GÜNDEM: Dünya sari hastalıkla mücadele ediyor

Dünyanın gündeminde yine ilk sırayı Covit -19 alıyor.  Hem de  dozajını arttırarak, birçok ülkede hastaneler açısından izdiham yaşanıyor. Hastaları tedavi etmekte sağlıkçılar zorlanıyor, bazı kapalı alanlar kâfi gelmeyip, hastalar evlerinde ve özel arabaların da bakıma alınıyor. Bu arada bazı sivri akılılar da, pandemi ile ilgili alınan tedbirlere karşı durup sokak hareketleriyle protesto ediyorlar. Onları anlamak da mümkün değil. Her ülkede olduğu gibi bizim ülkemizde de hasta ve ölüm vakaları arttı. Dolayısıyla tedbirler sıkı kontrollere uğradı ve bazı kısıtlamalar da arttı. Sokağa çıkma yasağına farklı düzenlemeler geldi, 65 yaş üstü ihtiyar delikanlılar! Ve 20 yaş altı yeni yetme delikanlılar, farklı saatlerde ve daha az bir zamanda sokakta olabilecekler. Bakalım bu durum ne zamana kadar devam edecek? İlçemizde de koronadan tek tük ölümler oluyor. İnşallah insanlarımız alınan tedbirlere ve kısıtlamalara gerektiği gibi uyarlar ve bu illeti yakın zaman da başımızdan def ederiz. Bu salgınla ilgili bazı art düşünceliler devletin duyurduğu hastalara ve ölümlere inanmayıp, farklı düşüncelere kapılıyor ve ortamı germeye çalışıyorlar. Dolayısıyla vatandaşların kafasını karıştırmak kuşku ve korkuları arttırmak istiyorlar. Böyle yapmakla kim ne kazanıyor, bu kişiler sormak lâzım. Çünkü, bu salgına yakalanmamanın ve başkalarının da yakalanmaması için tedbirler ve kısıtlamalar ortada, bunlara uymak ve uygulamak en önemli çare. Önemli ve gerekli olan bunlar, o zaman kim ne derse desin kulak asmamak ve maskesiz sokağa çıkmamak, mecbur olanlar maskesini takıp, fiziki mesafeyi koruyup ve temizliğe de uyup devletin yasalarına itaat etsinler ve edelim diyoruz, doğrusu da bu değil midir?

Gündemin ikinci maddesi de ekonomik, sosyal ilişkiler ve siyasi düşünceleri toplumun yararına, akıllı, mantıklı ve makul bir düzeyde yönetmektir. Çünkü, her vatandaşın kendi çapında devlete ve toplumuna karşı sorumlulukları vardır. Bu nedenle, her iddianın arkasına takılmamak, her duyduğuna inanmamak, konuşurken de belgesiz ve kanıtsız konuşmamaktır önemli olan. Ülkede siyasi arenada konuşulanları, tartışmaları ve karşılıklı yapılan suçlamaları görüyoruz. Sosyal medyada ve telvizyon ekranların da, nasıl seviyesiz, çirkin ve pespaye ifadeler kullanılıdığını duyuyoruz. Öyle ki, önemli görevler ifa etmiş, itibar ve saygınlık kazanmış, ama sonra zırvalarıyla ne kötü durumlara düşmüş insanlar görüyoruz. Üzülüyoruz, yazık değil mi, bir tarafta evet dediğine, diğer tarafta hayır deyip bu derekeye düşmek? İsimler vermiyorum, gereksiz, ama siz onları biliyorsunuz. Olayların kırıklanması hoşuma gitmiyor. Ülkemizin aleyhine konuşan, çalışan ve oyunlar oynayanlar, devlet adamlarımızla ortak tavır koyamayanlar var, bunlar en hafifinden acınacak insanlardır. Bu vatan, bu devlet hepimizin değil mi? Neden devletimizi yönetenlerin başarılarını alkışlayamıyoruz? Bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşı olarak bunlar benim zoruma gidiyor, üzülüyorum, bazıları için de kahroluyorum. Evet, devletimizin Irak, Suriye, Libya ve Azerbaycan’ daki başarılı dış politikalarımız, neden bazılarını sevindiremiyor? Mutlaka bir taraflardan eksik ve hata arayıp, eleştirmek zarureti duyuyorlar, anlamak mümkün değil.

Hele şu son zaman, bazılarının ayranı kabardı, ülkeyi bölmek, parçalamak isteyenlerin hamiliğine soyundular. Gerçi hak ettikleri gereken cevabı Sayın Bahçeli veriyor. Ama, o tip insanlar da utanma duyusu körelmiş ve içlerinde besledikleri esas emellerini bu şekilde dışa vuruyorlar. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin gelişmesini, güçlenmesini istemeyen sömürge zihniyetle bazı devletler uzaklardan gelip, bizim meşru haklarımıza tepki koyup tehditvari ifadeler kullanıyorlar. Ne yazık ki, içimizden çıkan gafiller onlara ciddi bir tavır koymuyor da, ne işimiz var bizim Libya’da, Yemen’de diyorlar. Onlara soruyoruz,  Fransa ve diğer destekçileri, ne arıyorlar bizim burnumuzun dibinde?  Evet, şu son günlerde ülkemizde siyasi arenada hiç hoş şeyler olmuyor. Ne var ki, vatandaşlar da bu gelişmeleri yakından takip ediyor. Onlara yeri geldiğinde gereken cevabı verecektir. Fetömüş-cetomuş ve PKK’mış, her kim ve ne olursa olsun, vatandaş iğrenç emelleri teşhis etmekte feraset sahibir. İnternet-sosyal-medya, doğruyu, gerçekleri öğrenmek isteyene de yol gösterip yardımcı oluyor. Yeter ki, kişi hakkı ve hakikati arasın. Bu pandemi sıkıntısında fırsat kollayanlar, melanetlerinin kendi boyunlarına dolanacağını ve dünya, ahiret hesabını birgün vereceklerini unutmasınlar. Bu sıkıntılı günler de geçecek, Allah’ın izni keremiyle çok güzel ve sağlıklı günler yakında gelecektir inşallah. Bu duygu ve inançla herkese esenlikli günler diliyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.