Geçmişimden Kırık Dökük (35 )

Devam  Eğer burada hazır bir okul olsaydı, belki ben boş vakitlerimi geçirecek yer ve imkân bulamayacak sıkılacaktım. Ama bu sayede sıkılacak zamanım...

Devam 

Eğer burada hazır bir okul olsaydı, belki ben boş vakitlerimi geçirecek yer ve imkân bulamayacak sıkılacaktım. Ama bu sayede sıkılacak zamanım olmadı. Hatta yapılacak işler ve nasıl yapılacak düşüncesi yüzünden zamanın nasıl geçtiğini bile fark edemedim.  Bunu büyük bir kazanç olarak kabul etmeliyim. Deneyimsizliğim ve gençliğin verdiği delidoluluktan dolayı çok hatam oldu. Farkındayım. Haklı bile olsam bunların çoğuna meydan vermeyebilirdim. Ama oldu bir kere. Giderek olgunlaştığım ve durgunlaştığımın da farkındayım. Burası beni adam edecek gibi geliyor.  Ve sonunda vardığım karar:

Belediye başkanı ve partisinden okul için yararlanmakta yarar var. Kendi şahsım için değil...

Yokluk içinde bu yurdun korunması, savunması için çalışanları, Kurtuluş Savaşı gibi bir mucizeyi gerçekleştirenleri, daha bir gün önce 45. yıldönümünü kutladığımız Cumhuriyetin ilanı için çalışanların içinde bulundukları durumu düşündüm. Hangi amaçla, hangi şartlar altında mücadele ettiklerini tasavvur etmeye çalıştım. Tarih adına geçimişe ait ne varsa, ne bilgim varsa hepsini bir bir canlandırdım. Ben bugün hayatta isem, ben bugün âcizane bir öğretmensem bütün bunların bende hakları yok mu? Benden bekledikleri hizmet yok mu? Hem de nasıl? Onlar yalın ayak, sırtı çıplak, tüfeksiz, mermisiz yokluk içinde bu ülkeye bağımsızlık getirdiler. Batıdan Yunan’ı-İngiliz’i-Fıransız’ı, doğudan Ermeni’si, kuzeyden Rus’u çullanmadılar mı? Güneyde ise İngiliz’e, Fransız’a kanan Araplar, din kardeşimiz olmasına rağmen canımıza, kanımıza kasdetmediler mi? Bütün bunlara karşı duran ve bugünleri bize bırakanlara karşı acaba borcumuz ne ola? 

Çok şey yaptığımı mı zannediyorum? Evet belki... Ama geçmişlerimizin yaptıklarının yanında devede kulak sayılmaz mı? Hem Atatürk Kurtuluş Savaşı akabinde Saruhan Ovasında yanındakilere “Asıl Kurtuluş Savaşı bundan sonra başlıyor.” dememiş mi? Şu hâlde ben “asıl kurtuluş savaşı” erlerinden biriyim. Ve öyle kalmalıyım. Varsın siyasetçiler şöyle veya böyle sansınlar. Hizmetim bütün herkes için. Benim için bütün siyasiler ve partiler birdir.  Hepsine saygı duyarım, ancak benim doğrularımla birleşenleri de severim. O da Türk bağımsızlığı ve Türk devletinin bekası... Siyasetten anlamıyorum. Yalnız şunu biliyorum, kendi çevremde, bu yaşıma kadar gördüğüm kadarıyla siyasetle uğraşanlar büyük zararlara uğramışlardır. Şu sekiz yıl kadar öncesi ülkenin kaderini elinde bulunduranlar bir gece, 27 Mayıs sabaha karşı her şeylerini sıfırlamamışlar mıydı? Hâlen daha şüphem vardır? Acaba söylendiği, iddia edildiği kadar hain miydiler? Bu ülkeye hiç mi yararları olmamıştı? Ama işte siyaset karşı tarafı affetmiyordu. Batırdıkça batırıyordu. Bu yüzden siyaset var olsun, ama benden uzak olsun.

10 Kasım Atatürk’ü Anma Programı

Okula başlayışımız bir ayı doldurmuştu. Yavaş yavaş bütün işlere, derslere ve programlara alışmaya başlamıştık. İlk büyük programımız olan Cumhuriyet Bayramı kutlamalarını mevcut şartlarda başarıyla yürütmüştük. Veya bize öyle geliyordu. Çünkü yapacağımız başka bir şey yoktu. Mevcudu değerlendirmek. Atatürk’ün ebediyete intikal edişinin yıldönümü de gelmişti. Pazar günü 10 Kasım’da Atatürk’ü  anacaktık. İlkokul yönetimiyle görüştüm. Birlikte hareket etmeye karar verdik. Atatürk’le ilgili konuşmayı ben yapacaktım. Bizden iki öğrenci, ilkokuldan da beş öğrenci şiirler okuyacak, ilkokul öğretmenlerinden birinin mandolini ile bir grup Atatürk’ün sevdiği şarkılardan iki tanesini seslendireceklerdi. Anma toplantısına, Bucak Müdürü, Karakol komutanı, Belediye başkanı da katılacaklardı. Önceden gidip kendileri ile görüşmüştüm. Eskiden hiç onlara haber verilmeden sadece okulda öğretmen ve öğrenciler yaparmış bu anmayı. Kendilerinin davet edilmiş olmalarına memnun oldular. 

On Kasım günü, geldiler. Öğrenciler bahçedeki Atatürk büstünün önünde sıra oldular. Protokol için de sekiz on tane sandalye çıkarıp ön tarafa dizdik. Saat 9.05’te ilkokul müdürünün komutu ile saygı duruşuna geçtik. Arkasından İlkokul öğretmenlerinden birisinin eşliğinde topluca İstiklal Marşını söyledik. Ve ben okula Devlet Kitapları Müdürlüğünden gelmiş bulunan İslam Ansiklopedisi fasiküllerinden birini teşkil eden Atatürk maddesinden faydalanarak, öğrencilerin ve halkın anlayabileceğini tahmin ettiğim şekilde bir konuşma yaptım. Sonra şiirler, şarkılar söylendi ve öğrencileri dağıttıktan sonra, bizim yönetim odasına geçtik. Kahveden getirttiğimiz çayları içtik. Sınıfları dolaştık. Belediye başkanının  koltuklarını kabartacak sözlerle kısa sürede bu hâle getirmeyi başardığımızı, pencerelerin döküklüğünü, boyasızlığını dile getirdim. Karakol komutanı, boyatmaya söz verdi. Karakol komutanının oğlu da öğrencimizdi. Onarılacak olanı da yine belediye başkanı üstlenmeye kalkıştı ama ilkokul öğretmenlerinden birisi meslek kursuna giden biraderine bu işi yaptıracağını söyledi. Daha sonraki günlerde bu işler on güne varmadan halledildi. Sınıf ve idare odası kapıları da oldukça yıpranıktı. Kırık ve çatlak değillerdi ama boyasızlıktan çirkin görünüyorlardı. Bir ara şehire indiğimde yağlı boya, fırça, zımpara gibi malzemeleri aldım. Bir cumartesi okul paydos olduktan sonra yetişkin öğrenciler ve ilkokul öğretmeninin kardeşi usta ile kapıları önce spatula ile sıyırdık, sonra zımpara ile düzelttik. Üzerine onarıcı macun ve dolguyu çektik. Bir hafta sonra da beyaz yağlı boya ile boyadık. 

Devam edecek... 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.