CUMA SOHBETİ: İlim-İslam ve müslümanlar (2

Aziz sohbetdaşlarım, geçen hafta insanlık dünyasında İslâm âleminin insanlık içinde son merhalesi olan Kur’an mesajıyla risalet noktasını son Nebi Hz. Muhammed aleyhisselamla başlayıp son saat (Kıyamet) le tamamlanacağını çok kısa özetlemeye çalışmıştık. Bu haftadan itibaren de biraz daha detaylandırmaya çalışacağız. Konunun başlangıcın da ilk detay, Hz. Muhammed aleyhisselamın Hira Mağarası’nda aldığı ilk İlâhi vahiy/mesaj olacaktır. Bu mesaj insanlığın son hayat kitabı, yaşam kılavuzu Kur’an, Yüce Allah’ın katından, insanlığın son Nebisi Hz. Muhammed’e inmeye başlamış. Oku! Lafzıyla başlayan bu kitabın ilk ayeti daha başka ayetler ve surelerle devam etmiş, 23 yıllık bir süreçte tamamlanmıştır. Bu süreçte Nebimiz, kemale ulaşıp olgunluk noktasına ayak basan insan oğluna gereken mesajları tebliğ ettikten sonra “Bugün size dîninizi tamamladım” mesajıyla Rabbimiz kitabına son noktayı koymuş. Ancak, bu başlangıçla sonuç arasında 23 yıl gibi bir zaman süreci vardır, bunu asla unutmamak lâzım. Çünkü bu süreç, Kur’anın hayat kitabı olmasının kesin delilidir. Rabbimiz, Nebimize 40 yaşında Risalet verip Kur’an-ı vahyetmeye başlamış ve bu süreci 23 yıl da tamamlamıştır. Peygamberimiz görevi tamamladığının 63 yaşında dârı bekâ eylemesi (vefat) etmesi üzerinde akleden kâlple uzun uzun düşünmemiz gerekmektedir. Çünkü bu süreç  çok önemlidir. Sakın, bu konular daha evvel düşünülmüş ve üzerlerinde gereken incelemeler ve çalışmalar yapılmıştır, bunları okuyup öğrenelim yeter demiyelim. Onları okuyalım elbette, ama bizde düşünelim, çünkü bizim de onlardan çıkaracak olduğumuz dersler vardır ve olacaktır.

Nebimiz Hz. Muhammed’in akleden kalbine Risalet ateşinin ilk kıvılcımını düşüren Rabbimiz, ona hakkı adaleti, gerçek ahlâkı ve sehaveti, namus ve iffette asaleti arama duygusunu harekete geçirip Hira Mağarası’nda tefekküre sevkediyor. Günden güne yoğunlaşan bu duygu ve tefekkür ufkunda fikri seyahat, bir gecenin fecir vaktinde Yüce Allah’ın Oku! emriyle irkilmesine  ve akleden kalbinin haşyetle titremesine vesile oluyor. Ve Rabbimiz, yaratılışı ve yarattıklarımı benim adıma oku, okumaya da önce kendinden başla diyor. Bak-gör Rabbin sana ve bütün yarattıklarına sonsuz ikramda bulunmuş ve bulunuyor, bunu çevrene ve insanlara duyur. Çünkü O, insana kalemle yazma yeteneği verdi. Böylece insana bilmediklerini öğretti. Dolayısıyla Nebimiz bu arayış süreci içinde, Risalet göreviyle aktif bir hareketlenmeye geçti. İnziva ve tefekkür sürecinin yerini eylem ve tebligat aldı. Bu nedenle O geceden sonra Yüce Allah, Nebimize vahyettiği ilâhi mesajlarıyla bir hayat stretejisi tayin edip, o yolda onu istihdam eyledi. Rabbimiz zaman zaman vahyediyor ve Nebimizin karşılaştığı sorunlara vahiylerle cevaplar veriyor. Nebimiz de bu Ayetleri insanlara duyuruyor. Öyle ki, uygulanması gerekenleri uygulayarak, duyurulması gerekenleri de duyurarak Resullük/Elçilik görevini yerine getiriyordu. Bu görev de öncelik hısım akrabasında idi. Sonra  içinde yaşadığı Mekke’deki Kureyş toplumu, onları da Kur’an-a uymaya ve yaşamaya çağırıyordu.

Mekke, tarihin kaydettiğine göre bir-iki hane Yahudi ve Hıristiyan, diğerlerinin çoğu müşrik, Allah’la beraber putlara tapanlar ve çok azda olsa Hanif, Hz. İbrahim’e tabi olanlardan oluşuyordu. Nebimiz, müşriklere, aradan putları çıkarmalarını tek Allah’a kulluk yapmalarını ve Allah’a itaat etmelerini tebliğ edip, Allah’ın emirlerini yerine getirmek ve yasak ettiklerinden de kaçınmak gerektiğini söylüyor. Dolayısıyla, hakka adalete uymak, insanlara zulüm etmemek, Allah’a şirk/eş-ortak koşmamak, yetimi, yoksulu gözetmek, kadınlara ve kölelere insanca muamele etmek gibi konuları da onlara duyuruyor ve  bu hususta da onları uyarıyordu. Bu, Allah’ın kendisini Resül/Elçi olarak görevlendirdiğini çevresindekilere bildirmesi içindi. Ama onlar, onun Resüllüğünü hazmedemiyorlar ve karşı gelip reddediyor ve hatta hakaretler ediyorlardı. Bununla da yetinmeyip öldürmeye kadar işi götürmüşler, Nebimiz de Allah’ın izniyle Mekke’den Medine’ye hicret etmişti. Risalet görevine medine de devam etmiş ve insanları Allah’ın dinine Kur’an-a uymaya çağırmıştı. Bu davetin 12 yılı Mekke’de ve 11 yılı da Medine de geçmiştir. Bu süreç içinde Kur’an-ın inzali/inişi de devam etmiş. Bu süreçte İslâmi kabul edip müslüman olanların sayısı günden güne çoğalmış, Mekke fethedilmiş, Yahudiler medine dışına sürülmüş ve Hıristiyanlarla savaşılmış, savaşlar kazanılmış İslâmiyet inkişaf ederek çevreye yayılmış ve yayılmaya da devam ederken Nebimiz Hz. Muhammed Aleyhisselâm Milâdi takvime göre 633 tarihin de Refiki Âlâya kavuşmuş vefat etmiştir. Yüce Allah, bizlere burada ona hakkıyla ümmet olmayı ve ahirette de Cennette buluşmayı nasip eylesin. (Âmin)   

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.