Geçmişimden Kırık Dökük (23 )

Devam...

“Mehmed Âkif’i Biz Böyle Tanımazdık”

İkinci yıl, ikinci dönem Yeni Türk Edebiyatı dersimize Akif Öncül Bey geldi. Mehmet Aydın’ın yerine atanmıştı. Sıra tam da Millî Edebiyat konularına Türkçülük akımından sonra Mehmet Âkif’e gelmişti. Ben Mehmed Âkif’in nesir yazılarından neredeyse bîhaberdim.  Ama Safahat’ı lisedeyken baştan sona okumuştum. Safahat’ı iyi tanıyordum. Sıra Âkif’e gelmişken bahane ile Safahatı kütüphaneden aldım, tekrar okudum. Öğretmenin anlattıkları ile de Mehmed Âkif hakkındaki bilgilerim artmış, düşüncelerim gelişmiş oldu. Nesirleri ile ilgili olanları da hoca anlattı, örneklerini birlikte okuduk. Böylece Âkif ile ilgili hayli kanaat hâsıl oldu. Başlangıçta, sınıftaki pek çok arkadaş Âkif ile ilgili konulardan sıkılmaya başlamışlardı. Çünkü Âkif hakkında yanlış bilgilendirilmişlerdi. Âkif onlara göre “sofunun tekiydi”.  Ama dersler ilerleyip de Âkif’in sosyal konulardaki fikirleri ortaya dökülmeye başlayınca düşünceler değiştiği gibi suratların aldığı biçimler de farklılaştı. Elimde Safahat’ı gördükleri zaman hem Âkif’i hem de beni istihfafla süzenler, “Biz Âkif’i böyle bilmiyorduk.” demeye başladılar. Ben de siz “Akif’i okumuş muydunuz ki...” diye cevap verdim. “Bir yazarı, şairi tanımak ve tanıtmak için eserlerine, yazılarına, şiirlerine bakmak gerektiğini” de...

Öğretmene Saygısızlığın Cezası

Bitirme sınavlarında idik. O günkü sınavımız Türkiye Cumhuriyeti ve İnkılap Tarihi idi. Türkçe ve Sosyal Bilgiler bölümü okul koridoruna aldılar. Matematik ve Fenleri de sınıflara dağıttılar. Koridorda ben ayakta kaldım. Beni de Matematik sınıfları içine gönderdiler. Pencerenin önüne düştüm. Haziran güneşi -saat 10 sıraları- olabildiğince içeriye ve yüzüme başıma vuruyor. Sıcaktan bunalmışım. Sınav bir an önce başlasa da cevaplayıp çıksam diye bekliyorum. İçeriye bizim tarih öğretmeni Lütfi  Bey girdi. Matematik bölümü öğrencileri, Lütfi Beye “Ceketleri çıkarabilir miyiz, hocam?” diye sordular. O da “Elbette, havalar sıcak..” dedi. Sınıfçak ceketler çıkarıldı ve sandalyelerin arkasına asıldı. Ben ise ceketsiz ve kravatsız gelmiştim. Lütfi  Bey çıktıktan sonra Mektematik bölümünün öğretmenlerinde adını yanlış hatırlamıyorsam Selahattin Bey geldi. Selahattin Bey, yaz kış ceket ve kravatla dolaşır. Özellikle kravatsızlardan hazzetmezdi. Sınıfa girer girmez herkesi ceketsiz görünce, “Ceketleri niçin çıkardınız?” diye sınıfa çıkıştı. Arkadaşlar da “Lütfi Bey izin verdi.” dediler. Sert bir dille “Lütfi Bey edebiyatçıların öğretmeni, giyin ceketleri!” diye sınıfı payladı. Bunun üzerine bütün sınıf ceketlerini giydi. Ben arka sırada oturuyordum. Gözünü bana dikti. Yavaş yavaş sıraların arasından dolaşarak yanıma geldi. “Senin ceketin nerde, niçin giymedin?” diye oldukça yüksek sesle azarladı. Ben de nazikçe ayağa kalktım ve yumuşak bir ses tonu ile “Efendim, ben Türkçe bölümündeyim, Lütfi Beyin öğrencisiyim.” dedim oturdum. Kendi sözüyle, kendimi tuzağa düşürdüm. Hızla sınıftan çıkıp gitti. Arkadaşlar dönüp bana baktılar, herhâlde iyi ettin demek istediler. Bir daha o öğretmen sınıfa gelmedi, yerine başka bir gözetmen geldi. Soruları yazdırdılar. Kolaydı cevapladım. Kağıdı teslim ettim, sınavdan çıktım.

Bu sınavdan başarısız oldum. Şöyle ki Türkçe ve Sosyla Bilgiler bölümleri ile Fen ve Matematik Bölümlerinin soruları farklı imiş. Ben matematik bölümü öğrencilerinin arasında olduğum için onların sorularını cevaplamışım. Bize daha ayrıntılı, şıklı sorular sorulmuş. Benim onlardan haberim yok. Bize yazdırılanı cevapladım, çıktım. Dolayısıyla yeterli notu alamadığım için bütünlemeye kaldım. Sadece Türkiye Cumhuriyeti ve İnkılap Tarihinden bütünleme sınavlarına geldim. 28 Ağustos günü sınavımız vardı. Girdim. İyi bir puan bekliyorum. O gün yatakhaneye gidip iyi bir uyku çektim.

Devam edecek...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.