Geçmişimden Kırık Dökük (66 )

Devam 

Malzemeciyi arıyorum, gelen kamyonların her birine neleri vereceğini yazdırıyorum ve belgelerini kamyon şöförlerine imzalatarak teslimi istiyorum. Bu belgeler, müteahhidin adamına teslim aldık diye imza ettiriyorlar ve bize bir şekilde ulaşıyordu. Bu sırada mesai başlamış oluyor ve ben malzemelerin alınması için Kaymakam olurunu yazdırdıktan sonra memurlara imzalatacakları yazıları getirmelerini, imza ederken soracakları husus bulunup bulunmadığını, varsa cevaplıyor yol gösteriyordum. Bu iş bittikten sonra Müdüre özel bir durum yoksa gideceğim güzergâhı belirtip köy okullarını denetime çıkacağımı veya önceden muhtarlıkça bir istekte bulunulmuşsa oraya uğrayacağımı belirtiyor uygun görülürse veya özel olarak oralardan müdüre de bir istek veya şikâyet gelmişse onu da not edip memura güzergâhı belirtip görev yazısı çıkartmasını isteyip daireden kendi özel aracımla gidiyordum. İşler bazen uzun sürüyor geç vakit hava karardıktan sonra evime dönüyor, evdekileri beni yemeğe beklerken buluyordum.

Gittiğim köylerde neler oluyor veya ben nelerin peşindeydim. Bir kere öğretmenler ve yöneticiler bizim ne zaman gelip okulu denetleyeceğimizi bilmediklerinden işlerini sahipleniyorlardı. Asıl önemlisi, gelecek veya gelmesi muhtemel bir tehlikenin veya arızanın önceden tedbirinin alınmasıydı. 

Daha önceleri, işin acemisiydik. Köy okullarından birisi kışın ortasında çatıdaki çökme veya başka bir sebeple akmaya başlıyor. Okul müdürü veya muhtar bunu şehre indiğinde bildiriyor. Biz de ile yazıyoruz. İl bayındırlığa yazıyor. Bayındırlık eleman görevlendiriyor. Gelip inceliyorlar, keşif yapıyorlar ve raporu yazıp millî eğitime gönderiyorlar. Millî eğitim, özel idareye bildiriyor. Özel idare gelecek yılın onarım listesine alıyor. Yaz sonlarına doğru onarım gerçekleşiyor. Şimdi burada bir veli, öğretmen ve öğrenci olarak düşünürsek bir kışımız tepemizden inen damlalarla geçiyor. 

Bu yüzden biz şöyle bir yol geliştirdik. Daha herhangi bir şikayet gelmeden okul müdürü ve muhtarla görüşüyorum. Onarıma muhtaç görünen veya muhtemel bir durum söz konusu ise, muhtara ‘Ustayı bul ne lazımsa tespit ettir. Listeyi bize ulaştır. Ustalık parası köy bütçesinden, malzemeler bizden. Kış bastırmadan bu işi bitir.’ Demin bahsettiğim malzeme aldığımız yerlerden bu onarım için gerekli olan malzemeyi kaymakamlık oluruyla veriyoruz. Köy muhtarı malzemenin durumuna göre minibüs ve traktörle götürüyor. Onarım zamanında yapılıyor. İçme suyu problemi olan veya hastalık bulaşma tehlikesi olan yerlere sağlık memurlarını götürüp getirme vb. böyle yürüyordu. Söke, Batı’da ama pek çok köyü Doğu Anadolu köylerini aratmaz. Buralarda öğretmen tutabilmek için onların hayatını hiç olmazsa bu bürokratik yönlerden hafifletmeliyiz, diye düşünüyordum.

Şimdi nasıl çalıştığımı sorarsanız, o da  şöyle: Sabah sekize beş kala kapıdan giriyorum, sirküleri imzalıyorum. Odama gelip oturuyorum. Memurların getirdiği yazıları imzalıyorum. Görev bölümleri değiştiği ile çoğu ne yazacaklarını bilmediği için sekreterlere müsvette hazırlayıveriyorum. O bitince günlük gazeteleri reklamlarına kadar inceliyorum. Öğleyin on ikide sirküleri imzalayıp çıkıyorum. Saat bir buçuğa beş kala yine imzalayıp giriyorum. Burada soran, arayan olursa cevap veriyorum. Akşam mesai bitiminde imzamı atıp evime gidiyorum. Çok şükür bir rahatsızlığım, huzursuzluğum, yorgunluğum yok...

İşte şu an ben önceki çalıştığım gibi çalışmıyorum.

Müfettişler, “Genel müdür tarafından hakkınızda bir kanaat edinmek amacıyla bizi gönderdiğini sanıyoruz. Aydın’da senin bakanlıktan ayrılmak, başka bir bakanlığa geçmek için hazırlık yaptığını söylediler. Genel müdüre aktardık. Vaz geçirin, talimatını aldık. Bu yüzden buraya geldik ama iş başka vadilere saptı, akşamı ettik.” 

 -”Ben, bunların hepsini biliyorum. Neden Millî Eğitim Bakanlığında kalmak istemediğimin Genel Müdür Beyle ve bakanlığımızla bir ilgisi yok. Asıl mesele şu, Söke İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü şu anda Millî Eğitim Bakanı tarafından yönetilmiyor, İçişleri Bakanı tarafından yürütülüyor. Bunu Genel Müdüre aynen iletiniz. Ben bundan rahatsızım ve gerçekten tıbbî ve psikolojik bakımdan da rahatsızım. Ben biraz kendimi dinleyecek ve şu siyasilerin tantanalarından uzak kalacağım. 

Size İl Millî Eğitimin içinde bulunduğu durumu, niteliğini söylemeyeceğim, siz anlayın, şu örnekle açıklayayım: Önceki Müdür istifa dilekçesini verdiği gün ben de buranın müdürlüğü için başvurdum. İlden bir ay içinde cevap gelmedi. Nihayet ikinci bir dilekçe ile önceki müracaatıma bir cevap alamadığımı belirttim. Aldığım cevap ne olabilir? ‘Uygun görülmediniz.’ yeterli bir cevaptı benim için.  Başka da cevap verilemez. Birbirinin ekinde gönderilen iki kişinin dilekçesinden biri yani müdürün istifası hemen kabul gördü, ama bana bir ay içinde cevap vermediler. Nihayet gelen cevap “Sizden önce başvuran olduğu için...” Demek ki bizim müdür istifa etmeden önce buraya başvuran olmuş. Böyle şey olur mu? Aklı başında ve mevzuatı azıcık bilen kimse bu cevabı verir mi? Size sorarım, böyle bir daire ile, koskoca vilayetin başındaki böyle bir müdürlükle çalışılabilinir mi? Ben çalışamam. Size belirtilen şikayetler arasında iş için gelenlerle ilgilenmiyor, demişlerdir. İş için gelen Halk Eğitime alınacak bir şoför başvurusu idi. Devletin okul ve kurumlara nasıl personel aldığı malumunuz. 

Devam edecek...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.