TEFEKKÜR - Yapay zeka ve robotlar

Bundan sonra bir çok işi robotlar yapacakmış, o günler yakınmış. Yapay zekâ, robota programlanıp, insanlık hizmetine sunulacakmış. Teknoloji her gün b...

Bundan sonra bir çok işi robotlar yapacakmış, o günler yakınmış. Yapay zekâ, robota programlanıp, insanlık hizmetine sunulacakmış. Teknoloji her gün bu noktaya doğru hızla ilerliyormuş. Bazı ülkelerde bu konuda çalışmalar son aşamaya gelmiş miş! Dolayısıyla insanların çoğu işsiz kalacak, sokaklar boş insanlarla dolacakmış. Şimdiden bunun endişesinin telaşı başlamış mış. Hatta bazı devletlerde robotlar, bir takım fabrikalarda işe başlamış, dış alanlarda da hizmet vermeleri için deneyler yapılıyormuş. Akıllı telefonlar bu gelişmelerin toplumda ilk habercileriymiş. Bu konuda sosyal medyada birçok videolar dolaşıyormuş. Bunları, halk tabakası heyecanla sohbet toplantılarında, birbirleriyle yarışırcasına tartışıyorlar. Buradan bir adım ileri attın mı, konunun bilimsel tezgâhında bir iki volta atanlarla karşılaşıyorsunuz. Onlarda bir boyut yukarıdan olayın gelişmişliğini ifade ediyor ve yapıyorlarmış’ı kaldırıp, yapıyorlar yaklaşımıyla yapay zekâ ve robot sanayiini dillendiriyorlar. Öyle veya böyle bilimsel gelişmişlik ve teknolojik ilerlemişlik noktasında, yüreklere heyecanla birlikte korku salınmaktadır. Olayın gelişim süreci, medyatik reklam hikayesi ve daha başka versiyonlarıyla halka mâl olma durumu böyle seyrederken, gerçeklik açısının ne aşamada olduğunu tabi bilmiyoruz. Ancak, olayın insanlar arası sosyal sohbet halkalarında bahsedilmesinden daha önde bir seviyede seyrettiğini düşünüyorum. Kamuoyuna akseden bu şayialardan, aksetmeyip deneme ve bekleme sürecinde olanlar elbette farklıdır. Netice, işleme sokulduğunda tam belli olacak? Eğer söylenenler gibi ise, bu dünyada bir devrim yaşanacak demektir. Yani, müthiş bir değişim ve dönüşüm olacak? Bu durum insanları mutlu ve huzurlu edecek mi? Sanmam: Çünkü, kurulan hayaller gerçek olmuş, fiziki hareketliliğe ihtiyaç kalmamış. Ne istersen elektronik hareketlilikle belki bir tuşa dokunmaya bile gerek olmadan, doğal zekâ ile yapay zekâ akıldan geçeni harekete geçirip, istediğini önünde hazır edecek! Ama, tam bu anda bizim Molla Recep, duruma müdahale ediyor. Hem de biraz asabice, sen ne diyorsun yahu! Bu anlattığın ancak Cennette olur. Dikkat et küfre giriyorsun diyor. Ama, unutuyor; elindeki teknolojinin en son gelişmiş akıllı cep telefonunu. Onunla, oturduğu yerden dokunarak az iş mi yapıyor? Neyse, aziz dostum sen bu sanal dünyada, yaşam alanının bir çok yerine ânında ulaşıyorsun. Unutma; çok zorluklar kolaylaşıyor ve rahatlığın zirvesinde istediğin gibi fing atıyorsun. Yapay zekâ ve robotlarla belki daha farklı boyutlarda olacaksın. Acele etme!   

      Ama, unutulan ve unutulmanın sıkıntısını, deprasyonunu çekip ve neticesi acı olan kaybını ne yapacaksın? Doğal besinler istiyorsun, doğal yaşamdan bahsediyorsun. Yapay zekâ ve robot sanayiinde geziyorsun. Adama, bu ne perhiz , bu ne lahana turşusu demezler mi? Dikkat et, bu yaşamdan nasıl bir mutluluk bekliyorsun? Eşyanın tabiatı diye bir şey vardır, zıtlıklar dünyasını işaretleyen. Sen bu yolu, yapay zekâ ile robotların ürettiği fabrikanın mamullerini tüketerek ağız tadı ile sağlıklı yaşayabilecekmisin? Bakın size doğal yaşamdan bir örnek verip yazımı noktalayayım. Ben eskiden kitap ciltliyordum, takım-taklavatım vardı. Vatandaş darmadağınık olmuş bir kitap getiriyor, ciltlememi istiyordu. Bazıları pazarlık bile yapmıyor, sen yap kaç para ise ben veririm diyordu. Ben kitabın bütününü söker, temizler tamiratını yapar, yapraklarını ütüler, fasikül-fasikül dikip ciltler, matbaada etrafını traş edip düzeltir ve sonra kapağını yapar, kitabın adını üstüne ve arkasına düzenli bir şekilde yaldızlı olarak kumpasla yazar, müşteriye verecek şekilde hazırlardım. Müşteri gelince, işte kitabın hazır diyordum. Eline alır, sağına-soluna bakar, açar içine bakar, çok sevindiğini ve şaşkınlık içinde kitabı incelediğini görünce bende sevinir ve memnun olurdum. Müşteri, yahu bu yepyeni olmuş, ben kitabımı tanıyamadım der ve bana dualar ederdi. Ben o andaki mutluluğumu unutamıyordum. Verdiğim emekten sonra güzelleşen çalışmamın sonucu bana müthiş bir haz veriyordu. Bilmem anlatabildi mi? Efendim. Esen kalınız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.