CUMA SOHBETİ: Nimet nedir ve nelerden ibarettir?

Sohbet güzeldir, faydalı ve toplum yaşamı açısından önemlidir. Hele birde karşında hatırı sayılır bir topluluk varsa, o sohbetin önemi daha da bir ehemmiyet kesbeder. Çünkü böyle bir sohbetin yapılmasının ciddi bir özelliği vardır. Örneğin, bir İlçenin Merkez Camiinden konuşuyorsunuz o İlçeye bağlı bütün mahalle camileri, sizin yaptığınız sohbeti dinliyor. Yani, yüzlerce kişiye hitap ediyorsunuz. Bu nedenle, o sohbet dinidir çok iyi bir şekilde hazırlanmanız gerekir. En başta seçtiğiniz konu ile ilgili bir plân hazırlayacaksınız. Çünkü, karşınızda hitap ettiğiniz toplum eğitim ve kültür açısından farklı insanlardan oluşmaktadır. Bu nedenle onların hepsine hitap edecek muhtevada bir sohbet olmalıdır. Yani, herkes yararlanmalı, yararlanacak seviyede olmalı, onun için sohbet ilgi ile ve dikkatle dinlenmelidir. Ancak, bu ortamı konuşmacı hazırlayacaktır. Bunu cemaat üzerinde ilk konuşmasıyla bu izlemi oluşturacak. Çünkü böyle bir topluluğu ciddi bir avantaj bilmek ve en güzel bir şekilde değerlendirmek lâzım. Bunun için bir takım kurallara riayet ederek, bu sohbeti verimli hâle getireceksiniz. Bu mutlak gerekli ve çok önemlidir. İçinde yaşadığımız bu teknolojik asrın süratle ilerlediği, hergün bir yeniliğin üstüne bir yenilik daha koyduğu veya koyma yarışı içinde olduğu bir dönem bu. Yapılan cami sohbetinde/vaazında bu nokta asla göz ardı edilmemelidir. Yoksa, bu tür konuşmaların hiçbir faydası olmaz, çok iyi biline!      

  Bu ortamı çok iyi bilen ve içinde olan biri olarak itiraf etmeliyim ki, yapılan sohbetler/vaazlar can kulağı ile dinlenmiyor. Cumaya gitmenin farzıyeti itibariyle camilerde oluşan o topluluklar vaaz ve hutbelere ifade ettiğim gibi gereken ilgiyi göstermiyorlar. Ancak, Cuma namazı için camiye gelenler, bu ibadetin burada yapılmasının farz olduğuna inandıklarından dolayı geliyorlar. Yapılan sohbetlere ilgi duyan, acaba bu hafta vaazda ve hutbede ne konuşulacak diye merak edenlere ben rastlamadım. Çünkü, yapılan konuşmalar dinimizin evrensellik, bilimsellik ve güncelliğinden uzak, bu nedenle Diyanet kendisini yenilemelidir. İfade ettiğimiz genel durum böyle olduğu gibi, özelde de farklı bir şey yok. Konuşmacılar iyi yetişmiş veya yetiştirilmiş değiller, ilim ve bilimde dünya standartları, ülkemizin durumu ve hitap edilen toplum açısından yapılan tespitler dinleyenlerle mutlaka ilişkilendirilmelidir. Ama, bu ilişkilendirilme kırıcı ve acındırıcı olmamalı, ufuk açıcı, müjdeleyici, düşündürücü ve uyarıcı olmalıdır. Hazırlanan konu itibariyle konuşan, konuyu bir anlam ve amaç çerçevesinde dile getirmeli, beyinde şimşekler çaktırmalı, kâlpte bilimsel hayallere yelken açtırmalıdır. Çünkü, zamanımızda bu duruma şiddetle ihiyacımız vardır. İlmin metafizik boyutundan, bilimin teknolojik fizik alanındaki laboratuarlarına inmeliyiz! Bana göre girme, çalışmalarını başlatmak zorunda olduğumuzu birbirimize anlatmalıyız  ve özendirip teşvik etmeliyiz.

Geçen hafta Cuma günü Cuma namazından önce konuşan kardeşimizi dinledim. Türkçesi ve telaffuzu çok güzeldi, lâkin seçtiği konuyu gerektiği gibi ifade etmekte yetersizdi. Konuşmasında çok şeyler söyledi, ama konuyla tutarsızdı. Belli ki iyi hazırlanmamış, burada sadece arkadaş adına değil, kurum adına üzüldüm. Böyle olmamalı, temsil edilen dinimizin ilim ve bilim adına yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim insanlığın nabzını tutun diyor. Bunu da bu camianın insanları yapacaktır. Evet, konuşmasını yapacak olan kişi kürsüye çıkıyor, karşısındaki topluma muhatap oluyor, yapacak olduğu konuşmanın konusu nimetlerin kadrini ve kıymetini bilmek olduğunu söylüyor. Buraya kadar güzel, lâkin bundan sonra Allah’ın nimetlerinin sonsuzluğundan bir giriyor, daldan-dala atlayarak çok şey söylüyor, yarım saatlik zamanı böyle geçiriyor. Sonunu da bir iki cümle ile Korona virüs salgınıyla noktalıyor. Oysa, kadrini ve kıymetini bilmemiz gereken nimetin ne olduğunu ve nelerden ibaret bulunduğunu söylemesi gerekirdi. Nimet nedir? Allah tarafından insanlara verilen herşey. Sadece yediğimiz, içtiğimiz, giyip eskittimiz değil, alıp verdiğimiz nefese, ilim, bilim, sanat ve yeteneklere kadar herşey nimettir. Saymaya kalksak sayamayız, Yüce Allah’ın Rahman ve Rahim isimlerini ihtiva eden Besmele ile topluca ifade ediyoruz. Rahmeti sonsuz, merhameti sınırsız. Veya bir değişik ifadeyle, iyiliği sonsuz, ikramı bol Allah’ın adıyla diyoruz. Korona virüsü de bu açıdan ele alıp, nimetlerin kadrini ve kıymetini bu çizgide dile getirebilirdi kardeşimiz. Ama yapamadı. Koronasız sağlıklı günler dileğiyle esen kalınız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.