TEFEKKÜR : Kainat ve insan iç içe bir alem

         İslâmın âbide şahsiyetlerinden müthiş ihtişamlı şahane sözler, eserler ve unutulmaz, hârikulâde şeref levhası buluşlar, icatlar ve keşifler vardır; insanlığa örnek olacak hizmet belgeleri. Onlar bu dünyanın ölümsüzleridir. Çünkü, Son saate kadar anılacak ve kendilerinin özelliklerinden bahsedilecektir. Bilmem biliyor musunuz, aslında her insanda o potansiyel vardır. Ama, kullanamamış, açığa çıkaramamış ve özelliğini sergileyecek üretime geçirememiş. Konuyla ilgili Hz. Ali’nin üç sözü vardır, okuyup öğrendiğimden bu yana unutamadım. O sözler şöyledir:  1- İnsanı büyüttüğünüz zaman Kâinat, Kâinatı küçülttüğünüz zaman da insandır. 2- İlim bir nokta idi, onu insanlar çoğalttı. 3- Allah’ımın-Allah olduğunu, istediğim her şeyi bana vermemesinden anladım. Evet, ayrı ayrı üçü hakkında da ciltlerle kitaplar yazabilirsiniz. İnsan, anatomik, organik, fizyolojik, biyolojik ve genetik yapısıyla maddi olarak uzmanlarınca en ince ayrıntısına kadar dille, kalemle, keşif ve icatlarınca anlatılıyor. Bu ifade bilinci sadece insan da var, diğer maddi yaratıkların hiç birinde yok. İnsan, bunu da düşünüp, bu konuda da çok şeyler söylemiş, kaydetmiş ve söyleyip kaydetmeye de devam etmektedir. Ama, bunları her insan yapmamış, yapanlar da çok çok azınlıktadır. Hâlbuki, her insanın yaratılışında, özelliğinde bu yazılımlar kotlanmış olarak vardır. Ne yazık ki, ifade ettiğimiz gibi, insanlığın kahir ekseriyeti bu yazılımları yaşama açamamış ve kotlarını çözememiş. İnsanlık bunun da sebebi hikmetini araştırmalı ve nedenini bilimsel olarak mutlaka bulmalıdır. İnsan, insanı değerlendirmede en çok kafadan söz etmektedir. Manayla ilgili özellikleri bile genelde kafaya atfedilir. Meselâ, Kesikbaş hikâyelerinde ermişlik/evliyalık ölümsüzlüğü kafayla sembolleşmiş. Kafada vücudun her bölgesine, organına ve en son sinir ucuna kadar hükmeden bir kumanda merkezi var, acaba ondanmıdır? Beyin denilen nesne, kafanın ortasında en üstte bir sıvının içinde. İnsanlık onu ne zaman keşfetti ve önemini kavradı bilmiyorum. Bilimsel olarak elbette bir tarihi vadır. Kur’an da, kâlpten bahsedilir de, beyinden bahsedilmiyor. Acaba o bahsedilen kâlpte, beynin içinde bir bölüm, bir odacık mıdır? Çünkü, ruhun bile hükümranlığını buradan yürüttüğünü iddia edenler var. Kâlbi unutmuş sanmayın;  ama yerini tespitte bir nokta belirlemek pek mümkün görünmüyor. Metafiziğe kapı açan, Kuantum fiziği mi, kâlbin yerini belirler bilemiyorum! Kâlbim sızladı, kalbim kırıldı, kalbim incindi diyoruz. Böyle bir anda kâlp atışlarımız da bir farklılık oluyor, o anda bir sıkıntı, kalpte bir yanma ve bir hâlsizlik bütün vücudumuzu etkiliyor. Bu akleden kalbin varlığının idrakini mi ıspatlıyor? Yüce Allah Kur’an da birçok yerde kâlbin tatminini ancak kendisinin anılmasıyla olacağını bildiriyor. Bu işaretler onu mu gösteriyor?

        Yüce Allah Kur’an da insanın yaratılışını Hz. Âdem’le sembolleştiriyor. Dolayısıyla Âdem’e verdiği özelliklerden bahsediyor. Beyan/bilinç, bilgi, ruh, akıl, irade ve vicdan gibi hasletleri sayıyor. Ve bu özelliklerle donattığı insanı en güzel bir şekilde yarattım ifadesini kullandıktan sonra onu zayi etmiyeceğini, sınava tutacağını bildiriyor. Bir insan olarak kendimizden başlayıp, bu özellikler çerçevesinde şöyle bir düşünelim diyorum. Baştan, ayağa, başımızdaki saçlarımızın ucundan, ayak tırnaklarımızın ucuna kadar vücudumuza akleden kalp gözüyle düşünerek bakalım. Evet, dikkatinizi çekmiştir sanırım, ne muhteşem, harikulâde bir yaratığız, Yaratıcımız kumanda merkezimizi başımızın en üstüne/tepemize koymuş, oradan yönetiliyoruz. Bütün o yukarıda saydığımız özelliklerin merkez konseyi başımızda/tepemizde, yani yukarıdan idare ediliyoruz. Bizi yaratan da en yukarıdan idare ediyor mu? Ne muazzam bir koardinasyon değil mi? Kâinat ve içindekiler, hepsi birbiriyle irtibatlı, Fatiha suresinin başındaki birinci ayet, Kur’an-ın ilk suresi ve ilk ayeti *Âlemlerin Rabbine Hambolsun* Ne muhtevalı, ne anlamlı ve ne düşündürücü bir ayet değil mi! Aziz okurlarım, sizler de bu insicamın içinde düşünün. Ne olur, aklınıza gelenleri, önce yanınızdakilerle ve sonra da benimle paylaşın. 

Adres: biliyorsunuz gazeteniz Yeni SÖKE. Haftaya buluşmak ümidiyle, hoşça kalınız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.