TEFEKKÜR- Kanun, kural ve ölçülülük

Kâinatta hiçbir şey yoktur ki kanunu-kuralı ve ölçüsü olmasın. Kâinatın hâlikı, sahibi ve yöneticisi asla kanunsuz-kuralsız ve ölçüsüz birşey yapmamış...

Kâinatta hiçbir şey yoktur ki kanunu-kuralı ve ölçüsü olmasın. Kâinatın hâlikı, sahibi ve yöneticisi asla kanunsuz-kuralsız ve ölçüsüz birşey yapmamış ve yapmıyor. İyi güzel de biz bunlardan ne anlıyoruz, veya ne anlamamız gerekiyor? Çok ince detaylarına inmeden kabataslak, Allah’ın kanunları-kuralları var ve ölçüleri de var: Bu anlayış, anlamamız gerekeni tam ifade ediyor mu? Etmiyor tabi, bunlar öyle kenar da durmuyor, kanun kitapları, ölçü ve tartı âletleri gibi. O kanunlar- kurallar ve ölçüler yaratıklar üzerinde hareket ve oluşum halindedir. Kur’an da Allah ne diyor? “Kün feyekün” bir şeye ol der ve o şey hemen oluşuma geçer. O şey varlık sahnesinde kaldığı müddetçe onlar da devam ederler. Şimdi bu noktanın burasında duralım ve bu nokta çerçevesinden ne anladığımıza bir bakalım. Allah bizi yaratmış, bir takım maddi-manevi özelliklerde donatmış ve bunların hepsini kanun-kural ve ölçüye göre yapmış. Yani, biz insanlara bir farkındalık olarak ruh vermiş, akıl, irade, bilinç ve vicdan lütfetmiş. O, kanun-kural ve ölçüleri idrak edelip anlayıp, kendimizi onlarla yorumlayıp sorgulayalım ve onlara  göre de yaşamımızı değerlendirelim. Eğer anlayış ve yaşayışımız bu çerçeve dahilinde ise, sorun yok demektir. Ama, bu iddia da olan çok insan görüyorum yaşamları böyle demiyor, iddiaları eylemlerini tasdik etmiyor, işleri sözlerini yalanlıyor.  

Genelde iman anlayışımız, Allah kerimdir affeder. Allah gafururrahimdir bağışlar. Mü’minleri koruyacağına vaadi vardır korur ve dularını kabul eder. Genel anlamıyla bunlar doğrudur. Ancak bu genellerin içinde her insanın bir özeliği vardır. İnsanlar bu özellikleriyle sınavdan geçiyor ve bu özellikleriyle Yüce Allah onları huzurunda tek tek hesaba çekecektir. Yüce Allah elbette sonsuz rahmet ve merhamet sahibidir, ama hiç birini rastgele hesapsız ve ölçüsüz yapmaz. İyilikleri bol, ikramları çok, ancak hepsinin birer karşılığı ve bir yere kaydı var. Rast-gele, başı-boş saçıp savurma gibi değil, hesaplı, kitaplı, düzenli, tertipli ve kontrollüdür. Yasal ve ölçülü olmayı asla terk etmez. İnsanlara da böyle olmalarını emreder, tavsiye eder ve tembihler de bulunur. Bu nedenle, insanlar da bunlara uyarsa doğru hareket etmiş olur. Yoksa, Allah mü’minleri koruyacağını göre, bende mü’minim beni de korur demek ve tedbirsiz hareket etmek doğru değildir. Meselâ, şu içinde bulunduğumuz korona virüs salgınına karşı, Allah, mü’minleri koruyacağına söz veriyor ve Kur’an da ayet var deyip, gereken tedbirleri almamak, maske takmamak, fizîki mesafeye uymamak ve temizliğe de gereken titizliği göstermemek ve bana Korona virüs dokunmaz demek, bu cehalettir ve gerçeklerden gaflettir. Allah’ın koruyucu kanun-kural ve ölçülerine riayetsizliktir ve bu bir yanlış anlayıştır. Allah, mü’minleri koruyacaktır demek ve bu korumayı hiçbir kanun-kural ve ölçüye dayandırmamak, bu Allah’a karşı en azında saygısızlıktır. Bu arada yeri gelmişken ifade edelim, kader ve tevekkül de yanlış anlaşılmaktadır. Meselâ, Kader bir ölçüdür, Allah herşeyi bir ölçüye göre yapıyor demektir. Tevekkül, tedbirleri almak, atı sağlam kazığa bağlamaktır. Zamanımızdan bir örnekle bu konuyu noktalayalım. Ülkemizde bir korona virüs algını var, biliyoruz; sokağa çıkacaksan maskeni takacaksın, fizîki mesafeyi koruyacaksın, sağa-sola dokundunsa ellerini arada bir sabunlu suyla yıkayacaksın veya dezenfektan kullanacaksın. Bütün bunları bu alanda kanun-kural ve ölçülerine göre yapacaksın, işin doğrusu ve yapılması  gereken budur. Yoksa, benim kaderimde varsa, alnıma yazıldı ise, ne yapsam fayda yoktur, mutlaka başıma gelecektir demek yanlıştır ve böyle bir kader anlayışı Kur’an’la ve Kur’an İslâmıyla bağdaşmamaktadır.  Allah, herkesin kaderini ezelde yazmıştır demek yalandır. Bunu böyle söyleyenler Allah’a iftira etmektedirler. Çünkü, Yüce Allah Kur’an da “Ben bu kitapta insanlar için hiç bir şeyi eksik bırakmadım” diyor. Eğer, insanların kaderini ezelde yazmış olsaydı, Ben, sizin kaderinizi, dünya hayatınızı  ezelde yazdım derdi. Ama öyle demiyor ve dünyada her şeyinizi kaydeden Kiramen-Kâtibin meleklerim var diyor. Öğrendiğimiz şeyi doğru öğrenelim ve doğru yerden öğrenelim, O da Allah’ın Kitabı Kur’an’dır vesselâm.   

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.