boyunca ücretsiz çalışan müderrislere örnek olsun. Sizin hedefiniz bu tarihî vazifeye başlamak ve başarmak, kazamız köylerine maarifi yaymaktır. Bu maksada ulaşmak şerefi bize kâfidir. Hiçbir gaileye düşmeden ve tereddüte kapılmadan kararınızı tatbik ediniz. Yolunuz açık, Cenabıhak, yardımcınız olsun.” Ali Vehbi’nin bu küçük kardeşi Osman, Balkan Harbinde, Edirne’de (1328 / 1912)  şehit olmuştur.


EK: MUALLİMLİK ŞARTNAMESİ

    1. Cehaletle mücadeleye Yüreğil Mektebinde başlanacaktır.

2. Maarif ruhunun zihinlere yerleşmesi ve ilerlemesi, her tarafa dal budak salarak yayılması için okumaya gelecek her yaşta çocuklara mektebin kapısı daima açık bulundurulacaktır.

3. Gündüzleri mesai programına göre akşama kadar çalışılacak ve geceleri de son sınıf talebelerine iki saat müzakere edilecektir.

4. Çalışılırken rastlanılabilecek her türlü zorluk ve bıkıntılar yüklenilecek, asla yılgınlık ve usanç gösterilmeyecektir.

5. Bazı idraksizlerin hücum, tenkit, tan ve teşhirlerine maruz kalınırsa, akıl ve mantığın kabul ettiği ve kanunların açıklayıp tarif ettiği hükümler dairesinde karşılanıp susturmaya çalışılacak, yeise ve fütura düşülmeyecektir.

6. Aç kalınır veya tahsis edilecek ücret verilmezse, başkaca çare düşünülecek, halka bildirilmeyecek, aylık ve iaşe için hiçbir suretle tazyik yapılmayacaktır.

7. Halkın hoşnutsuzluğuna sebebiyet verebilecek en küçük bir hadisenin vukuuna meydan verilmeyecektir.

8. Ücret verilsin verilmesin vazife terk edilmeyecektir.

9. Sık görüştüğümüz ve görüşeceğimiz arkadaşların gönüllerine maarif duygusu aşılayıp bunlardan bir maarif teşvik heyeti kurulmak suretiyle maarifin neşrine ve zihinlerde yer almasına çalışılacaktır.

10. İcabında seyahatler tertip edilerek köylerde kulağı laf duyanlarla temas ve onlara bizzat maarif ve mektep üfürülmek suretiyle maarif aşılama kurumunun müteşebbis kolları her yerde kurulacak ve azası çoğaltılacaktır.

11. Yüreğil’de ayrıca bir daire hazırlanıp burada bir mektebi koruma ve yardım derneği kurulacak. Mektebin köye ve köylüye ait işleri onlar vasıta ve marifetiyle yürütülecektir.

12. Öteki, berikinin aleyhinde katiyen yazı yazılmayacaktır. Yalnız mektup ve umumi haklara taalluk eden işler müstesnadır.

13. Köylünün içtimai dertleriyle daima alakadar olunacak elimizden geldiği takdirde rehberlik edilecektir.

14. Ahlak-ı umumiyenin tehzibine (eğitimle düzeltilme), güzel huyların aşılanmasına çalışırken katiyen şahsiyetten bahsedilmeyecektir.

15. Halk ile temas seyrek ve mahdut olacak, geceleri halkın oturak mahallerine gidilmeyecektir.

16. Mektebe gelen misafir ziyaretçiler, hürmetle kabul ve icabında istedikleri ve bilmedikleri şeyler ve sorgular hakkında izahat verilecek, gerek yerli ve gerekse yabancı farkı gözetilmeksizin gelenlere güleryüzle ve mülayemetle muamele edilecektir.

17. Mektepte falaka ve dayak usulü tatbik edilmeyecek, çocuklara sözün dayaktan müessir olduğu fikir ve kanaati verilecektir.

18. Çocuklardan, çalışkanlara takdir, çalışmayanlara veya bir suç işleyenlere ihtar, tevbih ve tekdir muamalesi yapılacaktır. Takdir için ayrıca aferin, tahsin ve imtiyaz varakaları tabettirilerek bunlar merasimle iyi veya pekiyi ve fevkalade başarı gösteren çocuklara verilecek ve ayrıca üstün derece alanların isimleri yazılıp duvara talik edilmek üzere bir de iftihar levhası yaptırılacaktır. Kabahat işleyen çocuklardan derecesine göre ceza olmak üzere bu vesikalar kendilerinden açıkça geri alınmak suretiyle muamele göreceklerdir.

19. Çocukların ruhi haletlerine göre gönülleri behemehal avlanıp öz yürekten muallim sevgisi ve saygısı temin edilecektir.

20. Derslerin ilerlemesi ve çocukların süratle terakkisi matlup olduğundan mevcut ders proguramı haricinde şayan-ı istifade görülen ve tetkik ve müşahedesine lüzum hasıl olan bütün malzama ve alet ve araçlar dosyalarda hazır bulunacak, icabında ticari, sınai, zirai ve iktisadi işler, tarih ve coğrafiyeye ait incelemeler için topluca mahallerine gidileceği gibi devlet, hükümet, idare ve memuriyet işleri için usulü dairesinde müracatta tereddüt edilmeyerek çocukların nazari ve amelî yetişmelerine son derece dikkat ve sarf-ı gayret edilecektir.

21. Her ders yılı sonu olan haziran ayında umumi imtihanlar yapılacak, bu imtihana, çocukların bir yıllık bilgilerini halka göstermek için cahil, âlim herkes gelip görebilecek ve etraf köylerdeki eşraf-ı memleket, müderrisler çağrılabileceği gibi hükûmet erkânı da suret-i mahsusada davet edilerek imtihanlar toplu ve bilgin bir heyet huzuruyla programa göre tensip edilecek mümeyyizler tarafından yapılacaktır.

22. Selabet, ciddiyet, emniyet, azim ve sebat düsturumuzdur. Aşk-ı vatan, hubbü’l-millî nazımı hareketimizdir. Çalışmak bizden tevfik Allah’tan. (30 Ağustos 1323 /12 Eylül 1907)

        Ali Vehbi  Mustafa Reşid (s.267)         Devam edecek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.