Haftanın Yorumu: Salgın döneminde sorumluluk

Covid-19, insanlığı çok ciddi manada zorlayarak 2020’yi dolduruyor, hemde zirvede korku salarak ve canlar alarak. Dünya bu salgınla mücadele ediyor, hâliyle ülkemiz, yöremiz ve ilçemiz de ayni direnişin içinde. Tedbirler ve kısıtlamalar sosyal hayatı zorluyor, ama uymak mecburiyetindeyiz. Kendimiz, ailemiz, komşularımız, hısım-akraba ve eş-dostun, sağlığı için birbirimizden uzak duracağız. Ev ziyaretlerini, misafirlikleri bir süre erteleyeceğiz. Zorunlu olmadıktan sonra topluma, kalabalık yerlere girmeyeceğiz. Eğer mümkünse kapı dışarı çıkmayacağız, hareket etmek, spor yapmak istiyorsak evimizin içinde yapacağız. Sıkılıyorsak evimizin içinde kendimize bir meşgale bulacağız. Meselâ, okur yazarlığımız varsa, okuyacağız, okuduklarımızdan dikkatimizi çeken, hoşumuza giden cümle, paragraf ve ilginç bulduğumuz kelimeleri bir tarafa not edeceğiz. Ev içinde aile fertlerimizle okuduklarımızı karşılıklı mütalâğa edeceğiz, şimdiki tabirle tartışacağız ve çocuklarımızla daha çok meşgul olacağız. Eminim ve inanıyorum ki, bu ifade ettiklerimizi şimdiye kadar çok ihmal ettik. İşte şimdi, bilâ-mecburi bile olsa bu konuda ev halkıyla tatlı tatlı, ahenkli, heyecanlı ve meraklı sohbetler yapabiliriz. İnanın çok güzel olur, bakın ben size yaptıklarımı anlatayım. 20 Gün oldu kapı dışarı çıkmıyorum, büyük bir içtenliğimle ifade ediyorum hiçte sıkılmıyorum. Yaşım 65’in üstünde, hamdolsun sağlığım yerinde yürüyebiliyorum, ama sokağa çıkmıyorum.

EVDE AİLECEK KALMANIN GÜZELLİKLERİ

Evet, bir günlük ev programım şöyle: Sabah namazına kalkar namazımı kılar ibadetimi yaparım. Sonra Kur’an’dan bir cüz okur ve üzerinde fikri mütalâ yaparım bunlar bir saat sürer. Biraz kafamı dinlendirir, azda uyurum. Hatun kahvaltıyı hazırlar kalkarım birlikte kahvaltı ederiz. Aslında bizim evde iki sefer sofra kurulur, bir kuşluk birde akşam namazına yakın, arada  çayla atıştırma da olabilir. Saat 10’da televizyondan haberleri izlerim, bu bir saat kadar sürer. Ardından mahalli gazetemiz Yeni Söke’yi okur, Hatunla, haberlerle ilgili bir değerlendirme yaparız. Öğle namazı vakti gelir namazımı kılarım, Hatunun işlerine yardım ettiğim olur. Cep telefonumun isim rehberine bakarım, aramam gereken hısım akraba, eş-dost ve arkadaşlar varsa onları arar hâl-hatır sorarım. Sonra kitap okuma faslı başlar, dini, tarihi, edebi, felsefi veya kültürel manada birini seçer en az yarım saat ondan okur, sıkılırsam değiştirir bir başkasını da yine en az yarım saat okurum. Sonra, yarım saat okuduklarım üzerinde düşünür bir takım değerlendirmeler fikri tefekkür ve tahayyüllerden sonra, yarım saat kadar uyurum. Kalkınca abdestimi alır bilgisayarın karşısına geçer gazeteye bir makale yazmaya koyulurum akşam olur. Yemeğe otururuz, akşam haberlerini izlerim, bir dizi filme bakarım ve odama çekilirim. Bu aralarda ibadetlerimi yaparım, ev halkı ile kısa sohbetlerim olur ve biraz dinlenir, az uyuduğum da olur. Sonra yine Bilgisayarın karşısına geçer yine birşeyler yazarım ve o gün önemli birşeyler oldu ise dünya, ülke ve mahalli bazda onları defterime kaydederim. Son olarak yine elime bir kitap alır uykum gelesiye kadar okurum ve uykum gelince de yatarım.

ŞİMDİ DE HAFTANIN YORUMUNA GELELİM

      Korona virüs haftanın haber şampiyonu, tedbirler, kısıtlamalar ve bunlara uymayanlara cezalar devam ediyor. Bu ortamda benim garibime giden ve anlayamadığım, vatandaş sokağa çıkma yasağını ihlâl etmiş, tedbirlerden maskesini takmamış veya karantinadan kaçmış. Yakalanıyor, ceza yazılacak, bir takım bahaneler uydurmağa kalkıyor. Ben bu cezayı ödeyemem diyor. Görevli memur da hiç birini dinlemiyor cezayı yazıyor. Şimdi, düşünüyorum; enteresandır bu cezayı ödeyemeyecektin de neden bu kanun ve kuralları çiğnedin be kardeşim? Yazılan cezaya bakıyorum, belki o vatandaşlardan bazılarının bir aylığından fazla, yevmiyecidir-gündelikçidir. Şimdi bu pandemi döneminde bu ceza nasıl ödenir! İşte bu sıkıntılı günlerde bu meseleler konuşuluyor. Bazı işyerleri kapanmış, herkes ekmeğini taştan çıkaramıyor! Çünkü, ne demişler; her akıl bir değil, her akıl bir olsa dağdaki keçiye çoban bulunmaz. Gerçi, şimdi dağlar da keçi kalmadı, ama ekmeğini meyveden, sebzeden ve ottan, çöpten çıkaranlar var, bunların hesabını yapmak lâzım. Gazete sayfalarında en çok haber cezalarla ilgili. Hayat devam ediyor, her kurum ve kuruluş, aileden tut, fabrika, holdingler, devlet daireleri ve kurumlarına kadar bu zor zaman da daha ciddi, hesaplı ve samimi dayanışma içinde olmamız gerekir. Bizim milletimiz bu iman bilincindedir, dini ve milli değerleri bunu icabettirir. Çünkü, bu konuda sen-ben davası yok, biz var. Herşey bir tarafa, bu salgın virüs illetini hep birlikte aşmak zorundayız. Allah yar ve yardımcımız olsun, esen kalınız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.