Cuma Sohbeti - Camilerde cuma namazı kılınıyor

  Aziz sohbetdaşlarım, üçbuçuk aydır, Cuma gezilerinden ve   sohbetlerinden mahrumuz. Bırakın geziyi ve sohbeti birbirimizi de göremez olduk. Aramıza görünmez bir varlık girdi, bizi birbirimize de göstermedi. Ne insafsız, ne merhametsiz ve vicdansız bir şeymiş, aramıza girdi ve bizi birbirimizden uzaklaştırdı. Aramıza bir hayalet gibi girdi ve bir korku ve tedirginlik soktu, aramızı açtı, sesimizden ve soluğumuzdan sakınır olduk, artık uzaktan uzağa konuşur ve belirli bir mesaafede buluşur ve anlaşır olduk. Tabi bunun birde  telefon trafiği var, internet ortamıyla birbirimizi görebiliyorduk. Nasıl bir illettir bilinmez, virüstür, cansızdır, ama nasılsa bir çoğalması vardır diyorlar. Bütün dünyaya yayılması da zaten bunun ıspatı olmuyor mu?

Dikkat etmişsinizdir, dünyanın öyle bir yerinden zuhur etti türedi, oranın insanları temiz, pis demeyip her şeyi yiyip içiyolarmış. Yılan, çiyan, böcek, örümcek, kedi ve köpek. Bu da insana çok kötü bir örnek. Temizliğe de işte onun için ısrarla deniyor edin riayet. Biz müminler için temizlik imanın bir şubesi ve şartıdır, en az günde beş  vakit namaza abdestle buna uyarız. Bu bize zevk ve haz verir, sabunsuz temizlikte bir eksikliktir. Bu  devlet büyüklerimizin sözlerini de tutacağız elbette. Yeniden eski sohbetlerimize kavuşmak için, maskelerimizi takacağız, mesafelerimizi koruyacağız ve temizliğimizi de yapacağız. Çünkü, Allah’ın bu görünmez askerleri tetiklenip üzerimize salınmış, bunlardan kendimizi bildirilen tedbirlerle koruyup kollayarak birbirimize de yardımcı olacağız. Sanırım farkındasınız bu Korona virüs salgını dolaysıyla huylarımız değişti, düşüncelerimiz farklılaştı, hayata bir tuhaf bakar olduk. Bilmem camilerde tuttuğumuz saflarla ilgili neler hissediyorsunuz? Bu şekilde  kıldığımız namazlar da bile hâleti ruhiyelerimizde çevreye bakışlarımız da bir donukluk, bir soğukluk ve bir kopukluk var. İki haftadır Cumaya gidiyor ve sadece Cuma namazını kılıp dağılıyoruz. Sonra hiçbir nafile namaz kılmadan kalkıp gidiyorum. Dikkat ediyorum, yüzlerde bir tatlı tebessüm, gözlerde bir cevvaliyet, hâl  ve hareketlerde manevi bir huşudan dışa yansıyıcı ve gönül okşayıcı bir ulviyet göremiyorum. Cuma namazı sevincinin dalga dalga kalpleri rikkate getirdiğini hissedemedim. Bilemiyorum, bu bana çok dokundu. Oysa evden sevinç ve heyecanla maskemi taktım ve sokağa çıktım. Camiye yürüyerek ve arada bir dinlenip mola vererek ağır ağır gittim. Sokaklar tenha idi, camiye varasıya  kadar yolda çocuklarla karşılaştım, bir iki eli seccadeli ile selamlaşıp camiye geldim. Cami avlusuna girdim, çam ağacının altında bankta oturan kişinin yanına varıp selam verdim ve bankın bir köşesine de ben oturdum. Malûm ya sosyal mesafeyi korumak gerekir. Selamımı alan arkadaş, az sonra bana bu camide namaz kılınmıyor mu dedi. Kılınıyor dedim. Hani kimse yok namaz vakti geliyor dedi. Geçen hafta ben Cumayı burada kıldım gelirler dedim. Seslenmedi ve biraz daha oturup kalktı gitti. Tedirgin bir hâli vardı, anlayamadım  neden gittiğini.

Ezan yaklaşınca elinde seccadesiyle gelenlerin bir kısmı caminin içine girerken, bazıları da dışarıda ağaçların altına seccadesini serip Cumayı kılmayı tercih ediyor görüyorum. Bu arada, çok belirgin, Cumaya eski rağbetin olmadığına üzülerek şahit oluyoruz. Bu korona virüs belâsından önce caminin içi doluyor ve avlusu da zaman zaman doluyordu. Şimdi sosyal mesafe uygulamasında bile cemaatte o eski yoğunluk yok. Yani, insanlarda bir tedirginlik var, inşallah bu yakın zamanda geçer. Ben gelenlerin içinde eş-dost ve tanıdıklarla selamlaşıp hoş beş ediyorum. Din görevlisi kardeşimizde gelenlerle ilgileniyor. Dikkatimi çeken bir iki husus oldu. Cuma günleri selâ neden acaba daha önceki gibi namazdan yarım saat önce verilmiyor? Ezana müteakip selâ okunuyor, bu garip olmuyor mu? Cuma namazına gidecek olanlara bir uyarı/hatırlatma ve hazırlık safhası gibi selânın okunması gerekmiyor mu? Bir de camide bir sessizlik ve ıssızlık hakim, ne Kur’an okunuyor ve ne de bir beş on dakikalık olsun bir konuşma var! Sebebi hikmeti nedir acaba diye cemaat de soruyor. Hutbelerin kısa tutulması ve Cuma namazından sonra kısa bir dua ile cemaati kendi hâline bırakma iyi de, bu olanüstü uygulamaya yönelik  değerlendirme çerçevesinde irat edilen kısa hutbeler, Kur’an’dan Peygamber kıssalarından hazırlansa ve zamanımızın virüs salgınıyla irtibatlanarak, anlamlı ve  düşündürücü cümleler kurarak anlatılsa daha etkili olmaz mı?  Evet, ifade etmeye çalıştıklarımız yapılsa, belki Cuma namazlarına bir canlılık ve hareketlilik gelecek, dolayısıyla ilgi de  daha çok artacaktır diye umuyor ve düşünüyorum. Evet bu Cuma intibalarımız da böyle, sevgi, saygı ve muhabbetlerimle.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.