Haftanın yorumu - Duygu ve düşünceleri yönetmek

Son zaman şu sosyal medya denilen internet ortamında yayınlananların bir iler tutar yanı kalmamıştır. Yalan dolan, iftira, hakaret, istihza ve her türlü şenâet işlenir olmuş. Bilgiçlik taslamak, birbirlerini övgü ve methu sena da yarışmak, edebiyat yapıyorum havasıyla kültür, sanat istismarına kalkışmak, sosyal medyada artık kol geziyor. Hele birde şu son günlerde aile mahramiyetlerine dil uzatılması, insanların inançlarıyla alay edilmesi, hakarete ve küfre varan sözlerin edilmesi, artık haddi aşmanın son kertesi olsa gerektir. Cumhurbaşkanını bile çileden çıkaran 1 Temmuz Çarşamba günü AKP İl Başkanları toplantısındaki konuşması cidden vahim bir olayın ifşasıdır. Kontrolünü kaybetmiş kokuşmuş bir zihniyetin, dışa vuran iğrençlikleri bunlar. Bu pisliklerin önü kesilmeli, herkes her ağzına geleni söylemeye kalkmasına izin verilmemelidir. Her şeyin bir sınırı ve bir seviyesi olmalı, kimse kimseye hakaret etmeye kalkmamalı, kalkanlar yasalarla hizaya getirilmelidir. Özgürlük, kişinin her aklına geleni söylemesi olmamalıdır. İnsanlar, duygu ve düşüncelerini yönetmesini bilmelidir. Akıl, irade, bilgi  ve muhakeme bu konuda önemidir. Ancak, bunların delilli ıspatlı ve yerli yerinde kullanılması, kişi ve toplum için daha da önemlidir.  Bu konuda yoldan çıkanları yola getirmekte yasaların, hukuk ve adaletin işletilmesiyle devletin görevidir. Büyük bir nimet olan İnternet, nikbete dönüştürülmemelidir. Dolayısıyla bunu kullanan akıl da başa belâ olsun diye değil, başa  gelecek olan belâyı baştan uzaklaştırsın diye verilmiştir.

COVİD-19 MÜDAHALESİNİN DENGESİZLİKLERİ    

Dünyanın sosyolojik dengesini bozan Covid-19, hâliyle ülkemizin de dengesine zarar verdi. Yani, Türk nilleti olarak bizde nasibimize düşeni aldık ve almaya da devam ediyoruz. Allah razı olsun bu konuda gereken duyarlılığı gösteren devlet adamlarımızdan, vaktinde aldıkları tedbirlerle birçok ülkenin uğradığı kayba ve sıkıntıya uğramadık. Özellikle Sağlık Bakanımız ve tüm sağlık çalışanlarımız büyük bir özveri ile verdikleri mücadeleler takdire şayandır. Ancak, bu kararlı, ciddi ve samimi çabalarla her şey bitmiş değil, ayni temponun devamlılığı ve daha iyiye gitmesi için vatandaşların alınan bu kararlara uyması gerekmektedir. Özellikle üzerinde durulan üç kurala mutlaka riayet edilmelidir. Çünkü, virüsün bulaşıcılığını önlemek için bunlara uymak şart. Normalleşmeye ulaşmak için kısıtlamalar kalkarken, üç temel kuralı asla terk etmeyin denmektedir. Sosyalleşmede, ekonomik sıkıntılardan kurtulmak için iş yerlerinin açılması ve işlerlik kazanmasıyla sürekliliğin devam etmesi, virüs salgınından korunmakla olacağını hepimiz biliyoruz. O zaman, bildiklerimizi yaşamımıza uygulayalım. Mesela, kahvelerde, oyun olmasını ve semt pazarlarının devam etmesini istiyoruz. Yani, bir an evvel normalleşmeye geçmek istiyoruz, ama unutmamamız gereken  bir şey var, her nimetin bir bedelinin olması. Bu nedenle sağlıklı olmanın ve sağlıklılığı sürdürmenin de bir bedeli var. Şu son zaman bu bedelin ne kadar değerli ve önemli olduğunu sanırım çok iyi anladık. Bir kişiden çıkıp dünyaya yayılan bu virüsü, bir kişide dahi kalmayacak şekilde hayatımızdan çıkarmanız gerekmektir.

SÖKE’DE DOĞRU DİYEYAPILAN YANLIŞLAR  

Vatandaşların oylarıyla seçilip iş başına gelenler, sonra vatandaşlar için yapılacak olan önemli projeleri vatandaşların oylarına sunmuyorlar. Benim idealimdi, hayalimdi ve ahdimdi deyip kendi kafalarına buyruk hareket ediyorlar. Bunlar da haliyle vatandaşların gerçek ihtiyaçlarına cevap vermiyor, tam aksine başka sıkıntıların ortaya çıkmasına sebep oluyor. Mesela, Belediye Başkanlarından birisi Koca Caminin dibine Belediye önündeki parkın köşesine ve çarşının da tam orta göbeğine Balık satış yeri yaptırması. Bir diğerinin hiç gereği yokken uygunsuz bir yere Harikalar Parkı yapması ve şehrin ortasına  özel bir merakla Bedesten yaptırması. Bunlarda yetmedi Aydın caddesini güzelleştiriyorum düşüncesiyle daraltması ve şehrin hükmet önünde zaten dar olan Cumhuriyet meydanını  da lûzumsuz taklar ve gereksiz havuzlar inşa etmekle daha da daraltması gibi. Şimdi ise Cumhuriyet meydanındaki o takların kaldırılmasından bahsediliyor. Yani, doğru diye yapılan bu yanlışlardan ne zaman vaz geçilecek ve gerçek manada vatandaşın fikri böyle önemli konularda ne zaman sorulacak? Bu arada pamuktan kaçış sinyalinden bahsediliyor, bunun gerçek sebebi hikmeti neden bilimsel manada sorgulanmıyor? Anlayamadığım üç enteresan habere de değinmeden geçemeyeceğim. 1- Boynak suyu ile ilgili, Atburgazı ile Boynak arasındaki şebekeden bir vanada sızma varmış. Bu suyla ilgili Boynak ve Atburgazı ne alâka! 2- Sebze fiyatları ile ilgili tarla ile sera arasında çakışma olmuş, iki hafta önce bamya ve börülce 25 tl. idi buna ne demeli? Neyse, Söke Mimarlık ve Tasarım Fakültesi 2020-2021 öğretim yılında açılmasında belirsizlik devam ediyormuş. Bu konuyla meşgul olanların içinde, neden Sayın Kaymakamımız ve Sayın Belediye başkanımız yoklar? Haftaya görüşmek ümidiyle hoşça kalınız efendim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.