Neden ölümsüzlüğün keşfi isteniyor?

İnsan bu dünyaya niçin getirilmiş, ebedi yaşasın diye mi? Hemen hayır diyoruz, neden; ebediyet isteyenin hiç mi haklılık payı yok? Bence var, Hz. Âdem’e dünyanın Halifesi görevini veren ve onu Cennete (dünyanın cennet vari bir bahçesine) koyan, ona daha önce bir takım özellikler yükledi ve o bahçeye öyle koydu. Âdem’in fıtratına kotlanan yazılımların bazılarını biliyoruz, ama bilmediklerimiz de var. İnsan, kendisinin keşfini tamamlamış mıdır? Kesin olarak bunu bilmiyoruz.  Âdem neslinin soyu ile başlayan insanlık tamamiyle kendisinin idakine vamış değil. Çünkü, arayışını sürdürüyor, fizikte başladığı güç arayışını, kaba kuvvetten enerjiye kömürle adım attı, petrol, doğalgaz, termal, su, rüzgâr, güneş ve atom reaktörüyle devam ettiriyor. Bütün bu üretilen enerjilerin üretim kaynakları ve üretim şekilleri başka olsa da, özünde hepsi ayni görevi yapıyor ve enerji üretiyor. Üretilen bu enerjileri kontrol altına alıp, ayni alanda ve daha birçok şeyde ve şekillerde de kullanılıyor. Yani, insanın bu dünyada keşfettiği, ürettiği, kullandığı fiziki bir güç var enerji. Kontrolünü sağlamış istediği gibi kullanıyor. Bu fiziki güç/enerji ile manyetik alanlar da oluşturuyor. Hz. Âdem’in eşi ile o cennet bahçesinde onlara orada bir yasağın dışında herşey serbest idi. Bu serbestlikte enteresan bir şey oldu, İblis/şeytan, Âdem ve eşine fısıldıyor (Eğer o yasaklanmışlardan yerseniz burada ebebedi kalır melekler olursunuz) diyor ve onları kandırıyor. Yüce Allah’da onları o cennet bahçesinden birbirlerine düşman olarak çıkarıyor ve yeryüzüne bırakıyor. Dikkat edince görüyoruz ki, ebedi yaşama arzusu insan da Hz. Âdem ve eşiyle başlıyor. Yani, ölümsüzlük arzusu insanın doğasında, fıtratında var. Ancak, o arzunun gerçekleşmesi ne zaman? Önemli olan nokta bu! İnsanın fıtratında kotlanmış böyle bir yazılım varsa, ki var olduğunu Hz. Âdem ve eşinin o cennet bahçesinden atılmalarına sebep olmuş. Demek ki, yeri, zamanı ve süresi var. Şimdi de bu arzuyla yanıp tutuşanlar ve birçok organ değişikliği ile o hazzı alıp yaşamak isteyenleri sosyal medyadan görüyor, duyuyor ve okuyoruz. Bunun bir adım ilerisinde olanlar bilimsel teknolojinin gelişimiyle ölümün ortadan kaldırılacağını umuyorlar. Tabi, bunu da kendileri için istiyorlar ve vakti zamanını bekliyorlar. Ancak, bu imkânlarla ulaşacaklarını sanmıyorum. Bence akıl edemedikleri bir nokta var, bu teknoloji ve bu teknolojiyi yürüten, yöneten gücün kaynağı bu alanda etkin. Daha çok keşifler, icatlar ve buluşlar bu kaynağın gücü ile insana hizmet alanları açılacaktır. Ama, ölümsüzlüğün gücü ve oluşturulacak enerjisi farklı, onun keşfi ve hükmü çok muhteşen olacak ve ben onun geleceğine inanıyorum. Çok müthiş ve muazzam bir devrim onunla yaşanacak. Lâkin, ne zaman derseniz onun vaktini ve saatini ancak Yüce Allah bilir. Biz insanoğlu ona ulaşmak için çalışmak zorundayız. Mübarek kitabı Kur’an-ın da ne diyor? Oku! Kâinatı, canlı, cansız mevcudatı Oku! Yaradılışın nasıl başladığını oku. Çünkü, ipin ucu orda, ordan başlıyor, değişim ve dönüşümler. Çekiçle, kırmakta zorlandığın cevizi ve bademi, toprağın aldığı nem yarıp çatlatıyor ve nüvesinden toprağın yüzeyine çıkan ruşeymle, sana bunu gösteriyor. Hiç gürültüsüz, patırtısız işleyen bu gücü bu enerjiyi keşfet, belki bunun kanunu sana ölümsüzlüğün yolunu açar. Aslında, sağlıklı bir şekilde ömrü uzatmanın bilimsel çalışmalarını yapmak en doğrusudur. Ama insanoğlu bu merak etmediği hiçbir şey yok, yasak ve sakıncalı bir işaret varsa, merak biraz daha farklı bir heyecanla üzerine gitmeyi tahrik eder. Neyse, bizde şimdi burada noktayı koyalım ve herkese sağlıklı ve esenlikli günler dileğiyle hayırlı, bereketli ve insanlığa yararlı işler yapmalarını diliyelim. 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.