Haftanın Yorumu - Eğitim-üretim ve denetim

Hayat devam ederken zamanın şartlarına uyum sağlamak için yapılması gerekenleri iyi ve doğru tespit etmek ve ona göre hayatta kalmaya çalışmak lâzım. İnsan sosyal bir varlık olduğu için sadece kendisini değil içinde yaşadığı toplumu da bu konuda düşünmek zorundadır. Bu hem sağlığı için, hem gelişimi ve hem de istikbale yönelik amacı olmasından dolayıdır. Zamanımızda bunu en iyi anlatan Korona virüs salgınıdır. Çünkü öyle bir duruma geldik ki, onsuz hiçbir hareketi ve etkinliği düşünemez olduk. Her yıl bu günlerde başlayan eğitim-öğretim sokaklara, caddelere bir hareket getirir, her taraf cıvıl cıvıl çocuklarımızla şenlenirdi. Ya şimdi, şehirde eğitim-öğretim var mı yok mu belli değil. Ebeveynler tedirgin ve sıkıntılılar, korona virüs dolayısıyla, tembih edilen kurallara gerektiği gibi uyulup, uyulamadığının endişesi içindeler. Fazla mı hassaslar veya gereksiz güvensizlik içindemidirler sanmam. Ama! Neden? En başta kurallı yaşayan bir toplum değiliz. Hiç hoş olmasa da bunu itiraf etmemiz gerekmektedir. Sebebi, bana göre eğitim sistemimizin eksikliği. Ancak, bunu da olduğu gibi okullara yüklemek doğru değil. Çünkü, evde aile ocağından başlaması gereken kurallı ve disiplinli bir yaşam olması gerekir. Örneğin, evde aldığını okul pekiştirecek, toplumda kurallardaki uygulama kararlılığıyla bu gelişmeyi destekleyecek. Yoksa, birinde olan kopukluk, aksama ve yanlışlık bu düzeni bozar. Onun için eğitim ve öğretim yaşamın en önemli değerler sistemidir diyoruz. Bu konudaki arızalar giderilmezse, toplumda bir takım çöküntülere sebep olunur. En başta, güzel ahlâkta insani faziletler üretimin de ciddi sıkıntılar başlar ve önü alınmazsa çeşitli felaketler toplum da yaygınlaşır. Nitekim, hergün basında haberleri yer alan uyuşturucu bu duruma tanıklık edebilir.YAŞAMAK İÇİN 

ÜRETMEK ŞARTTIR

Hayat hareketlilik demektir, bu da hareketi belirli bir amaca yöneltip, plân ve proje çerçevesinde disipline ederek herhangi bir şey üretmeye yönelik yaşama katkı da bulunmakla olur. Bu katkı farklı alanlar da ve ürünler de başlar. Meselâ, tarımla uğraşan bunu gıdadan sanayie kadar bir çok üründe gerçekleştirir. Hububatta, meyvecilikte, hayvancılıkta, pamuk ve daha başka bitki türlerinde yapar. Yöremiz bunların hepsi için müsait bir coğrafyadır. Pamuk, zeytin, incir, kestane meyve çesitleri, hububat ve sebzenin her türü yöremizde çok iyi bir şekilde üretilmektedir. Bunlar bir takım kurumlar tarafından yönetilmekte, yeter ki kalitesine ve pazarlanmasına gereken ihtimam gösterilerek değerlendirilsin. Bu yıl Tariş pamuğa borsanın üstünde fiyat vermiş, bu iyi bir gelişme. Sanırım incir piyasası da iyiydi, pazarda parekende fiyatına baktığımızda yemeklik incir 40 ile 60 TL. arasında gidiyor. Zeytin de dane hasadıyla değerini koruma yolunda ilerliyordur. Yani, önemli olan üretmek-üretici olmak ve yaşama katkı da bulunmak. Bu, ülkemizin ve insanlığımızın yararına çeşitli alanlarında, fikir, plan-proje üretimiyle, teknolojide ve sanatta da yeniliklere kapılar açabilir. Neyse, başka önemli bir konuya geçelim. Örneğin temizliğe gereken ciddiyeti göstermiyoruz, bu dönüşü bize olan büyük risklere sebep olmaktadır. Çünkü, hastalıkların çoğu pislikten doğar, çöp kontıynırları yanından kokudan geçilmiyor. Bu bir takım çöplerin iyi poşetlenmeyip vidonlara atılmasından ileri geliyor. Yani, uzun lafın kısası,  herhangi bir çöpü rastgele sokağa atmayalım, çöp kutularına atalım.

BAZI ETKİNLİKLERLE İLGİLİ DURUMA BAKIŞ

Güllübahçe (gelebec’te) Aziz Nikolas Kilisesi restore edilecekmiş, çok mu gerekli? Benim çocukluğumda orada Cuma, Bayram ve Teravih namazlarını kılıyorduk. 1955’te olan deprem de bazı çatlaklar oluştu ve namaz kılmak yasaklandı. Sonra ilgisizlikten ve bakımsızlıktan yıkılmadı ama bu hâle geldi. Şimdi yapılacak restarasyonla turizme ne katkısı olacak bilmiyorum. Neyse, acizane görüşüm böyle. Evet, geçen hafta “Gaziler Günü” kutlandı, bu ülkenin ‘Vatan’ yapılmasında ve bekası uğrunda canını, kanını veren bütün Gazi ve Şehitlerimize minnet ve şükran borçluyuz, Yüce Allah hepsinden razı olsun ve makamlarını Cennet yapsın. Onları her zaman rahmetle anmak ve hayırlı dualar da bulunmak bizlerin boynumuzun borcudur. Unutmamamız gerekir, bu aziz vatanımıza göz diken düşmanlar hiç eksilmemiştir, bunun mücadelesini karada ve denizde vermeye devam ediyoruz ve etmeye de devam edeceğiz. Karada terör çeteleri, denizde de o çetelerin besleyicileri olan ağababaları çeşitli entrikalarla emellerini gerçekleştirmek için çabalarını sürdürdüklerini görüyoruz. Evet, yöremizin ihtiyaçları noktasın da çalışmalar çeşitli alanlarda devam ediyor. Bağarası Sarıçay Barajı inşaatın da jeoteknik inceleme yapılmış ve günbegün ilerleme var. Bu arada, merkeze uzak mahallelerin yol bakım çalışmalarının yapılmasını muhtarlar istiyorlar. Önümüzde gelen kış bu konuda şimdiden çalışmalar başlamalı diyorlar. Söke İşletme Fakültesi’ne 489 öğrenci kayıt yaptırmış, bu güzel bir tercih, sevindik. Allah ufkunu açık eylesin. Son bir güzel gelişmeyle haftanın yorumunu noktalıyoruz. Söke Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 2018-2019 Eğitim-Öğretim yılını gösterdiği başarıyla tamamlamış. Bu noktada Türkiye’nin üretimde en iyi on okul arasına girmiş, kutluyoruz ve yeni çalışmalarıyla başarılarının devamını diliyoruz. En içten muhabbetlerimizle hoşça kalınız efendim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.