Geçmişimden Kırık Dökük (86 )

devam

CD’yi aldığı gün, iyi bir teminat parası ödedi. Daha sonra Osmanlı Arşivleri Merkezinde çalışan bir beyefendi ile karşılıklı bilgisayar ortamında yazışa yazışa aşağı yukarı bir yıl içinde basıma hazır hâle getirdik. Böylece 2007  Martında “Ötüken Türkçe Sözlük” adıyla piyasaya sürüldü. 

Erol Bey sözlüğe talip olduğu hâlde, niçin yayıncıları dolaştın diye bir soru akla gelebilir. Hazır basacak bir yayıncı varken neden Ankara ve İstanbul yayıncılarını gezdim? Öncelikle bu sözlüğün tanıtımı olacaktı. Nihayet Ankara’daki bir yayımcı örnek olarak sunduğum birkaç sayfayı öğretim üyelerine göstermiş, fikirlerini almıştı. Öğretim üyesinin yazdığı görüşlerin kopyası bana geldiği gibi Erol Beye da gitmişti. İkincisi Ötüken Neşriyat, bu sözlüğe sahip çıkmakla nasıl bir ağır yükün altına girecek, ya batarsa, zarar ederse gibi bir takım olumsuz fikirler kafamda dolaşıp duruyordu. Yalnız şunu da belirtmeliyim ki, bu dolaşma işini yaptığım sırada daha Erol Beyle görüşmemiştik.

Sözlüğün Tanıtım Çalışmaları

Ötüken Neşriyat, sözlüğü dağıtıma vermeden önce büyük bir tanıtım faaliyetine girişti. Tanıtım firmaları ile anlaşmış, röportajcılar, fotoğrafçılar Söke’ye geldiler. Birkaç gün çekim yaptılar, görüşme metni hazırladılar. Buradan aldıkları resim ve bilgileri harmanlayarak İstanbul’un muhtelif yerlerinde stantlar kurdular. Broşürler dağıttılar. Bunu duyan gazeteler benden röportaj talep etmeye başladılar. Hemen hepsine yetişmeye çalıştım. Bu arada film yapmak üzere iki firma geldi. Ardından bir başka firma daha geldi. Son gelenler, hemşehrilerimizden Yatağanlı Mustafa Nadir beylerdi. Gönderdikleri ekiple iki kez Söke ve çevresinde çekimler yaptık. Sözlüğü tanıttım. Bu film, ceza alan TV’lerde gösterime sunulan Kültür Bakanlığı Sunar, adlı bir filimdi. Ben bu arada halen yayımcının yaptığı yatırımı acaba karşalayabilir mi, düşüncesi içinde oldukça gergindim. Bu gerginliği uzun süre üzerimden atamadım. Geçmişten gelen -yukarılarda anlattığım- sıkıntıların gerginliği de eklenince rahatsızlandım. Erken davranmış olmamın verdiği avantajla şükür tehlikeyi atlattım. 

Yayınevi ile zaman zaman yaptığım görüşmelerde olaydan ve satışlardan memnun olduklarını bildirdiler. Ben de rahatlamış oldum. Bundan sonra eserdeki hataları düzeltme ve eksikleri gidererek geliştirme çabalarına başladım. Eldeki metnin gerekli yerlerine ekleme yapıyordum. Aynı zamanda imla ve bilgi yanlışları ile tanımlardaki bozuklukları gidermeye çalıştım.  Bu arada, Sözlük yayınlandıkan sonra büyük sıkıntı çektiğim, köken bilgisi (etimoloji) alanında yeni yayayınlar, makaleler çıktı. Bunları değerlendirip Sözlüğe ekledim veya değişiklik yaptım. Böylece bu çalışma da bir on yıl sürdü ve kelime sayısı 316.000’i buldu.

Köyümün Sözlüğünü Hazırlıyorum

Annemin rahatsızlığı dolayısıyla Pamukkale Üniversetis Uygulama Hastanesinde bulunuyordum. O zamanlar binalar yeni yapılmış, bahçe düzenlemesi yoktu. Bahçede bir ahlat ağacı vardı. Dibinde de birkaç tane oturacak sıra vardı. Zaman zaman bunun dibine gidip hava alıyordum. Bu arada çevre köy ve kasabalardan gelmiş pek çok insanla sohbetimiz oluyordu. Bazen de konuşmalara kulak misafirliği yapıyordum. Bir ara ağacın dibine çökmüş iki üç kişinin kendi aralarında şöyle konuştuklarına şahıt oldum:

-”Gurtuluş yok mu?”

-”Amaliyat oluvusa, kurtuluucak emme olmayyo...”

-”Neye, isdemeyoo ki?..

-”İsdeyiboturu, isdeyiboturu da para yok...”

-”Çok para ılazım mı?..”

-”Hem ne gadaaa.” Bu arada bahçeye kapıdan giren bir genci göstererek: “Bak oolu gelipbaa.. Para bulmaya giddiyidi..”

Bu konuşmalar ton ve vurgusu ve çekim ekleriyle birlikte bana hiç de yabancı gelmedi. Acaba, bizim köyden mi bunlar. Ben uzun süredir dışarda olduğum için kişileri tanımıyor olabilirim, diye düşündüm. Ve nereli olduklarını sordum. Tavas’ın bir köyündenmişler.

   Devam edecek 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.