Geçmişimden Kırık Dökük (76 )

Devam 

Burada, ADÜ Tarih Bölümü öğretim üyelerinden bir hocanın da hem kitabında, hem de Atatürk Araştırma Merkezi dergisi ATAM’da 8 Şubat’ta İzmir’den hareket ettirip 9 Şubat’ta Söke’ye getirdiği de malumdur. Yalnız bu arkadaş Cumhurbaşkanlığı Özel Kaleminden 9 Şubat’ın doğrulandığı kayıdını da bir başka yerde dercetmektedir. Tarihçi olmadığım için eleştiriye yetkim olmadığını beyan etmek isterim.]

Arkadaşın “Söke’de İz Bırakanlar” kitabındaki ifadelerden hareketle, (Yeni Söke gazetesinin bu husustaki çalışmalarını da hafife alır şekilde geçiştirmesine alınan) Yeni Söke gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Şakir Aksayım bu konuda oldukça uzun bir röportaj yaptı. Bu husustaki yanlışlıkların, acele davranmanın, bazı kurum ve kuruluşların ilgisizliğini geniş geniş açıkladım. Daha sonra bu röportaj ve bu konudaki yazılarım kitap olarak basıldı. Konu yine es geçildi. Yine ilgisiz kalındı. 9 Şubat anmaları, kutlamaları devam edip gitmektedir.

Bana göre bu tarih kesinlik kazanmamıştır. Denebilir ki ve bana pek çok kişinin dediği gibi “Günün ne önemi var? Atatürk Söke’ye gelmiş mi? Bu yeter. Ha bir gün önce ha bir hafta sonra...” Evet bu bakış açısı ile yapacak iş yok. Ama işin bir diğer yönü var. Atatürk gibi bir Türk büyüğünün şehrimizi şereflendirişi, niçin net bir şekilde açıklığa kavuşturulmasın, bir takım belirsizlikler içinde kalsın? Bu araştırmayı yayınlamaya başladığımda, yani yirmi beş yıl önce nihayet yetmiş yıl önceki bir olaydı. Yani uzun yaşayan bir adamın görüp bildiği kadar bir zaman içinde... Eğer böyle bir ömürlük geçmişi bulunan ve Atatürk gibi dünyaca ünlü bir Türk büyüğünün hayatında kesinlik kazanmamış olaylar varsa varın siz başkalarının ve uzak geçmişin hatalarının neler olabileceğini hesap edin. Beni asıl huzursuz eden budur. Şimdi diyeceksiniz ki Atatürk’ün Söke’yi ilk ziyaretleri ile ilgili Genel Kurmay’dan ve Atatürk Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanlığından gelen Hâkimiyet-i Milliye gazetesinin yeni yazıya çevrilmiş olarak gelen 9-Şubat tarihli haberini ihtiva eden belge niçin geçerli sayılmıyor? Eğer İzmir gazetelerinde bu haber 8 Şubat tarihini taşımasaydı, hiçbir itiraz söz konusu değildi. Yani demek istiyorum ki elde o günlere ait üç ayrı gazete haberi var. İkisi İzmir, biri Ankara gazetesi. İzmir basını 8 Şubat, Ankara basını 9 Şubat yazıyor. Üstelik Ankara basını Anadolu Ajansından iktibas etmiş.

Burada bana göre yanılgının sebebine geçmeden önce gazete haberlerinin muhabirlerce ve ajanslarca geçiliş tarihine göz atmakta yarar var.

İzmir Gazetelerinden Sada-yı Hak, iki ayrı özel muhabir görevlendirmiş. Birisi Kuşadası, diğeri Söke için. Kuşadası muhabiri Atatürk’ün Selçuk istasyonuna ulaşmasından itibaren Efes harabeleri gezisinde, Mahmut Esat (Bozkurt)’un Ardalya’daki çiftliğinde kahve içişleri, Kuşadası’nda coşkun karşılama, belediyedeki yemek ve Söke’ye hareket edişlerinde bulunmuş ve haberini Kuşadası  8 Şubat tarihiyle postaya vermiştir. Bu haber mektubu 12 Şubat 1924 tarihli Sada-yı Hak’ta yayınlanmıştır. Haber metninin altında bir dipnot bilgisi vardır: Orada da der ki “Söke muhabirimizin mektubu postadan çıkmadığı için onu da daha sonra yayınlayacağız...” Burada dikkat çeken husus bu mektubun 8 Şubat’ta Kuşadası’ndan postaya verilmiş olmasıdır. Bir ikincisi Selçuk’a Atatürk’ün Cuma günü geldiğini bizzat belirtmiş olmasıdır.

Yukarıda bahsettiğimiz gibi aynı gazetenin bir diğer özel muhabiri de Söke’den mektupla haber geçmektedir. O da haberine Söke, 8 Şubat, tarihini atmıştır. Bundan başka metnin içinde bir kez daha 8 Şubat ifadesi geçer. Tarihle ilgili bir diğer bilgi de 8.2.340 günüdür ki bu da 8 Şubat 1924’tür.

Şimdi de yine İzmir’de yayınlanan Ahenk gazetesinin konu ili ilgili haberlerini ele alalım. 10 Şubat tarihli Ahenk gazetesinin ikinci sayfasında bu konu ile ilgili olarak Anadolu Ajansından alınma iki haber vardır. Birisi Söke Türk Ocağı başkanının ocağın Atatürk tarafından açılışının gerçekleştirildiğini bildiren çıkış yeri Söke, 9 Şubat tarihli telgrafı.

Diğer haber ise yine Anadolu Ajansı kaynaklı ve İzmir 8/9 Şubat, 340 tarihli haber metni. (Buradaki 8/9 Şubat ifadesine ileride döneceğim.) Bu haber metnin içinde de 8 Şubat günü Efes harabelerini gezdiği ifade edilmektedir.

Şimdi de Ankara’da yayınlanan Hâkimiyet-i Milliye gazetesine gelelim.  Hâkimiyet-i Milliye’de bu konu ile ilgili olarak iki ayrı haber vardır: Birincisi 10 Şubat tarihli, diğeri 11 Şubat... Her ikisinde de haber 9 Şubat’ta Anadolu Ajansınca geçilmiştir. 10 Şubat tarihli gazete haberinde “bugün”  ifadesi geçmektedir. Diğerinde ise herhangi bir gün belirtilmeden önceki gazetedeki heberin devamı imiş gibi sunulmuş. Ancak “geç vakit” döndüğü ibaresi var.

Devam edecek...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.