TEFEKKÜR: Ömürler geçip gidiyor

Şu fani dünyada her yaratığın bir ömrü var, kimisi uzun, kimisi kısa yaşar, kimisi dağları, denizleri aşar, kimisi de düz yolda şaşar. Herkesin yaşam serüveni başka başkadır, fakirlik çeken, sefa süren, hastalıklarla mücadele edenler olduğu gibi, birde cehaletten sürünenler var. Her kişinin imtihanı farklı, yoksullukla sınananlar, çeşitli dertler ve sıkıntılarla üzülenler, acı ve ızdıraptan günleri geçmeyenler, zevk, sefa içinde günlerinin nasıl geçtiğini bilmeyenler, hepsi bir toplumun içinde yaşarlar, çoğu birbirinden habersizdirler. Bazısı bir yudum suya muhtaçtır,  kalkıp içmeye mecali yoktur. Öyleleri de vardır ki, sağlıklı bir nefes almak için nelerini vermez! Tıkanır, kıvranır, imdat bekler  lâkin çevresindekiler anlamaz, ruh uçup gider, baş yana düşer ve bu sırla ölüp gider, sevdiğinin haberi olmaz. Bir diğer tarafta mala, servete düşkünlüğü ile tanınmış, zenginliği ile ün yapmış, son saat gelmiş çatmış, o nimet bolluğuna bir lokmaya hasret ölmüş. Gözler onlara takılıp kalırken, ruh çoktan o servetleri terk edip gitmiş. Makamlar, mevkiler, şöhretler ve itibarlar artık bir kıymet ifade etmez âna gelince, o melûl, mahsun ve mahcup bakışlar işe yaramaz olmuş. Dünya terk edilirken, yaşanılan o duyguları hiç bir edebiyat tarifleri ve ifadeleri hakkıyla tasvir edemez. Çünkü, artık geri dönülmez bir yola girilmiştir, dünyalıklara elveda demekten başka yapılacak hiç bir şey kalmamış. Bütün kapılar kapanmış, tek bir kapı var ki açık kalmış, o da  seni bekliyor. Yeni yıla merhaba demek için.

 İşte, 2020 yılının da bir iki nefeslik ömrü kaldı, o böyle hüzünle yola çıkmış son durağa giderken, ey insan senin de bir gün böyle sıran gelecek ve gideceksin demeyi de sana ihmâl etmiyor. Soruyor; söylermisin, bu anlar zevk safa içinde, gülüş, cümbüş, sevinç naraları atarak mı geçmesi gerekiyor? Bak, ben kaldım, sen gidiyorsun deyip nispet mi yapman lâzım! Dikkat et, kulak ver, çevrene iyi bak, yanık bir salâ sesi yankılanmaktadır! Sevdiğin, tanıdığın olmasa bile, dönüşü olmayan bir yolculuğa çıkmış bir faninin haberi boşlukta uçuşmaktadır. Sen bunları duymamak için, içip sarhoş olmak mı istiyorsun? Geçmişin anılarını tazelemek, efkârını dağıtmak ve hoş bir vakit geçirmek için, Zeki Müren’den, Hamiyet Yücesesten şarkılar, İsmail Coşardan kasideler mi dinlemek istiyorsun? Ola ki duygulandın, maneviyatın nüksetti, ebediyete göç etmiş sevdiklerin aklına geldi, Kur’an’dan bir Aşır tilavet etmek mi niyetin. Bu yılbaşı da böyle geçsin dedin. Olabilir; imtihan dünyası bu, herhangi birini seçmekte serbestsin. Karar verir Yılbaşını bu duygu, düşünce ve inançla geçirebilirsin. Ama unutma, Yunus Emre’nin dediği gibi “Gelimli ve gidimli” bir dünya burası. Bu gün var, yarın yok, öbür gün için unutulan çok! Ânı değerlendirmek önemli olan. Ama, nasıl olacak bu, işin püf noktası burada!..

  Şimdiye kadar ne yeni yıllar geçirdin, hepsi eskidi gitti. Geride sana ne bıraktı veya şimdiye kadar geçen yıllardan sen ne kazanç elde ettin? Kazanç deyince sadece servet-saman, şöhret ve dünyevi makam değil, iyilik; insanlara yararlı, canlı cansız varlıklara, doğaya faydalı ne yaptın? Senden sonra sana rahmet okutacak ve hayırla anılacak neler bıraktın arkanda veya bırakmak üzeresin! Yeni yıla bu duygu, düşünce ve inancını da dahil et. Ha, şunu da unutma, uzun emelin ucundan boşuna tutma, insan her zaman ölecek yaştadır. Ömrün, geçip giden günlerin, ağaç yaprakları gibi savrulup gitmesin. Bak, bir grip türü geldi, Korona virüs diye ona bir ad taktılar. Ama diğerleri gibi bir mevsim hastalığı olarak gelmedi ve gitmiyor, insanlığa kök söktürüyor. Bir sürü tedbirler, kısıtlamalar, yapıldı-yapılıyor, söküp atmak için, o banamısın demiyor ve yakamızı bırakmıyor. Çivi-çiviyi söker misali çaresi bulunmadığı sürece yakamızı, paçamızı bırakmayacak. Evet, ömür denilen zaman süreci çok kıymetli bir sermaye, en kârlı yerlere yatırımlar yapmak lâzım. Boşa harcayıp israf edilmemeli, çünkü, her nefesin hesabı yarın sorulacaktır. Hani, bazılarını duyarsın, Allah bana bunlardan hesap sormaz, ben kimsenin hakkını yemedim, haram lokma benim boğazımdan aşağı inmedi. Bunların hepsi boş ve kof laflardır. Çünkü, Allah, Peygamberlerine bile hesap soracaktır. Yeni yıla bu düşüncelerle girmek dileğiyle ve mutlu, huzurlu ve sağlıklı yıllar temennisiyle hoşça kalınız.   

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.