TEFEKKÜR - İnsanlık, insanlığını araştırıyor

Her hafta, insan odaklı farklı konulara değindiğimiz köşemizde bugün yine konumuz insan olacak. İnsanın yaradılışı, yaradılış tarihi ve üzerinde düşünceler ve bu ufkun afakında fikri tefekkürler serdetmeye çalışacağız. Bu alanda çalışan, araştıran, bilimsel mana da teoriler üreten, iddialarda bulunan ilim ve bilim insanlarının görüş ve düşüncelerine dayanarak anladıklarımızı anlatmaya çalışacağız. Ancak bir ilim veya bilim adamı olarak değil, okuyup öğrendikleriyle düşünen, belli bir çerçevede tefekkür etme kişisel hakkımız olduğuna inanan insanlar olarak. Bu alanda, teori üretme iddiamız olmasa da, hiç değilse düşünce hürriyetimiz var, bu açıdan düşündüklerimizi beyan edebiliriz. Tabi ki peşin hükümcü, her şeye hüsnü kabülcü ve kayıtsız-şartsız devralıcı olanlardan değiliz. Elbette tu kakacı da değiliz, emeğe saygı ve fikre hürmetimiz vardır. Ancak, emek ilme, fikir de bilime hizmet etmeli, ideoloji ve art niyete çalışmamalıdır. Çünkü, insan bu, ne enteresanlıklar ürettiğini ve ne entrikaların arkasından gittiğini çok okuduk öğrendik. Dolayısıyla ne acaibül garabetler ürettiğini görüyor ve biliyoruz. Bu alanda dünya çapında yazılıp çizilenler, kültür adına kütüphaneler dolusudur. İnsan kendi adına, yaradılışını ve yaradılışından bu günlere gelişini çeşitli  teoriler, hikâyeler ve masallarla anlatmaya çalışmıştır. Bu düşüncesini bir adım daha ileri atarak, ürettiği Maymunizm katagorik sıralamasını bilimselleştirip! kitaplar yazıldığını gördük, okuduk bu alanda ihtisas yapanlar oldu. Ancak, köşemizi takip edenler biliyorsunuz, bizim bu konular da referansımız/mihenk taşımız, başvuru kaynağımız, temel ilkeler açısından Allah Kelâmı olan Kur’an-ı Mübin’dir. Bu nedenle inancımız itibariyle insan, Allah’ın yarattığı bir varlıktır. Temsilde hata olmasın, her eserin hakkında söz sahibi eserin sahibidir, yani, icadın, mucididir. O zaman bu gerçekten yola çıkarak, insan hakkında yaratıcısının sözü muteberdir diyor ve Kur’an-a bakıyoruz. İnsan suresinin birinci, Bakara suresinin 30’ncu ayetin de insanın yaratılışı, anlamı ve amacı açıklanıp anlatılıyor. Bu ayetlerden ve daha pek çok ayetlerden anlıyoruz ki, dünya da hayat insanla başlamış değil. İnsandan önce de dünyada yaratıklar olduğuna Bakara suresinin 30’ncu ayeti delildir. Çünkü, Yüce Allah, ben dünyaya bir halife atayacağım diye Meleklere söyleyince, melekler, sen kan dökücü ve fesat çıkarıcı birilerini mi halife yapacaksın diyorlar. Demek ki, dünya da bir takım yaratıklar var ve bunların, bir adı var mı ve ne zaman yaratılmışlar bilgi verilmiyor. Ama, Ankebut suresi 20. Ayette yeryüzünde yaratılışın nasıl başladığının araştırılmasını Rabbimiz insana tavsiye ediyor. Lâkin gariptir, bu ayetin işaretini olsun dikkate almayan, araştırma ve incelemelerde bulunmayan Müslümanlar, araştırıp ta teori üreten gayri müslimleri bir takım yaftalarla karalamaya kalkmıştır. 

Meselâ, şimdi Mustafa İslamoğlu diye bir araştırmacı bu konuda yaptığı çalışmaları “Siretül Kur’an” adıyla insanlığa sunuyor, ama sapık yaftasıyla bazıları tarafından karalanmaya çalışılıyor. Adam Arabistanı karış karış gezip dolaşıyor, araştırıp, soruşturuyor ve Kur’an-ın işareti istikametinde incelemelerde bulunuyor. “İnsanlık Arabistan’ın Rift vadisinden dünyaya yayılmıştır” diyor. Bir takım müslümanlar tarafından dalga geçiliyor. Bu arada Amerika’dan bir arkelog geliyor, o vadi de kazılar yaptırıyor ve bu kazılar da bir insan parmağı kemiği buluyor. Bu kemiğin üzerinde yapılan ölçüm ve tespitler, kemiğin 8 milyar yıldan kalma olduğu söyleniyor. Bu alanda çalışma yapan bilim insanları hayretlerini gizleyemiyorlar. Neden? Çünkü, bilimsel alanda insanlığın varoluşu için 50 milyon yıl diyorlardı. İslamoğlu, Kur’an-a dayanarak din adına araştırma yapıyor, daha önce o vadinin insanlığın ilk anavatanı olduğunu, oradaki Kâbe insanlığın ilk evi ve Âdem’in de insanlığın ilk atası olduğunu söylüyor. Ama bazılarını karın ağrısı tutuyor ve karalama politikalarına devam ediyorlar.  Neyse, bu gelişmeler karşısında rahatsız olanlara Allah’tan idrak şifaları diliyor ve bu konuda değerlendirmelerimize devam ediyoruz. 

Evet, bu konuda İslamoğlu’nun yaptığı 20 dolayında ders vardır ve bunlar da sanırım sosyal medyada bulunmaktadır. İzleyip bilgi sahibi olmanın kime ne zararı olur! Evrimle ilgili birçok kitap okuduk, hatta bir zamanlar bu konu okullarda ders olarak okutuldu. Ama, Kur’an-a kimse sokulmadı, bakmadı, neden mukaddes kitap dokunulmaz! Böyle şeyler dine aykırı, bunları Kur’an-a âlet edemesiniz günahtır. İyi ama, ayetleri hastalara okuyup üzerine üflersiniz, ölülere okur, toprağına üflersiniz, kâğıtlara yazıp muska yapıp üzeriniz de taşırsınız, yakar tütüzlenir, suya koyar yıkanırsınız günah değil, üstelik sevap ve fayda umarsınız. O ayetlerin işaret ettiği noktalara bakmaz, örneğin “O kâfirler, Kur’an-ı işittiklerinde neredeyse seni gözleriyle devirecek gibi bir hınçla bakıyorlar....” Burada, Yüce Allah Kur’an-ı temsil eden müslümanlara kâfirlerin tavrını, düşüncelerini işaretleyip, bunlara karşı bizim de takınacağımız bir tavrımız olmasını öneriyor. Biz müslümanlar bu ayetten almamız gereken bu derse bakmadan, nazardan korunmak için bu ayeti muska yapıp boynumuza asıyoruz. Allah’ın bu ayette bize verdiği mesaj başka, ama biz onunla ilgilenmiyoruz. Kur’an da 4 yerde Cahiliye kelimesi geçiyor. Cahiliye, bilmemezlik değil, bilmemeyi kabullenmek demektir. Birde echellik vardır, ona hiç girmek istemiyorum. “Yüce Allah hakkı hak bilip, hakka ittiba eden/uyan uygulayan ve batılı batıl bilip, batıldan da kaçınanlardan eylesin” diyor, herkese esenlikler diliyorum. 

Not: Nazar olmamak için kullanılan ve bilinen ayet, Kalem suresi 51. ayettir. Meali şöyledir: “ Gerçekleri örtbas eden kâfirler bu Kur’an-ı işittiklerinde neredeyse seni gözleriyle devirecek gibi öyle bir hınçla bakıyorlar ki ve bu adam cinlerden ilham alan deli diyorlar.”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.