Geçmişimden Kırık Dökük (92 )

Devam 

Ertesi günü Müdür bey bizi özel aracı ile Claude Monet’in evini, bahçesini gezdirmeye götürdü. Çiçekler ressamının çiçekli bahçesini gezdik, ertesi günü de İzmir Adnan Menderes Hava Alanına inmek üzere Paris’ten ayrıldık.

Dönüşte eldeki çalışmayı değerlendirmeyi düşündüm. Hem asıl metni, hem de çeviri metnini birlikte vermenin yollarını araştırdım. Birkaç kez yazıp bozduktan sonra en iyisinin bir tablo hâlinde bakışımlı olarak düzenlemek olduğuna kanaat getirdim. Paris için hazırladığım kunuşma metnini de kitabın baş tarafına ekledim. Böylece yeni bir Kutadgu Bilig çalışması da basıma hazır hâle geldi.

Çalışmayı Ötüken Neşriyat’a gönderdim. Editör Göktürk Ömer Çakır bey titiz bir çalışma ile yazım hatalarını düzelterek 2019’un sonunda, Kutadgu Bilig Yılı bitmeden yayınlayabildi. 

DAĞLAR DAĞIMDIR BENİM

Doğanın Verdiği İç Huzuru

Ormandaki bir kuru kök, dere boyundaki bir çiçek, kayalar arasındaki çakıllı bir yolak, dağın tepesinde görünen bulut kümeleri, artık hayatının sonuna geldi sanılan bir yanı çürük gövdesinin diğer yarısından taze sürgün vermiş dala durmuş çınar, güneşi görebilmek için akranları ile boy yarıştırır gibi uzamış çam ağaçları, yamaçların toprağının aşınmasını engellemeye çalışan bir çalı, üzerinde kelebeklerin, arıların uçuştuğu kara kekik kümesi, ağustosun bu sıcağında gecenin nemini yapraklarında yoğunlaştırarak köklerine döken ak çiçek, çiğnediğimizi ancak keskin kokusunun burnumuza değmesi ile anladığımız İzmir kekiği veya mersin dalı, bir çalının üçe ayrılan dalları arasına çöpten yuvasını kondurarak yumurtalarını bekleyen serçe, kumru ve başka bir kuş, kurumaya yüz tutmuş bir ağacın gövdesinde yuva yapmak için bir marangoz iydemirinden daha muntazam parçalar yontan ağaçkakan, yalçın kayaların tepesinde daireler çizerek dolanan kartal, rüzgâra karşı direnerek olduğu yerde inatla durmaya çalışan kerkenez, diliyle sinek avlayan bir kurbağa veya kertenkele, daldan dala gide gele dantel gibi avı için file gibi ağ ören örümcek, az önce çalıların dibinden ok gibi fırlayarak kaçıp giden dik kulaklı tavşan, bizi uzaktan fark edip komutanın gelişini haber veren bir çavuşun “Dikkat!” çekişini andırır bir edayla  çırraklayıp bütün kuşları uyandıran alacakuş, saksağan veya ala karga ya da karatavuk, boz bakal, yanıbaşımıza tepedeki dalı terk ederek düştüğü yerde tohumlarını etrafa saçan kozalak, üzerinde arıların dolaştığı olgun meyvesinin yoldan geçenlerin ağzının suyunu akıttığı armut ağacı, bir kayanın çatlağında ya da yar başında hayat kavgasında direnmeyi en iyi şekilde temsil eden kocaman gövdeli orman ağacı, kesile budana gövdesinde çeşitli şekiller almış bir zeytin ağacı, her bahar yapraklanmaya durduğunda gövdesindeki yaralara aldırmadan ellerini duaya açmış binlerce mümin gibi dalları dua eder görünen incir ağacı, bir kayanın kovuğundan, çayırın tabanından sızan su damlaları, dereden şırıl şırıl akan çaylar, yüksekten çağlayıp akan ırmaklar hep hedefine ulaşmak için, Fuzuli’nin deyimi ile “Başını taştan taşa vurup” koşuşturan azgın sular denize, göle, ırmağa varmadan hayat verdiği coğrafyalarda buhar olup uçuşan ağırbaşlı, durgun gölcükler, bir deli çayın akıntısına kapılıp giden ağaç dalları, kökleri, yaprakları, tomruksu gövdeler, açık denizde rüzgâra kanat vermiş beyaz bir yelkenli, kurumuş bir göl dibinde çamurlara gömülmeye çalışan bir sazan, yuttuğu bir kurbağayı, sindirmeye çalışan bir yılan, yavrularını koruyamamanın çaresizliğiyle ağaca tırmanan bir yılanın çevresinde çırpınarak cıyak cıyak bağıran bir anne serçenin, deredeki kürler arasında aşk yaparken bile tok tok tokuşan kaplumbağanın, uzaktan gördüğü hemcinslerine böğürerek selam veren bir sığırın, birbirine karşılık vermek için anırışan eşeklerin, havlayan köpeklerin, duyduğu ezan sesine “Aziz Allah!” diye karşılık veren adamın, ağırlığını boşaltan yağmur bulutunun çekilip gitmesi ile ortaya çıkan güneşin, akşam olunca basan karanlığın, sabah olunca gelen aydınlığın, issiz passsız tertemiz havasıyla kırların, dağların kokusunun bize sunduğu felsefi bilgiyi, psikolojik duyguyu, iç huzurunu acaba hangi kürsüdeki hoca sunabilir? Devam edecek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.