Geçmişimden Kırık Dökük (94 )

Daha sonraları, arkadaşlarla dağcıların yaptığı gibi kıyafet, çanta, değnek edindik. Başımıza birer fötr türü kenalları geniş şapkalar geçirdik. Yağmurluk, rüzgârlık, bot vb. tamamladık. Ben Denizli’ye geldiğimde her arkadaş için birer sarı yağlık aldım. Hepimiz boynumuza yağlığımızı doladık. Sırtımıza çantamızı, ellerimize bastonlarımızı aldık. Evden yaya olarak çıkıyor, önceden belirlediğimiz güzergâhı dolaşıp yine yaya olarak evimize döner olduk.  Gezi güzergâhını ben bir gün önceden Google Harita’dan belirliyor ve bir çıktı alıyor, çantama koyuyordum. Böylece Gümüş Dağı-Nenem Çeşmesi-Ejder yaylası- Taşlı Tarla- Çakmacı Boğazı, Eşek Taşı, bu tarafta Kara Mahmut Çeşmesi, Kartal Kayası ve TV vericileri olmak üzere çoğu yerde orman yolu veya yangın şeritlerini takip ederek yakınımızdaki doğayı doya doya yaz sıcakları hariç diğer üç mevsim gezdik, yaşadık.

Dilek yarımadası taraflarında da Kemalpaşa’dan çıkıyor Davutlar taraflarından veya Davutlar-Güzelçamlı taraflarından başlıyor Kemalpaşa’ya iniveriyorduk. Söke’den yaya çıkmışsak, Güzelçamlı veya Davutlar’dan minibüsle dönüyorduk. Veya oraya kadar minibüsle gidiyor, Kemalpaşa veya Akçakonak’tan inip geliyorduk. Bir keresinde Davutlar Şehitlik yolundan çıktık, Kurşunlu Manastırı araya araya bulduk. Oradan devamla koca dağı aştık ve bugün Cezaevi olan Boynak’tan inip gelmiştik. 

Çoğu zaman da dağlarda kayboluyor, telefon çekmediği için de birbirimizle haberleşmemiz mümkün olmuyordu. O zaman benim çoban ıslığım işe yarıyordu. Sözleşmiştik. Hep benim ıslığıma doğru geleceklerdi. Bu tür kaybolma işi ya mantar ya da tilkimen sarmaşık  toplarken vuku buluyordu. Ama birlikte gittiğimiz yolun nereye çıkacağını bilememek yüzünden birlikte kaybolduğumuz da oluyordu. O zaman da benim güneşe bakarak yön bulma tekniğimle geldiğimiz yöne göre nerelerden ne kadar açıyla döndüğümüzü hesaplayarak yürüttüğüm tahmine göre yol seçiyor ve yüksek bir yerden bildiğimiz diğer dağları görerek kaybolmaktan kurtuluyorduk. 

Kış gezilerimizde mantar, çıntar topluyorduk. Bahar gezilerimizde ise tilkimen, sarmaşık ve diğer yenebilir otlarla eve dönüyorduk. Baharda bir de sarı kantaron topluyor ve kantaron yağımızı kendimiz imal ediyorduk. Baharda yine aynı şekilde kekikler mor mor çiçek açtığında torbalarla kekik topladığımız olurdu. Ben üç tür kekik toplar, her birini ayrı ayrı kuruturdum. Bilye kekiği veya İzmir kekiği denilen bir tür var ki en çok tutulan kekik budur. Bu kekiklerin tohumlu dalları ile buralarda incir bandırırlar. Bunun tohumları küçük saçma gibi olur. Genellikle köfte türü ızgaralara ekerler. Bir de kara kekik vardır ki yaprakları küçük, çiçekleri mordur. Oldukça acıdır. Ayrıca kaya kekiği var. Bunun da yaprakları küçük çiçekleri mordur. Kara kekikten farkı dallarının büyük ve çiçeklerinin başak türünde oluşudur. Her üçü de ayrı aromalıdır. Ben daha sonraları bilye kekiğini güzün toplamaya başladım. Güzün tohumlarını topluyorum ve makinede öğütüyorum. Bu daha çok hoşuma gidiyor. Arkadaşlardan bazıları kekik suyu da imal ediyorlardı, kazanlarda damıtma usulüyle.

Bu küçük grubumun dışında ben Söke’deki diğer yürüyüş grupları ile de gezilere, yürüyüşlere gittim. Söke’de dört beş tane yürüyüş grubu var. Bunlardan iki tanesi federasyon hâlinde. Ayrıca Söke Belediyesinin de yürüyüş grubu vardı. Bu yıl, şu mikrop yüzünden kışın sadece Salda Kayak Merkezine Zirve Dağcılıkla gidebildik. Bu gezimiz de çok güzel geçti. Giderken Karahüyük’ten ekmek, dönüşte Serinhisar’dan leblebi, badem vb. çerez aldık. Zirve Dağcılıkla ve üyesi olduğum Söke İzcilik grubuyla epeyce uzak yerleri de dolaştım. Şu an şehir içindeki yürüyüş yollarında adımlamaktan başka yapabildiğim bir şey yok. Havalar biraz daha serinleyince küçük arkadaş grubumla sosyal mesafeyi koruyarak ufaktan ufaktan başlamayı düşünüyorum. Ama mevlam ne der onu bilemem.

Son...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.