Haftanın yorumu- Siyasi partileşmeler serüveni

Son zaman ülkede siyasi arenada dikkat çeken hareketler oluyor. Siyasi partiler içlerinde çekişiyorlar, parti içi önemli bir makama gelene, Sen başkas...

Son zaman ülkede siyasi arenada dikkat çeken hareketler oluyor. Siyasi partiler içlerinde çekişiyorlar, parti içi önemli bir makama gelene, Sen başkasın! Diyenlere takılanlar, öyle ya ben başkayım, bu partide benim önemli bir yerim var, neden yeni bir parti kurup iktidara gelmiyeyim hevesine kapılıyor, meydana atılıp şansını deniyor. Sonuç  bazıları Meclise girebilirken, biri ancak Mecliste gurup kurabiliyor. Şimdi yine böyle bir dönem yaşıyoruz. Dolayısıyla bu yeni parti çalışmaları ülkeye olumlu bir hareket getirir mi? Hiç sanmıyorum; çünkü hiç birisi yeni bir fikirle gelmiyor. Mesela, ekonomide, milli eğitimde, bilim ve teknolojide, iç ve dış siyasette ortaya koydukları bir şey yok. Plan ve proje olarak yenilikleri nedir? Deva Partisi imiş, ne güzel isim değil mi? O zaman, ülkenin rahatsızlıklarına nasıl bir deva düşünüyorlar diye bakıyoruz, orijinal bir yenilik göremiyoruz. Gelecek Partisi imiş, iyi ve güzel  de ülkeye nasıl bir gelecek düşünüyorsunuz? Bu iktidar gitmeli, neden? Ülkeyi iyi yönetemiyorlar. Siz, nasıl yöneteceksiniz, sisteminiz veya yönteminiz nedir? Eski Parlementer demokratik sisteme dönmek. 7O Küsur yıl o denendi, birde bu sistemi deniyelim. Olmaz, bu tek adam yönetimi, bunu istemiyoruz. Detaylara girip konuyu dağıtmak istemiyorum. Ancak önemine binaen bir noktayı vurgulamak istiyorum. Vatandaş bu sistemi istedi ve beş yıllıkta bir onay verdi, sabredin bakalım bu süre bir dolsun. Zaten iddialarınızı ıspatlayacak ortaya bir delil koyamıyorsunuz ve herhangi bir ciddi yenilikle de gelmiyorsunuz ve sadece laf üretiyorsunuz. Vatandaşın bir çoğu böyle diyor.

ALTERNATİF DİYE BİR ŞEY VARDIR      

  Bu arada, CHP olağan genel kurulunu yaptı, Sayın Kemal Kılıçtaroğlu yeniden Genel Başkanlığa seçildi, hayırlı olsun. Gerçi karşısında güçlü ve daha önceden çalışıp çabalayan bir rakip yoktu. Sayın Muharrem İnce bu sefer Genelbaşkanlık yarışına girmedi. Ama, bu günler de yeni bir parti kurma hazırlığında olduğunu medyadan izliyoruz. Bakalım ileriki günlerde neler göreceğiz. Bu hengamede MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, İyi Parti Genel Başkanı Sayın Meral Akşener’e evine dön çağrısı yapmış, yani MHP’ye geri dönmeye davet etmiş. Olur mu dersiniz, hiç sanmam, zaten hoş karşılamamış. Sayın Akşener’in MHP’ye alternatif olacak farklı bir programı, projesi var mı? Bilmiyorum, şimdiye kadar göremedik, birlik oluşturdukları partilerle sürekli bir uyum sağlayacaklarına da ihtimal vermiyorum. Sadece, Sayın Erdoğan gitsin politikası üzerine siyasi bir düşünce oluşturup iktidara yürümekle başarıya ulaşılmaz. Mesela, ekonomide faizi kaldırmak, Milli Eğitimde siyasi politikadan arındırılmış  bir eğitim sistemi tesis etmek, Dinde Kur’an merkezli yenilenmeye gidecek bir güncelleme yapmak gibi değişim, dönüşüm ve gelişimlere yönelik projeler ufukta görünmüyor. Ayrıca bunları uygulayacak ehil, uzman ve inandırıcı kadrolar ortaya çıkmıyor. Dünyanın gidişatını görüyoruz, teknolojide jet hızıyla giden süper devletler bir virüsün oyuncağı oldu ve birçok dengeler bozuldu. Önümüzde gelen güz ve devamında kış var ve Gripli günler başlayacak, daha birini atlatamadan ikincisi devreye girerse sıkıntımız nice olur? Öyle anlaşılıyor ki, bundan sonra farklı bir dünyada yaşayacağız. Bilimin ve fennin farklı bir dönemecindemiyiz bilemiyorum? Ama gelecek günler daha problemli ve sorunlu olacak diye düşünüyorum.

KORONALI GÜNLERLE MÜCADELEYİ KAZANMALIYIZ    

 Bu yıl Kurban Bayramında trafik canavarına geçen yıllara oranla çok kurban vermedik, bu acımızı biraz teskin etti. Ama bu sefer de Korona virüsün arttığını gördük o üzüntümüzü arttırdı. İçişleri ve Sağlık Bakanlığı denetimleri arttırdı, alınması gereken tedbirlere riayet etmeyenler cezalara çarptırıldılar. Dünyadaki salgın sıkıntısını gördükleri hâlde bazı vatanlaşlar bu salgına inanmadıklarını söylüyorlar. Enteresan, her akıl bir olmaz diyorlar, doğrudur da, böyle akıllara da ne demeli bilmiyorum. Neyse, bütün bu farklılıklarla beraber hayat devam ediyor, yaz aylarının bir sıkıntısı da yangınlar, gaflet, cehalet ve sabotaja dayanan bu yangınlar, önemli vahametlerin sebebidir. Bu nedenle bunlar bu yangınlara sebep olanlar affı imkansız bir suç işliyorlar. Orman yangınları cinayetler serisidir, bir orman kaç yılda yetişir ve o armanın içinde ne canlılar yanıp kül oluyor, bunu düşünmek bile insanı çileden çıkarıyor. Bu konuda çok çok tedbirli, temkinli ve dikkatli olmak zorundayız. Unutmayalım böyle vahim yangın olaylarına sebep olanlar iflâh olmazlar. Bu arada, Söke’de sıkıntılı bir domuz istilası da var, bağ-bahçe ve tarlaları talan ettikleri vatandaşların şikayetleri arasında. Evet, Boynak suyunun Yenicami mahallesi’nde çeşmelerden akmaya başladığını öğrendik, bu nasıl olacak böyle, Söke’nin şehiriçi mahallelerine sırayla mı verilecek? Yıllardır bu suyun özlemini çekiyoruz, tadına bizde bakmak istiyoruz. Bu hafta da yorumumuzu bu duygu ve düşüncelerle noktalarken, herkese esenlikler diliyoruz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.