Haftanın Yorumu: Merak etmenin anlamı nedir?

Her şeyi merak eden insan, meraklılığının nedenini de merak etmişmidir? Sanırım çoğumuz için daha ona sıra gelmemiştir. Belki de bir çoğu buna ulaşamadan ecele yakalanmıştır. Zaten son nefeste de o akla gelmez. Merak, enteresan bir saik, her aklı başında olanın yöneldiği, teşebbüs ettiği bir hareket. Göremediği, erişemediği, ulaşamadığı her şeyi insan merak eder. Hele gizli, yasak ve kapalı kapıları, örtülü ve saklı alanları, yerleri ve mekânları insan daha çok merak eder. Sıkıntıya uğrayabilir, zarar görebilir, başına belâ açabilir merak ettiği şey adına. Lâkin, merak bu ya duramaz araştırır, karıştırır, soruşturur, mutlaka öğrenmek ister. Nedenlerini, niçinlerini ve nasıllarını, sabrın sınırlarını zorlar, tahammülsüzlük gösterir mutlaka merakını giderir. İnsanın fıtratında var, yaradan yazılımına kotlamış, hatta aklın önüne koymuş. Bilince önderlik ediyor, acabalar, belkiler önünü açıyor, âdeta akla anahtar görevi yapıyor. Merak hep ve her zaman insandan bir adım ilerde gidiyor.

Meraklı insan, aktif, hareketli ve cevvâl insandır. Aksiyoner, dinamik insan meraklı insandır. Keşşaflar, mucidler meraklı insanlardan çıkar. Çünkü, bulmak için aramak lâzım, o da merakla olur. Amazonları dolaşanlar, çöllerde kum fırtınalarıyla boğuşanlar, okyanuslarda dalgalarla mücadele edenler, gökyüzünde teknolojiyle vuruşanlar hep merakları uğruna bu savaşları vermiyorlar mı?Amme velâkin, merak iyi, güzel, yararlı ve gerekli bir şeydir de, haddinden fazla meraka düşkün olmak da iyi, doğru ve faydalı değildir. Ölçüyü taşırmamak, haddi aşırmamak ve ipin ucunu kaçırmamak lâzımdır. Her şeyin bir sabrı, freni ve tahammülü olmalı, insan duracak olduğu yeri bilmeli, ne olursa olsun deyip merakla herhangi bir şeyin arkasına düşmemelidir. Bazı meraklar tedbiri, gerekli hazırlığı ve önemli donanımlılığı almayı icabettirir. Yani, çok meraklı olmak, her şeyin arkasından koşmak doğru değil. Hiç meraksız olmakta iyi ve hoş değil.  Orta yolu tutacaksın, meraksız olmayacaksın. Fazla meraklı olmak insanı vesveseli yapar, evhama sürükler. Allah insana birçok manevi hasletler vermiş, maddi nimet ve ikramların yanın da. Merakta onlardan biri, ancak imtihan sırrından olsa gerek hiç birine sınır koymamış, keza merak da öyle. Sınırı sen koyacaksın, akıl, irade, vicdan, bilinç ve iz’an bu nedenle vardır. Duracağın yeri bilecek, hareket edeceğin zamanı ayarlayacaksın, hızı ve tempoyu sen tespit edeceksin. Maddi organlarının bir ölçüsü ve kapasitesi var, onları aşamazsın, aşarsan fazla yaşayamazsın. Ancak, bunların ikisi de birbiriyle irtibatlıdır. Birinde haddi aştığın da, diğerinden ikaz gelir, biri kara trenin sireni gibi, diğeri de, trafik işaretleri olan sinyal lambaları gibidir. Akıl debriyajı ile, irade frenine basacak olduğun ânı iyi bileceksin. Yoksa, aşırı meraklılığının kazasına uğrarsın, hastaneye işin düşer mi bilmiyorum! Ama, son durak kesin, ötesi yok.        

Biliyorsun, Hz. Âdemin cennetten atılmasna sebep aşırı merakıdır. Şeytanın vesvesesi merakını azdırdı, “Yüce Allah şu ağaca yaklaşmayın, meyvelerinden yemeye kalkışmayın zarar edenlerden olursunuz demişti” Ama, Âdem ve eşi merak ettiler, şeytanın, bu meyvelerden yerseniz burada ebedi kalırsınız, melekler gibi olursunuz, tarzındaki vesveselere kandılar. Çünkü, Yüce Mevlâ, sizi buradan atarım, cehenneme sokarım tehdidinde bulunmamıştı. Belki, zarar etseler bile orada kalacaklarına inanmışlardı. Ama, ne oldu? O güzelim cennetvari bahçeden çıkarıldılar. Şeytanın vesveseli dürtüsüyle meraklarının önemli ölçüde zararlarını gördüler, şu belalı, çileli imtihan dünyasına bırakıldılar. Artık, merak alanlarının muhtevası, kapasitesi ve çeşitliliği çoğaldı. Koskoca bir dünya, o zamanın şartlarında ucu-bucağı görünmüyor, kim bilir nerelerinde neler var? Onlar o meraklarla dünyaya dağılmaya, arayıp, araştırmaya koyulmuş  ve insanlık dünyanın her yerini gezip, görme merakıyla bu günlere gelmiş. Merakından çok şeyler kazanmış ve tabi kaybettikleri de olmuş, ama merakından hiç vaz geçmemiş. Bundan sonra da vaz geçeceği yok, merak saikı her insan da, ilk insandaki gibi canlı ve heyecanlı hareket halinde. Ne olur onun yönetimine girip zarar edenlerden olmayalım, onu yöneterek  yararlananlardan olmaya çalışalım. Esenlikler dileğiyle hoşça kalınız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder

# trafik

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.