Geçmişimden Kırık Dökük (30 )

Devam... Teminde sıkıntı olmasın diye Ereğli Lisesinin orta kısmı birinci sınıfta okutulan kitapların seçilmesinin daha doğru olacağını bana Ereğli’de...

Devam...

Teminde sıkıntı olmasın diye Ereğli Lisesinin orta kısmı birinci sınıfta okutulan kitapların seçilmesinin daha doğru olacağını bana Ereğli’deki okul yöneticilerinden biri tavsiye etmişti. Kaya Beyin bundan haberi yoktu. Ama açık vermedi.

O hafta sonuna kadar öğrenciler kıyafetlerini ve ders malzemelerini temin ettiler. Ders programını yaptık. Ben Tükçe ve Tarih, Coğrafya, Yurttaşlık Bilgisi, Din Bilgisi derslerini, Kaya Bey ise Fizik, Kimya, Tabiat Bilgisi, Matematik, Beden Eğitimi derslerini aldı. Yabancı Dil, Resim-iş ve Müzik derslerinin öğretmen ihtiyacını  karşılayamamıştık. Ben bütün derslerimi sabah saatlerine toplamıştım. Öğleden sonra şehire inip okulun işlerini takip ediyordum. Çünkü okulun eğitim öğretim işlerini, şehirdeki okul yönetici ve memurlarına danışarak, onlardan öğrenerek yürütebiliyordum. Hele mali işleri vardı ki, çoğu terim ve işlemleri bir türlü hatırımda tutamıyordum. Bu yüzden sık sık sormak lüzumunu duyuyordum. Aynı kişilere sormaktansa başka başka okullara gidiyordum. Pek çok okul memur ve mutemetleri ile ahbap olmuştum. Hâlen kendilerine şükran borcum olduğunu düşünür hepsinden Allah razı olsun, derim.

Yazışmalarımızı hep elle yazıyorduk. Çünkü okulun daktilosu yoktu.

Ödenek Yağmuru

Ekimin 14’ünde disiplinli bir şekilde eğitim öğretime başladık. 83 öğrenci ile okul açıldığını gören Bakanlık, durumu değerlendirerek, oldukça yüklü ödenekler göndermeye başladı. Bunların harcanması demek olan gerekli malzemeleri almak ayrı bir problemdi. Belki de benim için öyleydi. Ne yapılacağını, nasıl harcama yapılacağını bilmiyordum. Maliyedeki genç arkadaşlar usanmadan bıkmadan yardımcı oldular. Devlet Malzeme Ofisinin kataloğunu verdiler. Orada harcamanın nasıl yapılacağını belirtiyordu. Harcama kalemlerine göre liste yaptım, tutarı kadar parayı Malmüdürlüğünden Afyon DMO müdürlüğüne havale ettirdim. Listeyi de aynı müdürlüğe posta ile gönderdim. Bir hafta kadar sonra kamyonlarla malzemeler geldi. Çelik dolaplardan, daktilo, müdür masa ve koltuğuna, kollu hesap makinesi, cetveller, pergeller, masa kalemleri, sümenler vb. akla ne gelirse geldi. Hepsini teslim aldım. Aynı zamanda okullarda kullanılacak basılı evrak ve defterler için de İstanbul Devlet Basımevine havale ve sipariş işlemlerini yaptım. Onlar PTT yoluyla geldiler. Gelen demirbaşları edindiğim demirbaş defterine, yoğaltılacakları yoğaltım defterine kaydettim. Bu arada Devlet Kitapları Müdürlüğünden de kitaplar gelmeye başladı. Bunları Bakanlık kendisi talep edermiş. Devlet malzeden kitaplık sipariş etmemiştim. Bir süre yeni ödenek gelene kadar onlar, paket içinde kaldı. Sadece fatura / liste üzerinden demirbaş kayıtlarını yaptım. Böylece iderecilik, muhasebecilik, devlet harcamaları vb. konularında epeyce bilgi sahibi oldum. Elbette bu işlerin yanında hiç aksatmadığım dersler idi. Öğrencilere, öğrencilikten yeni kurtulmuş olmama rağmen öğretmenliği en iyi şekilde yürütmeye çalışıyordum. Öğrencilerin büyük çoğunluğu köylerden geldiği için uysaldılar. Valilik izni ile aldığımız büyük öğrenciler, bahsedildiği gibi hiçbir problem çıkarmadılar. Hatta diğer küçük öğrencilere (11 yaşından 18 / 19 yaşına kadar öğrencimiz mevcuttu) ağabeylik, ablalık yaptılar.

Kış yaklaşmıştı. Okulun ısıtılması gerekiyordu. En az üç sobaya ihtiyaç vardı. Bu işi de belediye başkanı üstlendi.  Değişik kurumlardan sağladığı kömür sobalarını ve borularını belediye elemanları ile getirip kurdular. Yine belediye imkânları ile yakacağımızı temin etti. Sobaların yakılması, temizlenmesi işini ilk zamanlar öğrencilerle beraber yapıyorduk. Böylece onlar, bu tür sobaların temizliğinin yapılmasını, sağlıklı yakılmasını da öğreniyorlardı. Çünkü köylü çocukların kömür yakma işinden haberleri yoktu. Onlar okula çoğunlukla erken geliyorlardı. Sobayı yakıp başında ısınmak için... Evlerinde sabahları ateş yakmıyorlardı. Bunu bildiğim için ben de erken geliyordum.

Okul işleri yoluna girmişti. Yine de ufak tefek güçlükler çıkıyordu. Bu arada belediyeden bir hizmetli bize yardım etmekteydi. Bir hizmetli kadrosu verildiğini öğrendik. O zamanın usullerine göre duyuru yaptık. Süresi içinde bir kişi müracaatta bulundu. Gerekli evrakları tamamladı. Birden çok olsaydı sınav yapılacaktı. Ama yine de ben, hesap işlerinden ne kadar anladığını, okuyup yazma durumunu öğrenmek için birkaç şey yazdırdık, hesap yaptırdık, mülakat kabilinden. Daha sonra gerekli işlemleri tamamladık. Ve göreve başlattık. Bu sırada maaş ve bordro işlerini, mutemetliği bize yetecek derece öğrenmiştim.  Devam edecek...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.