Haftanın Yorumu: 2020'den 2021'e mesafeli iniş

Günler, haftalar, aylar ve nihayet bir yıl geçti, birbirimize maskeli, mesafeli ve dezenfektanlı olarak. Küs, kırgın ve birbirimize dargınmıydık. Hayır, ama dünyanın bir ucunda peydah olan bulaşıcı bir hastalık her tarafa sardı ve ülkemize de geldi insanlarımıza bulaştı ve ölümlere sebep oldu. Yaygınlaşıp daha fazla zarar vermesini önlemek için, devletimiz gereken tedbirleri aldı ve kısıtlamalara gitti. Bu nedenle birbirimize özlemli ve hasretli hâle geldik. Sağlığımız ve sıhhatimiz için aldığımız tedbirler bizi duygusal hâle getirdi. Dolayısıyla bu musibet bizim aramızı açtı. Gerçi, bir taraftan bu fiziki mesafe, manen bizi birbirimize daha bir yaklaştırdı. İhmal ettiğimiz o güzel insani hasletlerimizi, güçlendirdi, üzerlerindeki kiri, pası sildi. Birbirimize gıyabımızda halisane daha içten dualar ettik, dilek ve temennilerde bulunduk ve bulunuyoruz. Bunlar, birbirimiz için çok kıymetli, önemli ve riyasız duygulardır. İşte bu duygu, düşünce ve inançlarla yeni bir yıla giriyoruz. İnşallah tarihlerin değişeceği, yeni yılda yeni plân ve projelerde devreye girer, yeni ümitler, yeni eserler, yeni buluş ve keşifler yaşarız. Önce sağlık ve sıhhatli olma yolunda bu Korona’dan kurtuluruz. Allah’tan sağlıklı, sıhhatli yıllar dileğiyle hayat devam eder. Ve dünyanın bu değişim ve dönüşüm kervanında, Türk milleti olarak inşallah bizler de en güzel bir şekilde yerimizi alır olumlu gelişmelerimizi süratlendiririz. Anlaşılan o ki, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, her daim değişen bir şeyler olacak. İnsanlığı daha hareketli ve daha mücadeleli günler bekliyor gibi! O zaman, şimdiden onlara karşı hazırlıklı olmamız gerekir. Evet, özellikle ilerleyen teknolojinin bu gidişi, akleden bir kâlple kontrol edilip yönetilmezse, insanlığı badireli günler bekliyor. Diye düşünüyorum ve Allah’tan yardım diliyorum.  

HER İNSAN BİR DEĞERDİR   İNSAN OLARAK

İnsan, insanlık adına çok güzel sözler söylüyor, işler yapıyor, icatlar üretiyor ve yeni yeni keşiflerde bulunuyor. Ama, bir taraftanda yine o insanlar, kendisi gibi diğer insanlara hakaretler ediyor, canlar yakıyor, işkenceler ediyor ve öldürücü silahlarla birbirlerini öldürüyorlar. Bu bir tezat değil mi? Dikkat edin! Bir de, insanlara en çok zulüm edenler öldürülmüyor da hiç zulüm etmeyen, kendisi için hayatta kalmak pahasına canla-başla çalışan ve mücadele verenler öldürülüyor. Lütfen! Bakın dünyada savaşlar, iç çekişmeler olan devletlere? En çok insanların öldüğü ve öldürüldüğü ülkelerin durumu bunu göstermiyor mu? İşte böyle bir yılı daha geride bıraktık, umarız bu 2021 yılı böyle durumlardan uzak insana ve insani değerlere daha saygılı ve koruyucu olarak geçer. Bu arada, insanlığı tehdit eden korona mutasyonlara uğruyormuş. Bu mutasyon ve asimilasyon gibi kelimelerden genelde insanlarımız bir şey anlamıyor, daha çok lâtin kökenli ve adı bize yabancı bilimsel olduğu söylenen bu kelimelerin türkçe anlamlarını sayın bilim insanlarımız kullansa daha iyi olmaz mı? Bir gariplik daha, bazı türkçe kelimelerde yarım kullanılıyor. Mesela, Korona virüs dolayısıyla, şu kişide semptomlar görülmüş diyor uzmanımız, belirtiler görülmüş dese olmaz mı? Bir de, bu hastalığın bulaş durumu diyor, neden bulaşıcı demiyor ve kelimeyi yarım kullanıyor? Neyse, fazla uzatmayalım, Aydın havası olsun, ama bu tavırların da hoş olmadığını hatırlatalım. 

2020’DEN 2021’E GEÇERKEN DUYGU VE DÜŞÜNCELER 

Bu gece yılbaşı, geçen yılların başına gelenler bu yılın başına gelmeyecek. Sokaklarda sarhoş görülmeyecek, eğlence çılgınlıkları yaşanmayacak, daha az kumar oynanacak, meydanlar boş, meyhaneler tenha, eğlence yerleri kimsesiz kalacak. İyi mi olacak, kötü mü olacak? Tartışmaya girmek istemiyorum, her insanın kendine ait bir dünyası var. Bu dünyalarını başkalarıyla paylaşanlar var, paylaşmayanlar var. Paylaşanlar çoğunlukta, birbirlerine zarar vermezlerse, herkes kendi dünyasından sorumlu olur, kişisel suçlarından da Allah’a hesap verir. Bunun ötesinde söylenenlere ben girmiyeceğim, hep söyleniyor ve eleştiriler getiriliyor. Sonuç ve kazanç ne oluyor? Herkes kendi defterini dolduruyor. Bir yılı geride bıraktık, Söke’de ne oldu, ne değişti ve ne gelişti? Trafik mi rahatladı, bir tane olsun otopark mı yapıldı? Söke Çayı mı ıslah edildi? Şehir içi meydanlar mı genişledi? Panayır pazarı mı yeni bir şekil aldı? Turizm adına bir adım mı atıldı??? Hiç biri olmadı ve yakın zamanda olabileceği de ufukta görünmüyor. Bazı rutin işler yapılıyor ve ekrana onlar geliyor. Dolayısıyla korona’ya kesilen faturalar, mazeretleri gölgeliyor. OSB’de yatırım, eğitimde Söke’de fakültede arttırım, Söke’de modern şehirleşmede bir adım ileri atılım ve bunlar için plan, proje ve yatırım, inşallah gelecek yıla. Ne yapalım bizim kaderimiz de böyle imiş!.. Ümitsizlik hoş bir şey değil, biz yine de geleceğe ümitle bakıyor, herkese sağlıklı, bol bereketli, hayırlı, mutlu ve müreffeh bir yeni yıl ve yıllar diliyoruz.

 YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN EFENDİM. 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.