Geçmişimden Kırık Dökük (79 )

Ezanî saat sistemine göre: Atatürk, Kuşadası ve Söke’yi 8 Şubat 1924’te ziyaret etmiş, (ezani saate göre gün değişimi gerçekleştiğinden, akşam ezanından sonraki bir zamanda) 9 Şubat 1924’te İzmir’e varmıştır. Bunun için pek çok kaynakta “Atatürk 8 Şubat’ta Efes, Kuşadası ve Söke’yi ziyaret etti, 9 Şubat’ta döndü.” şeklinde bilgi mevcuttur. Bu ifadede yanlışlık yoktur. Ancak biz, bugün kullandığımız saat/takvim esasına göre düşündüğümüzden yanılıyoruz. 9 Şubat ifadesi, ezani saatle akşam ezanından sonraki günün ilk saatlerini kapsamaktadır.

Şimdiki saat ve takvim uygulamamıza göre: 8 Şubat 1924 sabahı İzmirden hareket etmiş yine aynı gün gece yarısından önce (8 Şubat’ta) İzmir’e dönmüştür.

Görüldüğü gibi 1926 öncesi saat ve takvim (gün bitişi/yeni günün başlangıcı) durumunu dikkate almadan sadece Hâkimiyet-i Milliye gazetesinin, haberin geçiş tarihi olan (ezanî saat / gün sistemi uygulaması dolayısıyla) 9 Şubat’ı esas almak asıl yanılgının sebebi olmuştur. Bunun için “işin aceleye getirildiğini, yeterince araştırma ve inceleme yapılmadığını” iddia edip durdum.

Hâlen tereddütte olanlar varsa DDY’nin arşivlerine girsin ve özel trenin gün ve saat olarak hareket zamanlarını tespit etsin veya bu konuda bir yerlerden yardım istesin, araştırtsın. Benim vardığım kanaat, -yukarıda belirttiğim hususlar dikkate alındığında- Atatürk’ün Söke’yi ve Kuşadası’nı ilk ziyaretleri 8 Şubat 1924’tür.

Ziraat  Teknik Lisesinde iken başlayan fakat bir türlü çözüme ulaştıramadığım, ancak birilerinin araya girmesi ile farklı bir tarihte kutlanmaya ve anılmaya başlanan bu günü yıllarca okuya, araştıra, düşüne bir sonuca kavuşturduğuma eminim. Söke kitabımda vermiş olduğum yanlış tarihi böylece düzelttiğimi sanıyorum. Onu yazdığım zamanlar (1989), “mevcudu doğrudur” diye kabul ettiğim için 1992’den beri sıkıntı içindeydim. Şu an resmen anılan ve kutlanan gün artık benim kabahatim değil. Herkes kendi vebalini çeksin. Bir yanlışlığı düzeltmek için bu kadar sene uğraştım, düşündüm ve sonunda çözüme kavuşturdum. Eğer Söke kitabımda 4 Şubat yazmasaydım bu kadar kafa yormayacaktım. [Bazı kişiler gibi, 4 Şubat yazdım diye inadına bu tarihte direnmedim. Kendi yanlışını görmemek, uyarılara rağmen yanlışta veya şüphelide direnmek, kendini bilimden ve araştırmanın faziletinden daha üstün görmektir; gerçeklere sırtını dönmektir. Dediğim dedikçilikten ve dediğim dedikçilerden Allah korusun.] Şu an diyorum ki ister 9 Şubat’ta, isterse 1 Mart’ta kutlayın / anın umurumda değil... Çünkü ben 4 Şubat hatamı düzelttim, müsterihim.

Devam edecek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.