Geçmişimden Kırık Dökük (64 )

Devam  Ertesi gün valilikte beklerken içeriden sekreter çıkıp ismimle hitap ederek “Sen misin?” diye içeri aldı.  Vali Aykut Ozan, “Hoş geldin hoca!”...

Devam 

Ertesi gün valilikte beklerken içeriden sekreter çıkıp ismimle hitap ederek “Sen misin?” diye içeri aldı.  Vali Aykut Ozan, “Hoş geldin hoca!” dedi. Kendisine hayırlı sabahlar diledim. Asım dayının selamı olduğunu söylememe gerek kalmadan az önce aradığını ifade ettikten sonra. Oturmamı işaret etti. Zile basıp Millî Eğitimden sorumlu Vali Yardımcısından Söke için başvuru evraklarını getirmesini istedi. Bu arada Mihalıççık’tan haberler sordu. Kayınpederin durumunu, neler yaptığını, yanımıza gelirse görüştürmemi istedi. Vali Aykut Ozan, daha önce Mihalıççık’ta kaymakamlık görevinde bulunmuş. Tanışmaları oradan. Görevli yirmiye yakın evrakla içeri girdi. Vali evrakları bir bir aradı, baktı benimkini buldu. Bilgi ve belgelere tek tek göz gezdirdi. Olumsuz bir durum olmadığını sadece güvenlik soruşturmasının beklendiğini söyledi. Hizmetliyi çağırarak benim belgeleri vererek “Bu müracaatın güvenlik soruşturmasını çabuklaştırsınlar.” talimatı verdi.

Artık benim için yapacak iş kalmamıştı.  Teşekkür ettim. Çıkarken kayınpeder buralara geldiğinde mutlaka görüşmek istediğini belirterek bana, “Hayırlısı olsun, güle güle.” dedi. Daha sonraları Savuca İköğretim Okulu açılışında yaptığımız törende kayınpeder de burada idi. Kendilerini görüştürdüm. Her ikisi de mutlu oldular.

23 Nisan Bayramı Konuşmam

İlk iki yıl ilköğretim okullarını, personelinden eğitim, yönetim ve müfredatına kadar bana verdiler. Yavuz Selim Lisesine dönüşmeden önce 100. Yıl Atatürk İlköğretim Okulu adı altında bir ilkokulla birleştirmişlerdi. Bir yıl buranın başmüdür yardamcılığını yaptığım için, mevzuatı biliyorsun diye... O yıl da 23 Nisan Bayramının konuşması bana verdiler. Şöyle bir kunuşma yaptım:

Bayramınız Kutlu Olsun 

Çocuklar!

Sevgili Çocuklar,

Bugün, kutsal vatan toprakları üzerinde devlet olmanın kayıtsız ve şartsız millete ait olduğunun belirlendiği günün mutlu bir yıldönümüdür. Bugün, Atamızın siz Türk Çocuklarına en büyük armağanı olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramıdır. Türk milleti olarak bu bayramı kutlarken duyduğumuz gurur ve iftihar sonsuzdur. Bize bu hazzı tattıran Yüce Atatürk’ü, bütün şehitlerimizi bir kere daha şükranla anıyoruz.

Sevgili Çocuklar!

Bugün sizin gününüzdür.

Bugün sizin bayramınızdır.

Millî birlik ve beraberlik içinde Yüce Atatürk’ün yolunda, sonsuza kadar bu bayramı yaşatınız. Bundan 65 yıl önce bütün düşmanların haince emellerini gerçekleştirmek için saldırıya geçtikleri sırada, Türk Milleti onlara dur demek için ayağa kalkmış ve kendi kaderini kendisinin çizebileceği bir yönetimin temellerini atmıştır. Bugünkü Cumhuriyetimizin temeli o gün, yani bundan 65 yıl önce 23 Nisan’da atılmıştır. Bu sağlam temeller üzerine bağımsız, demokratik, laik, millî ve sosyal hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti kurulmuştur. Milletimizin bölünmez, sınırlanamaz iradesi devlet yönetimine hâkim olmuştur.

Sevgili Çocuklar,

Atatürk’ün şu sözünü asla unutmayınız: “Milletin irade ve emeline uymayanların sonu acıdır, yok olmaktır.”  Geleceğin büyükleri sizlersiniz. Yakında devletin yönetim görevi sizlere emanet edilecektir. Emanete iyi sahip çıkınız. Onu iyi koruyunuz. Onu yüceltmeye çalışınız. Sizleri yüce milletimize layık ve hayırlı evlatlar olarak görmek istiyoruz. Bu sebeple çok çalışınız. Çalışmayı seviniz. Ailenizi, arkadaşlarınızı, öğretmenlerini çok seviniz. Okulunuzu, milletinizi, vatanınızı, bayrağınızı çok seviniz. Sizleri her zaman böyle mutlu, böyle bayram sevinçleri içinde görmek dileği içinde sevgilerle...

Bütün günleriniz, bayram sevinciyle dolsun, sevgili çocuklar.


[İlçe Millî Eğitim Şube Müdürlüğü görevinde geçen yaklaşık sekiz yıllık sürede sadece işimi yaptım. Yaptığımız çalışmaların çoğu siyasi yatırıma döndürülmeye çalışıldı. Her ne kadar ben bu çabanın dışında, sadece yasa ve yönetmeliklerin emri doğrultusunda durmaya çalıştı isem de dışarıdan aynı kulvarda olduğumuz değerlendirilmesi sonucu, iktidar değişikliğiyle karşı siyasi grup tarafından istenmediğimizi anlayınca “Benden bu kadar!” deyip noktayı koydum ve öğretmenliğe döndüm.]

Bu süreçte anlatılacak çok olay olmasına rağmen işin ucunun hep siyasi kapılara çıkması dolayısıyla söz etmemeyi daha uygun görüyorum.

İlçe Millî Eğitim Şube 

Müdürlüğünden Ayrılıyorum

Şube Müdürlüğüne atanışımı anlatmış olduğum kadar ayrılışımı da bir parça anlatmak istiyorum:

Ben ayrılmaya karar verince yine eşimin akrabalarından birini aradım. Kararımın yerinde olduğunu, daha fazla yıpranmamam gerektiğini ifade ettiler. Görüştüğüm kişi bakan yardımcısı idi. Ne yapcağımı sorduğunda iki alternatifim olduğunu, Söke’den ayrılmak, Millî Eğitim Bakanlığında kalmak istemediğimi, başka bakanlıklara geçmeyi düşündüğümü belirttim. Sorduğunda “Söke’de benim durumuma uygun iki lise var. Sağlık Meslek Lisesi ve Ziraat Teknik Lisesi.” dedim. “Dilersen bizim bakanlıktan da ayarlayabiliriz. Gezici iş.” dedi. Sağlığımın gezici işe uygun olmadığını belirttim. “Benim için en iyisi Tarım Bakanlığı gibi görünüyor.” dedim. “Henüz daha başvurmadım, sadece tasarı hâlinde... Tarım Bakanlığının eğitim dairesindekilerle görüşüver, bir de Millî Eğitim’den güçlük çıkarmasınlar, bu konuda ilginini bekliyorum dedim.”

Devam edecek...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.