Geçmişimden Kırık Dökük (77 )

Devam

Tarihlerle ilgili bir döküm yapacak olursak:

1. Sada-yı Hak gazetesi:

a. Kuşadası Muhabiri: 8 Şubat  ve Cuma günü

b. Söke Muhabiri: İki kez 8 Şubat, bir kez de 8.2.340

2. a. Ahenk gazetesi: Haberin geçiliş tarihi 8/9 Şubat (A.A.), Metnin içinde 8 Şubat.

b. Ahenk’te yer alan Söke Türk Ocağı Başkanının telgrafında 9 Şubat (A.A.)

3. 10 Şubat tarihli  Hâkimiyet-i Milliye: 9 Şubat (A.A.) ve metin içinde “bugün” ifadesi.

4. 11 Şubat tarihli Hâkimiyet-i Milliye: 9 Şubat (A.A.)

Dikkat edilecek olursa Anadolu Ajansı kaynaklı haberlerin hepsi 9 Şubat tarihini içeriyor. (Bir tanesinde 8/9 Şubat geçiyor.)

Bu konuda cevaplanması ve çözümlenmesi gereken sorular:

a. İzmir gazetelerinin yazdığı 8 Şubat niçin dikkate alınmamıştır da sadece Hâkimiyet-i Milliye’nin yazdığı 9 Şubat esas alınmıştır?

b. İzmir gazetelerinin verdiği tarih hangi gerekçeler ve kanıtlarla saf dışı edilmiştir?

c. Oysa Atatürk, bu haberlerin yayınlandığı günlerde İzmir’dedir. İstanbul gazetelerinden birinin cumhuriyet aleyhindeki yazılardan dolayı başmuhabirini kabul etmemişti. Gazetelerin haber ve makalelerine bu kadar hassas davranan bir kişi demez mi ki “Siz benim niçin bir gün önce Söke’ye gittiğimi yazdınız? Düzeltin bunu...”

ç. Bunun tersini de düşünebiliriz: Hâkimiyet-i Milliye’ye veya A.A.’na da “Niçin 9 Şubat yazdınız? Düzeltin...” diyebilirdi.

Demediğine göre bunda her iki tarafın da doğruluğunu gösteren önemli bir husus olmalı... “Bu nasıl olur?” demeyin. Aşağıdaki açıklamaları dikkatle okursanız işin aslını daha iyi ve doğru anlayabileceksiniz.

Şimdi Anadolu Ajansı mahreçli haberlerin neden 9 Şubat olduğunu anlayabilmek için bir başka konuya geçelim:

Takvim ve Saat Uygulaması

Bu konuya girmeden önce şu yasaya bir göz atalım:

GÜNÜN YİRMİ DÖRT SAATE TAKSİMİNE DAİR KANUN

Kanun Numarası : 697

Kabul Tarihi : 26.12.1925

Yayımlandığı Resmî Gazete : Tarih : 2.1.1926 Sayı : 260

Yayımlandığı Düstur : Tertip : 3 Cilt : 7 Sayfa : 158

Madde 1 – Türkiye Cumhuriyeti dâhilinde gün, gece yarısından başlar ve saatler sıfırdan yirmi dörde kadar sayılır.

Madde 2 – Griniç’e göre otuzuncu derecede bulunan boylam dairesi bütün Türkiye Cumhuriyeti saatleri için esas alınır. 

Madde 3 – İşbu kanun neşri tarihinden muteberdir.

Madde 4 – İşbu kanunun ahkamına icraya İcra Vekilleri Heyeti memurdur.

2 Ocak 1926 tarihinde Resmî Gazete’de yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren bu yasadan önceki durum nasıldı? Bir de ona bakalım:

Ülkemizde o zamanlar Ezani veya Alaturka saat denilen bir saat sistemi uygulanmakta idi. Bu saat sisteminde bir gün için, 12’şer saatlik iki dilim söz konusu idi. Bu saate göre bir önceki günün bitimi ve yeni bir günün başlangıcı akşam ezanı vaktinde idi. Yani takvimdeki günler akşam ezanı ile birlikte yeni bir günü gösteriyordu. PTT, telgraf vb. resmî kayıt gerektiren bütün işlerde akşam ezanı okunduktan sonra yeni günün tarihi atılıyordu. Şimdi buna göre Atatürk’ün İzmir’den çıkış ve dönüşünü bu ezanî saat sistemine göre değerlendirelim.

[Burada şunu hatırlatmakta yarar var: Gün değişimini gece yarısına alan yasa kararının daha uygulanmasına 23 ay vardır. Yani Atatürk’ün Söke’yi ziyaret ettiği tarihte gün akşam ezanıyla değişmektedir.]

Atatürk, sabah (Alafranga saatle) 9,00’da İzmir’den trenle hareket ediyor (bir saat yirmi dakika sonra) 10.20  Selçuk istasyonuna geliyor. Efes harabelerini geziyor, Kuşadası’na geçiyor orada yapılan tören ve kurban kesme gibi karşılama uygulamalarından sonra Türkocağı ve Belediye olarak kullanılan binaya geliyor. Yemek sonrası bir müddet dinleniyor ve Söke’ye hareket ediyor. Söke’ye gelişi ile ilgili farklı saatler söyleniyor. Ama şu kesin ki Atatürk, Kuşadası ve Söke’yi aynı gün ziyaret ediyor. Söke’deki açılış ve temaslarını tamamladıktan sonra kendisini Selçuk’a indirdirerek Söke İstasyonuna gelip bekleyen aynı özel trenle Söke’den ayrılıyor. Bütün kaynaklar Atatürk’ün Söke’den akşam karanlığında ayrıldığında hemfikirdirler. Sökeli tanık beyanları da aynısını ifade etmektedir. Hatta muhabirin belirttiğine göre ufukta “hilal ve yıldız” görülmüştür. [Recep ayının ikinci günüdür. Yani hilalin batı ufkunda görüldüğü ikinci gündür.] Hilal gündüz de görülebilir ama yıldızın görülmesi için akşam karanlığının (namazı vakti) olması gerekir. Yani Atatürk Söke’de iken akşam namazı vakti olmuş demektir.

Devam edecek...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.