Geçmişimden Kırık Dökük (93 )

Devam 

Dağ Yürüyüşlerim

Bilgisayar başında uzun süre oturmam dolayısıyla eklenlerde, bileklerde ve boynumda bir takım ağrılar, tutulmalar oluştu. Hekimler, bol egzersiz, kısa süreli oturma yani bilgisayadan biraz uzaklaşma tavsiyesinde bulundular. Verdikleri egzersizlerle birlikte bu tür rahatsızlıkları geçiren veya ağrılarını hafifleten bir takım egzersizleri de kendim arayıp buldum. Bilgisayar başına oturmamak mümkün değildi, çünkü 11 000 sayfayı bulan bir çalışmanın düzenlenmesi, hataların giderilmesi vb. bir yoğun çalışmayı gerektiriyordu. Bu iş için ne kadar bilgisayar başında oturmuşsam o kadar süre de bu egzersizlerle meşgul oluyordum.  Bu arada haftada bir, Söke’nin kuzeyindeki Gümüş Dağına yaslanan Yamaç adında bir köy vardı. Söke’den uzaklığı 4,5 km. Söke’den itibaren yükselik farkı 400 m civarında idi. Eşimle beraber her hafta salı günleri buraya kadar yürürdük. Yolu asfalttı. Bazen daha da ilerilere giderdik. Çimento fabrikasının taş ocağı üstlerini ya da Nenem Suyu taraflarını da dolaştığımız olurdu. Böylece beş kilometre yolda beş yüz metreye yakın yükselmiş olurduk. Rahatsızlanınca, kardiyoloji hekimine bu yürüyüşümü anlattım. “Eğer o yolu yürümeseydin, buraya gelemezdin.” dedi. Yani ben yürüyüşün yararını görmüşüm, hekime ulaşacak kadar bana zaman kazandırmış. Ama taburcu olurken de şöyle dedi: “Bundan sonra merdiven sahanlıklarında dinlene dinlene çıkacaksın.” İlk anda olayı pek idrak edemedim. Eve gelip de merdivenlerden çıkarken büyük bir paniğe kapıldım. Ya ben merdivende oyalanmayı sevmeyen bir yapıdaydım. Şimdi nasıl olacak bu iş? Neyse tavsiyelere uydum. İlk altı aylık kontrolden sonra köye gittiğimizde çocukluğumda dolaştığım yerlere gitmek hevesine kapıldım. İlk işim evimizin karşısında bulunan Akbayır’a tırmanmak oldu. Dikkatle, yavaş yavaş tepeye kadar vardım. Oradan köyün ve bahçemizle evimizin fotoğraflarını çektim. Kendime bir güven geldi. Söke’ye döndükten sonra aracımla Fevzipaşa üstündeki Yamaç yol ayrımına kadar gittim. Orada aracı bıraktım. Saatime baktım ve beş dakika o ilk dik yokuşu tırmandım. Niçin burayı seçtim? Herhangi bir rahatsızlık anında ambulans ulaşabilecek yer olsun diye... Bir hafta böyle beş dakikalık tırmanma yürüyüşü yaptım. Daha sonra bunu on dakikaya çıkardım. Bir hafta da on dakika tırmanma... Daha sonra 15, ve dördüncü hafta da 20 dakika tırmandım, indim. Ve artık Yamaç’a gidip gelebileceğimi kendim de kabullendim. Eşmle beraber tekrar Yamaç yolculuğuna başladık. Haftada bir bu yolu çıkıp iniyorduk. Bu arada yine altı aylık kontrol zamanı gelmişti. Hekime durumu anlattım ve yürüyüşe devam etmemi tavsiye etti.  Bu sıralarda bizim mesai arkadaşlarımızdan Oyhan ve yanında bir terzi ve postacı arkadaşla yol boylarında yürüyüş yapıyorlarmış. Bunu öğrenince ben de onlara katıldım. Onlar bir keresinde Güllübahçe-Kapaklı’ya kadar gidip gelmişler. Bu sefer Bağarası tarafına yürümeye karar verdik. Ben de onlara katıldım. Burunköy’e kadar varıp geldik. Burunköy, Söke’ye 11 km uzaklıkta. Gidiş geliş 22 km yol yapmışız. Evden buluşma yerine kadar olan uzaklığı hesap etmiyoruz.

 Burunköy’e vardığımızda cemaat dağılmıştı. Caminin abdest mahallinde abdest aldık, içerde ibaretimizi ifa ettik. karşı bakkaldan peynir, fırından Burunköy’ün meşhir tava ekmeğini aldık. Kahvenin önünde oturup çay, penir-ekmekle karnımızı doyurduk. Yola koyulduk. Burunköy’ü çıkınca adamın birisi bir tarlada sarı sarı çiçek açmış hardallar arasında bir şeyler arıyor. Yavaş ve usul... Elinde ucu çatal bir değnek. Otları devire devire bir şeyler arıyor. Selam verdik, adam sessizce ve başını eğerek selamımızı aldı. Biraz şaşırdık. Meğerse Oyhan, konuyu biliyormuş. Biraz ileride bekleyip adamın ne yaptığını görelim diye durduk. Neden sonra adam ani bir kareketle değneği öne yere doğru itti. Sonra eğildi. Doğrulunca ne görelim bir yılanın boğazını eliyle sıkmış yukarıya doğru kaldırdı. Yılan kuyruğu ile otlara tutunmuş, otları da yolarak yürüdü gitti. İleride renginden kıl çuval olduğunu tamin ettiğimiz şeyin ağzını açarak içine attı. Ben yılandan çok korktuğum için yolda ucun ucun kaçıyordum.

Devam edecek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.