GÜNDEM : Yeni tarz sömürü düzeni süreci

         Bu hafta gündem yine sömürü düzeninin aktörlerinin entrikalarıyla devam ediyor. Yıllardır sürdürdükleri aldatma, avutma ve uyutma politikalarıyla, farklı taktikler uygulayarak ayni menhûs zihniyetlerini sürdürüyorlar. Bunu en fazla Afrika ve Asya ülkelerinde yapıyorlar. Amaçları eski kolonilerini elden kaçırmamak ve alışkanlıklarını devam ettirmektir. Bu arada bazı piyonlarını da ileri sürüyorlar, Şimdi, Mısır ve BAE gibi.Bunları çok iyi bilen ve takip eden devlet adamlarımız, ülkenin hak ve menfaatlerini korurken, haksızlığa uğrayanları da uyarmaya çalışıyorlar. Bu hengamede gündemin bir iyi ve önemli gelişmesi de, gafletten uyanan mazlum milletlerin gün be gün artmasıdır. Bu ortamda kendilerini kimlerin gerçekten hak adına savundukları ve sahiplendiklerini görmeleridir. İşte, esas gündemin nirengi noktası bu, bunun etrafında birleşmek ve zalimlerin tuzaklarına düşmemek önemlidir. Dolayısıyla, bu tarihi hareketliliğin içinde insan nelerin şeklinin, şemalinin değiştiğini, değişim ve dönüşümlerin nasıl oluştuğunu iyi takip etmesi lâzım. Bu konuda İslâm âleminde ümit verici şimşeklerin çaktığını görüyoruz. İnşallah bu gidiş yakın zaman da hidayet aydınlığına da ulaşacaktır. Şimdi gündem de bu gelişmeler de var. Lâkin bu hareketlerden içimizde rahatsız olanlar var onları anlamıyorum. Türkiye olarak orada ne aradığımızı soruyorlar. Yahu burası bizim bölgemiz, İngiliz’e, Fransız’a, Rus’a ve Amerika’ya sorsanıza, siz denizler aşırı ve kıtalar ötesinden gelip burada ne arıyorsunuz? Evet dostlar, çevremizde olanlara bîgane kalamayız, onlara insanlık ve İslâmlık adına sorumluluklarımız var ve o hainlerin yaptıkları hainliklerin ucu bize de dokunuyor.

        Tarihte yaşanan süreçlerden biliyoruz ki, zuhur eden değişim ve dönüşümler, insanlık arasında hareketlenmelere ve hatta savaşlara neden olmuş. Bu çatışmaların sonucunda başarı ve üstünlük sağlayanlar, diğerlerini hükümranlığı altına almışlar ve galip gelenler mağlûpları yönetmişler. Herşey bitmiş mi, hayır; yeni bir değişim ve dönüşüm dönemi başlamıştır. İnsanlar ya hak adâlet adına veya bâtıl ve cehalet anlayışına göre yönetilmişlerdir. Tarihte bu her iki alanda didişmeler sürüp gitmiş ve zamanımıza kadar da gelmiştir. Birileri hak ve adaleti tesis edeyim, insanları huzur  ve mutluluk içinde yaşatayım demiş ve o yolda nücadele vermiş. Diğerleri de insanları kendine kul köle yapmak, emeğini, alınterini malını-mülkünü, kültürünü ve inancını sömürmekle uğraşmışlar. Egemenlikleri altında o devletleri güçsüzleştirip, rezil ve sefil etmişler. Tarihte böyle olaylar çok yaşanmıştır. Bunların uzantılarını zamanımızda da görüyoruz. O zalimler bunu her zaman acımasızca yapıyorlar. İşin garibi haksızlığa uğrayanların çoğu, bu alçaklığı göremiyorlar. O fırsatçı zulmün aktörleri de oyunlarını, o mazlumların içinden buldukları o  hain piyonlarla, onlardanmış! Aldatmacasıyla sürdürüyorlar. Evet, onların bu yolda tükenmez sermayeleri de, o ülkelerin  içine saldıkları korku, gaflet ve ihanettir.

        Asırlardır bu sömürgeciler gizli emellerini yaşamak için, hiç utanmadan, sıkılmadan, yüzsüzce ve insafsızca, zulüm ve vahşetlerine devam ediyorlar. İfade etmeye çalıştığımız gibi bu yaptıklarını demokrasi, barış ve özgürlük adına olduğunu empoze edip acındırarak yaparlar. İşte her zaman olduğu gibi, gündemimiz de yine bunlar var. Alışılmışlığın verdiği hazla suçlarını hak ve adaleti tesis edip zulmü ve haksızlığı ortadan kaldırmak isteyenlerin üzerine atmaya çalışmaktadırlar. Yavuz hırsız ev sahibini şaşırtırmış misali, hâlen sefalet içinde olan toplumları kandırmaya çalşıyorlar. Ama enteresandır, insan anlamakta zorlanıyor bu sahtekâr ve zulümkârlara yardakçılık yapanları. Yaptıklarının insafsız ve iğrenç delilleri ortada iken, bunları nasıl görmezden geliyorlar! Afrika ve Asya’da birçok devlet onların dillerini konuşuyor, kültürlerini yaşıyor, onlara hamallık ve işçilik yapıyor yine de tam uyanmıyorlar. Gerçi, gündemde onlarda da uyanışa doğru bir hareketlenme var. İstikbal inşallah bu uyanışların şahlanışı olacaktır. Bu konuda Allah’ın izniyle ümitvarım. Amma ve lâkin ülkemizde de bu gerçekleri görmeyen nadanlar var onlara ne demeli? Ne arıyoruz Suriye’de, Katar da ve Libya da diyorlar. Yahu, burası bizim coğrafyamız, adamlar dünyanın başka coğrafyalarından, kıtalarından gelip buradan bir şeyler kapmaya çalışyorlar. Biz bunlara burada karşıdan bakıp seyirci mi kalacağız? Elbette bu zalimlerin haddini Allah’ın izniyle ve haktan yana olan kardeşlerimizle birlikte bildireceğiz. İşte bu iman bilinciyle devlet adamlarımızın arkasındayız, maddi manevi her türlü destekçileriyiz. Allah yar ve yardımcıları olsun. Hoşça kalınız efendim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.