Geçmişimden Kırık Dökük (83 )

Devam..

Daha önce Yüzüncü Yıl İlköğretim Okulunda iken okul kitaplığına ve sıınflara satın almış olduğum bir Türkçe Sözlük’ün öğrenciler için daha kullanışlı hâle getirlmesi için yazarına bir teklifte bulunmuştum. Aldığım mektupda eğer kabul edersem, belittiğmi düzeltmeleri göndereceği bir müsvette üerinde yapabileceğimi belirtiyordu. Kabul ettim. Gelen bir örnek kitap üzerinde üç ay uğraşarak renkli kalemle “kelimelerin telaffuzu, geniş zaman çekimi ekleri vb.” eklemeleri yaptım. Kendisine, Ankara’ya gittiğimde takdim ettim. Kitap basıldı ve bir miktar gönderdi. Ben de eşe dosta dağıttım. Emekli olmadan önceydi, bir arkadaş “Hocam ne güzel sözlük yazmışsın, tebrik ederim.” dedi. Ben sözlük yazmadığımı, bir sözlüğe katkıda bulunduğumu söyledim. Ve ardından nerede gördüğünü, sordum. Bir gazetenin hediye olarak dağıttığını, söyledi. O gazeteyi dağıtan öğretmen arkadaşa “Benim katkıda bulunduğum sözlüğü gazete hediye olarak okurlarına vermiş, bana bir adet temin edebilir misiniz?” dedim. Bir hafta sonra aldığım cevap, gazeteye iki ay abone olmam gerektiği idi. Gezeteye mektup yazdım, sözlüğü hazırlayanlardan biri olduğumu, bu yüzden bir adet istediğimi bildirdim. Hiçbir cevap gelmedi. Üyesi olduğum İLESAM’a vekâletname gönderdim, hakkımın korunması için... Ama ardından vaz geçtim... Böyle küçük işlerle uğraşıp durma Yaşar, dedim kendi kendime... Elinde bir sürü fiş var, bunları kolilerde bekletmekte ne yarar var, kitaplaştır, diye düşündüm. 

Bu arada Ticaret Lisesindeki müdür yardımcısı arkadaşlardan Rasim Yavuzyılmaz’ı ziyarete gitmiştim. Bilgisayar üzerine konuşurken, bilgisayarın otomatik sıralama yaptığını öğrendim. Kendisine yapmak isteğimi işle ilgili bazı sorular yönelttim. Anladığım kadarıyla bilgisayar benim düşündüğüm sözlük işini kolaylaştıracaktı. Bana, az veya çok bir emeğim olan bir eseri vermekten sakınan kişilerle (çok koyu Müslümanlık taslayan gazete sahipleri) uğraşmaktan ise karşılarına daha iyisini yazarak çıkmayı tasarladım, planladım. Hani karşıma çıkan her zorluk, her engel, her problem için başvurduğum yöntem var ya burada da onu uyguladım.

Plalamama göre önce mevcut fişleri bilgisayar ortamına aktaracacağım. Bu fişler benim, bilmediğim veya köken bakımından çeşitli kaynaklardan yararlanarak not aldığım kelimelerden ibaretti. Bir sözlük olacağına göre çeşitli eserlerden taramalara yapmak gerekiyordu. Zaten fişlerden çoğunluğu bu tür taramaları içeriyordu. Bilgisayar başında yoruldukça okumaya geçiyor ve oralardan sözlük maddesi olabilecek kelimeleri açıklamasız listeliyordum. Böylece fişler bittikten sonra sözlükte bulunması gereken kelimeleri de hazırlamış oluyordum. Bu çalışmalar epeyce uzun sürdü. Hatta bir ara bırakmayı bile düşündüğüm oldu. Fişler kira evlerinin bodrumlarında nemlenmişti. Saman kâğıda yazıldıkları için de koliden ve koli içindeki kutudan çıkarnca çürük saman kokusu yayıyordu. Zaten öğretmen hastalığı olan faranjitim de vardı. Bu yüzden onların kokusuna dayanamıyor ve öksürükten bilgisayarı bile göremiyordum. Balkona serip kurutmayı denedim. Bu sefer güneşten mürekkebin rengi soluyor ve okunmaz oluyordu. Böyle bir yıl kadar devam ettim. Bir Ankara gezimizde, bir mağazada satıcı kızın birisi bir süpürgeden söz ederken “hastane havası” yarattığını söylediği kulağıma geldi. Eşimle beraber kızdan bu işin nasıl olduğunu sorduk, açıklaması mantıklı geldi. Daha sonra bu makineyi İzmir’den bir mağazadan satın aldık. Gerçekten, süpürge yapılan odanın havasını da temizliyordu. Böylece rahatsızlığım neredeyse geçti ve daha iyi çalışmaya başladım. Birkaç yıl bu fişleri bilgisayara aktarmakla geçti. Daha sonra, aralardaki boşlukları doldurdum. 

Bu arada, sözlük ve sözlükçülük üzerine çeşitli yayınları edindim. Okudum. Mevcut sözlüklere baktım. Mevcut sözlükler teknik bakımdan hemen hemen birbirinin aynısı idi.  Öğretmenlikten edindiğim deneyimle öğrencilerin en kolay şekilde yararlanabileceği bir sistem geliştirdim. Çalışmalarımı bu sistem üzerine yürüttüm. Öğrenciler, madde başı olan ayrı yazılan birleşik kelimelerle, madde içi olan deyim vb.nin farkına varmadan ya madde başında ya da madde içinde arıyor. Aradğı yerde bulamazsa, sözlükte yok, deyip çıkıyordu. 

Devam edecek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.