GÜNDEM : Korona virüs , savaş ve ikiyüzlüler

Dünyanın gündeminden düşmeyen ve bu gidişle yakın zamanda düşmesi de pek mümkün görünmeyen Korona virüs veya Covit-19, göze görünmeyen azametiyle bilime ve teknolojiye meydan okuyarak varlığını sürdürmektedir. Bu arada aşı oluşturma yarışları devletler arası çalışmalarla devam etmektedir. Nedense ilâç geliştirme çalışmalarından pek söz edilmiyor. Oysa, öncelik ilâçta olması gerekmiyor mu? Dünyada hastanelerde yatan binlerce insan var acı, ızdırap  ve sıkıntılardan kıvranan, önce onları tedavi etmek icabetmez mi? Yoksa, bu da bir grip türüdür, yedi gün-bir hafta tabiri bunun içinde geçerli midir? İyi ama, bu salgından haftalarca yatanlar ve tedavi de kalanlar var. Bilmiyoruz, tabi bu konuda uzmanlar var, onlar çaba sarf ediyorlar, biz hariçten halk arasında konuşmaların tanıklarıyız. Bu salgın 2019‘da çıkmış, 2020’yi doldurmak üzere ve kaybolup gitmeye de pek niyeti yok. O büyük büyük devlet adamları, büyük büyük atıyorlardı, ama hepsi virüse yakalandı. Demek ki gözle görünmeyen bir düşman, gözle görünen ve görünüşüyle öğünen kabadayılar, kazın ayağının öyle olmadığını gördüler. Sonuçta salgının kıskacında döğünür oldular. Demek ki, çok büyük teknolojik güce sahip olanlar, çok ufak bir virüs yaratığın gücü karşısında dize gelebiliyor. Neyse, Yüce Allah, nerede bu illetin acısı ve ızdırabıyla kıvrananlar varsa şifalar ihsan eylesin dua ve niyazındayız. Allah yar ve yardımcımız olsun.

İkinci gündem de olan konu da, Akdeniz de Yunan’ın hempalarıyla yarattığı gerginlik. İnsanları sömürmeye alışmış bataklık sülükleri, emellerine uygun bir ortam buldular mı hemen orada bitiyorlar. Güya haktan ve hukuktan yanaymışlar gibi kendilerine yakın olanların yanında yer alıyor ve provakasyonlara başlıyorlar. Yunan da bu durumlardan yararlanmak için gerilimi arttırıyor. Tarihte bu çıkışlarının karşılığını ne denli aldığını unutuyor ve yaygaradan geri durmuyor. İşte şimdi de durmadan entrikalar peşinde koşarak tahrik metodunu sürdürüyor. Eskiden beri denizde kıta sağanlığı meselesini, Güney Kıbrıs konusunu ve Ak Denizi kendisine bir Yunan gölü yapma hayalini devam ettiriyor. Tabi bütün bunları tek başına yapamayacağını bildiği için, ayni kavağın kaşığı yandaşlarını da işin içine sokmaya çalışıyor. Tarihte bu alanda Yunanı kullanma usulünde başarılı olan devletler var, ama Türk Milleti ve bu milletin yöneticileri artık bütün bu oyunların nasıl oynandığını çok iyi biliyor. Bu alanda onurunu ve vakarını koruyarak, asaletine ve şerefine yakışır davranışlar sergiliyor. İnsani kurallar çerçevesinde karşılıklı görüşüp, Yunanistanı konuşmaya çağırıyor. Ama, ona, kabaca ifade edelim, gaz verenler bu olumlu çağrıya uymaması için, saman altından su yürütür misali verdikleri destekle engel oluyorlar. Ancak, o ikiyüzlü entrikalar ne kadar uğraşırlarsa-uğraşsınlar, gerçekleri örtemeyecektir. Bu konuda başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olarak bütün devlet adamlarımız iman bilinciyle ve  yetkinlik ve etkinlikleriyle haklı davamızı savunuyorlar. Biz vatandaşlar da takipçileri olarak onları destekliyoruz. Allah’ın izniyle her  yönde başarılı olacaklardır.

Üçüncü ve bu günlerde etkinliğini bütün dünyada gösteren Azerbaycan’ın saldırgan Ermeniye haddini bildirmesidir. Daha önce yaptıkları saldırı ve işgalleri, zulüm ve haksızlıkları hiç kâle almadan, daha fazlasını yapmaya kalkan Ermenistan, bu sefer kayaya çarptı, saldırılarının karşılığını çok şiddetli bir şekilde görünce, cephe değiştirmeye ve sivillere saldırmaya başladı. Ama, artık Azerbaycan o eski Azerbaycan olmadığını her cephede Ermenistan’a gösteriyor. Çete ruhlu Ermeni idarecileri de, paralı çete yandaşlarını yardıma çağırıp, cephelerini güçlendirmeye çalışıyor. Bu da yetmeyince, otuz yıldır uğradığı haksızlığı gidermeyen Misk Grubu imiş Rusya, Fransa ve Amerika’yı yardıma çağırıyor. Onlar da hiç utanmadan etaş-kes çağrısında bulunuyorlar. Şimdiye kadar neden bu haksızlığı ortadan kaldırmadılar? Nedeni, piyonları olmasındandır. Ama, bu sefer Ermeni iyice köşeye sıkıştı, Azerbaycan artık bu işi bitirmeli ve Ermeniye nefes alacak fırsat vermemelidir. Çünkü, zalime merhamet, mazluma hakarettir. Sayın Aliyev bunu asla unutmamalıdır. Biz, Ermeni’nin tarihte yaptıkları zulmü ve son Hocalı Katliamını unutmadık ve unutmayacağız. Evet, bu haftanın gündeminin ana başlıkları da bunlardı. Allah’tan sulh-selâmet içinde daha iyi haftalar dileğiyle hoşça kalınız efendim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.