TEFEKKÜR -Uzun bir yoldan geldim yorgunum

Yıllar geçti gitti bir rüzgâr gibi, geçmeyen gitmeyen ve bitmeyen bir hayat var. Güneş doğmuş batmış, gece gündüz birbirini takip etmiş, mevsimler art arda gelmiş geçmiş. Hayat hep devam etmiş, ömrü en uzun olan hayata, damgasını vuranlar olmuş. Hiç sessiz ve sedasız gelip gidenler de olmuş. Ama hepsinin kaydının tutulduğu “Levhi Mahfuz” adında bir kâinat kütüğü var, her şeyin sicili, kot numarası ve kimliği orada kayıtlı. Hani derler ya yoktan bir şey var olmaz, var olan bir şey de yok olmaz. Doğrudur; her şey yokta var olur, varda yok olur. İşte kâinatta bu sistem işliyor, hem de hiç aralıksız ve durmadan. Amma velâkin, binaen aleyh, efemdime söyliyeyim, bilfiil bu sistemin içinde özel bir varlık var, insan. Sair çok yaratıktan farklı. Kâinatın kütüğü Levhi Mahfuz da, hangi sayfada ve satırda yer alıyor bilmiyoruz. Ama, önemli bir yerde kaydı olduğu muhakkak. O insan ki, kendisini tanımaya çalışan sorgulayan ve araştıran bir yaratık. Konuşuyor, ağlıyor, gülüyor, düşünüyor, kendisi dahil her şey ilgisini çekiyor. Bu arada elleriyle üretiyor, aklı ve iradesiyle de yönetiyor. Ancak, tedirginlikleri, aklını ve kalbini zorlayan bir takım bilinmezlikleri var. İçinden çıkamıyor, dışında duramıyor, düşünmese olmuyor, düşünse olmuyor. Bu konuda söylenenler, yazılanlar ve yapılanlar o kadar çok ki!.. 

      İleri gitse olmuyor, geri kalsa olmuyor, yerinde saysa hiç olmuyor. Doğdu, doğduğundan habersizdi, kendini bilmesi yıllarını aldı. Vücut yıprandı, ömür azaldı, birçok sorusuna cevap bulamadı. Gözleri uzaklarda, aklı ise gördüklerinde daha uzakta, bildikleri ve hayâl ettikleri kafasını kurcalamakta, gönlü birçok şeye ister ki yakın olmakta. Ama, ecel bazı mesajlarla göz kırpmakta, heva ve heves isyana hazırlanmakta, ruh ise Hakk’a ulaşmak için kanat çırpmakta. İşte bu hengamede yarım asırlık bir dostu ziyarete gitmiştim. Beni beklemiyordu zaar, yanına geldiğimi hiç kâle almadı. Uzun bir yoldan geldim yorgunum dedim. Belli ki, oda benim gibi bitkin, yıpranmış, yorgun ve argın zar zor ayakta durmaya çalışıyor. Çökmesin, göçmesin diye, çevresini beton duvarla çevirmişler. Ama, görünen o ki, artık çok ürün vermiyorsun. Yaşlanmışsın, sana bundan sonra anıt olarak bakacaklar? Gerçi, benim de senden kalır yerim yok ya. Neyse, hatırlar mısın o eski bol ürün verdiğin gümrah, her dalın, budağın ve yaprağınla capcanlı ve dimdik durduğun günleri? Üzerinde ürününü bize toplatır, ama alın bir tane de siz kırın yiyin demedikleri dönemleri?  Ben hiç unutmadım ve çok iyi hatırlıyorum. O davranışların anlamını da şimdi çözüyorum. Hey gidi yıllar hey!..

      Buraya her gelişimde yüreğim sızlıyor, ruhuma hüzün doluyor ve yorgunluğum bir kat daha artıyor. Evet dostlar, şu altında oturduğum ceviz ağacı benim hayatımın nelerine şahittir bir bilseniz? Ya şu karşıda o zaman ki halinden hiçbir değişime uğramadığını gösteren dik duruşuyla ve yemyeşil canlılığı ile göğe yükselen Kara Zelvi, eğilse de bir dile gelse, anlatsa. Kim bilir çevresinde yaşananlardan kaç hikaye kitabı yazılır. Kaç asrın tarihine gözlemcilik yapmıştır. Yüce Allah, Kutsal kitabında incire ve zeytine yemin ediyor, bu yeminlerin bir anlamı ve amacı var incirin ve zeytinin kutsallığının belgesi değil elbette. Her canlının bir simgesi olduğunun belgesidir anlayana. Evet, bu arada Faruk Nafiz Çamlıbel’in “Han Duvarları” şiirini de lütfen hatırlayın. Tabi bunun yanında Bekir Sıdkı Erdoğan da var “Hancı” şiiriyle. Biraz hoyratça ama, ders almaya mani değil. Yol yorgunluğunun insan için ne anlamlar yüklü olduğunu ve bu yolun mana zenginliğinde ne insanların boğulduğunu anlarsınız. Evet, menzile daha kaç durak var bilmiyorum, ama yaklaştığıma eminim. Bütün dostlar için hayırlı yolculuklar diliyorum ve mutlu sonlar temenni ediyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.